Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Osmaniye Şubesinden Aile ve Çocuk Eğitimi Konulu Sohbet

08 Kasım 2015
Osmaniye Şubesinden Aile ve Çocuk Eğitimi Konulu Sohbet

Türk Ocakları Osmaniye Şubesi ve kardeş dernek AGAMDER( Arpacı Ali Güzel Ahlâkı ve Millî Değerleri Koruma ve Yaşatma Derneği )in ortaklaşa düzenledikleri ve iki haftada bir yapılan kahvaltılı “GÖNÜL SOHBETLERİ” nin bu haftaki misafiri Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet DOĞAN İslami açıdan “Aile ve Çocuk Eğitimi” konulu sohbet ilgiyle takip edildi.

 

AGAMDER başkanı Av. Selahaddin ARPACI faaliyetler hakkında bilgiler verdi. Selahaddin beyden sonra Türk Ocakları Osmaniye Şubesi Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Fedai ÇAVUŞ “sözün sahibi”ni tanıtıp sözü sözün ustasına bıraktı. Sözün sahibi Ahmet DOĞAN:

 

“Eğitim önce ailede başlar. Birbirini tanımayan veya tanıdığını sanan iki insanın( kız ve erkek) evlenmesiyle başlar. Aşk insana eş buldurur ama ailede çocuğa nasıl eğitim verileceğini öğretmez. Aşkta iki insan bazen bir birine bazı yönlerini göstermez, gösteremez, devamlı gizler. Her zaman güzellikleri söyler, güzellikleri anlatır, güzellikleri gösterir. Evlendikten sonra hayatın gerçekleriyle karşılaşınca sıkıntılar başlar. Onun için eşler birbirlerini iyi tanımalıdır. 1000-1500 kelimeyle konuşan erkeğe karşılık en az 2000 kelimeyle konuşan kadın bir birlerini tanıyıp ona göre hareket etmeli, bir birlerinin eksiğini tamamlayıp bir bütün olabilmelidirler” diye belirtip, “ kadınlar daha çok konuşarak sıkıntılardan kurtulmaya çalışırken erkekler susmayı tercih eder. Bu da Allah’ın verdiği fıtri bir özellik olsa gerekir” diye belirtti. “Eşler bir birini iyi tanımalı ki çocuk eğitimi de ona göre iyi olsun. Çünkü çocuk eğitimi çocuğun ana rahmine düşmesiyle başlar, altı yaşına kadar devam eder. Altı yaşına kadar verilen eğitim çocuğu şekillendirir, şahsiyet kazandırır. Onun için eşler bir birlerine karşı davranışlarında çocuğa örnek olduklarını bilmelidirler. Çocuk sözden, öğütten ziyade davranışlardan etkilenir. Sözle davranış birbirine uygun olursa hedefe varılır” diyerek “nasıl yoğurdu mayalamak için uygun sıcaklık, uygun ortam gerekiyorsa çocuğun eğitimi için de uygun ortam gerekir. Bu da ailede söz ve davranışların uygun olmasıdır. Eğer uygun ortamı hazırlamadan mayalan yoğurt yoğurt olmaz ama artık sütte değildir. Başka bir şeydir. Onun için çocuğun eğitimi için ortamı iyi hazırlamak anne ve babaya düşer” diyerek değişik örneklerle konuya açıklık getirdi.

 

Ahmet DOĞAN “çocuğa hayır demeden önce iyi düşünün. Hayır demeniz gerekiyorsa çocuğa niçin hayır dediğinizi değişik yollarla, ama çocuğun anlayacağı bir şekilde izah edin. Yoksa çocuk o hayırın arkasında olanı sürekli düşünür ve zamanı geldiğinde onu yapmaya çalışır. Evet dediğiniz şeylerde de niçin evet dediğinizi çocuk iyi bilmeli ki davranışının güzel olduğunu anlasın” diye belirtirken “eşler birbirlerine karşı çocuğa verilen sözlerde ve fiillerde ters düşmemelidirler. Ana babanın söylediğini doğrulamalı, baba da ananın söylediğini… Yoksa babanın söylediğinin tersini ana söylerse veya ananın söylediğinin tersini baba söylerse çocukta baba veya anaya karşı bir saygısızlık, bir güvensizlik baş gösterir, bu da çocuğunu şahsiyetinin zedelenmesine sebep olur.” diye ekledi.

 

“Çocuk eğitiminde dinimizin emir ve yasakları iyi bilinmeli ve çocuklar iyi öğretilmelidir. Çocuk eğitiminde en güzel örnek Peygamber Efendimiz ve onun güzel yaşantısı olduğu bilinmeli, sünnetlerden ve hadislerden faydalanılmalı, hatalı bir şeyi dinimizin hoş görmediğini, güzel bir hareketin de dinimizde yeri belirtilerek taltif edilmelidir. Ayrıca atalarımızın örnek davranışları da bize örnek olmalıdır. Yoksa peygamberimiz şöyle demiş, Mevlana şunu söylemiş demek bir şeye yaramaz. Güzel hareketlerle onlar sevdirilmelidir” diye vurguladı.

 

Sahabenin büyüklerinden İbn-i Mesut “Kur'an ayetlerini ve hadisleri hemen ezberlemeye gitmemiş önce bildiklerini hayatına tatbik etmiş ondan sonra da diğer ayet ve hadisleri uygulamaya başlamıştır” diyerek de ayet ve hadislere nasıl yaklaşmamız ve nasıl faydalanmamız gerektiği hususunda da bilgiler vererek Amerika’daki çalışmaları sırasında başına gelen veya karşılaştığı şeylerle eğitime nasıl yön verileceğini anlatmaya çalışırken de;” Amerika’da cadılar bayramı var. O gün bütün çocuklar cadı kılığına girip ev ev gezerek evde bululanları korkutup yiyecek toplar. Biz Müslüman olduğumuz için gidip okul yöneticileriyle konuşarak çocuğuna cadı kıyafeti giydirmediğini” belirtirken de; “ ama çocuğuma niçin cadı kıyafeti giydirmediğini anlattığını bunun için de Ramazan ve Kurban bayramlarında çocukla birlikte ziyaretler yapılabileceğini, çocukla birlikte mezarlık ziyaretleri yapılabileceğini” dile getirdi. “Evde namaz kıldığınızı çocuk mutlaka görmeli, bazen de elinden tutup camiye birlikte gitmelisiniz” derken çocuğa yapılacak örnek davranışları belirtiyordu.

 

Dinleyicilerin pür dikkat dinledikleri sohbet sonunda dinleyici soruları da cevaplandırılıp hep birlikte bütün geçmişlerimiz için Fatihalar okunup dışarıda hatıra fotoğrafı çektirilmesiyle sona erdi. 

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü