Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Giresun Şubesinden Okuma Kültürü Konferansı

13 Kasım 2015
Giresun Şubesinden Okuma Kültürü Konferansı

Giresun Türk Ocağı’nda 13 Kasım 2015 tarihinde Yrd. Doç. Dr. Fikret USLUCAN “Okuma Kültürü” konusunda konferans verdi. Hocamız bizlere ülkemizde yaşanan en ciddi problemlerden birisi olan okuma kültünün tarihsel sürecini ve milli kültür içindeki yerini anlattılar. Kalabalık bir dinleyici kitlesine konuşan hocamız okur-yazar kavramlarını ve okumanın ne olduğunu izah ettiler.

 

OKUMA KÜLTÜRÜ

 

-          İnsanlar, bilgi ve tecrübelerini gelecek kuşaklara ve çağdaşlarına aktarabilen canlılardır. Bu aktarma işi yazılı ve sözlü olarak gerçekleşmektedir. İnsanların kendilerinden önceki ve çağdaşlı olan insanların bilgi ve tecrübelerini öğrenmeleri ve kazanmaları ise okuma ile gerçekleşmektedir.

-          Okuma, ya yazılı bir metni seslendirme ya da ezberdeki bir metni irticalen söyleme şeklinde olur.

-          Okuma, yalnızca yazılı bir metni veya ezberdeki metni seslendirme değildir. Fotoğraf, film, insan, tabiat vs de okunabilir. Buna biz, anlamlandırma, yorumlama, özünü kavrama, idrak etme de demekteyiz.

-          Okuma yazma bilmekle okuryazar olmak aynı şey değildir. Hepimiz okuma yazma bilmekteyiz fakat belki de hepimiz okuryazar değiliz. Bu ikisi arasındaki farkı iyi anlamalıyız.

-          Bir metin, metindeki ötekinin gözüyle de okunabilmelidir. Örneğin “Kırmızı Başlıklı Kız” masalını insanlar yazdı. Bu masalda kurt ötekidir ve kötü gösterilmektedir. Bu masalı kurtlar yazmış olsaydı “insan” öteki olacaktı ve kötü gösterilecekti.

-          Okuma eyleminde, okunan her şey peşin bir hükümle kabul edilmemeli, daima aksinin de doğru olacağı düşünülmelidir.

-          Okunan metinler “eşsüremli” ve “artsüremli” olarak düşünülmelidir.

-          Okuyucu “ideal okur” ve “ampirik okur” olarak iki kısma ayrılır.

-          Okumalarımızda ayrıntıya takılıp bütünü görememe veya bütüne hapsolup ayrıntıyı kaçırma bir tehlikedir.

-          Okuma, boş zamanları değerlendirme işi olmaktan kurtulmalıdır. Okuma ciddi bir iştir ve okumaya özel olarak zaman ayrılmalıdır.

-          Okumada seçici olunmalıdır.

-          Konusu ne olursa olsun, ne zaman yazılmış olursa olsun, türü ne olursa olsun bütün kitaplar yalnızca insanı anlatmaktadır. Dolayısıyla okuyan bir insan, aslında insanı öğrenmektedir, insanı keşfetmektedir.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü