Türk Dünyası Yardım Kampanyası
Bilge Kağan ŞAKACI

turkocagi@turkocagi.org.tr

Modern Savaşların Çevresel Etkileri

Türk Televizyon Dizilerinin Yurtdışı Atağı

11 Temmuz 2011
Bilge Kağan ŞAKACI

Geniş bir yaygınlığa ulaşan televizyon dizileri, izleyicinin TV başında harcadığı sürenin büyük bölümünü kapsamaktadır. Günlük hayatın bir parçasıdır. Bu durum yaşam tarzlarının şekillenmesinde de etkileyici bir rol almasına neden olmaktadır. Çoğu televizyon draması dizi ve seriyal biçimin birleşimi konumundadır. Bu birleşik formatta “her bölüm açılıp kapanan bir öyküyü anlattığı gibi, devam eden bir öyküyle de ilişkilendirilmektedir. Bu yönüyle de izleyicinin bir bölümü kaçırması onu programdan uzaklaştırmamakta, devam eden öykü sayesinde de programa bağımlı bir izler kitle oluşturulmaktadır.” Diziler, “yaşamın, kurmaca düzlemde yeniden kurulumudur. Bu yönüyle yaşamla özdeşleştirilmesi ve bir önerme etrafında yeniden yapılandırılması en kolay biçimsel oluşumdur.” Etkililik oranının, mümkün olduğunca farklı ve geniş bir kitleye hitap etmesi açısından, yüksek olması dizilerin önemli bir özelliğidir. Televizyonlar için diziler önemli bir gelir kaynağıdır. Dolayısıyla dizi biçimi ve reklam arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır (Şenyurt, 2008: 43-54).

Dizilerin toplum üzerinde etkileriyle ilgili birçok görüş mevcuttur. Diziler, birçok yönüyle (oyuncularından konusuna kadar) izleyici üzerinde etki yaratmaktadır (Şenyurt, 2008: 65). Diziler toplumları dönüştürmektedir. Toplumun yönlendirilmesinde önemli bir yer tutmaktadır. ABD’nin gücünü bilsek de asıl Amerikan yapımları sayesinde bu algı pekiştirildi. Öte yandan, değer yargıları da diziler sayesinde giderek değişmektedir. Önceden kusur, hata, günah sayılan bazı davranışlar artık normal olarak görülmeye başlanmaktadır.

Türk dizilerinin en önemli özelliklerinden biri, “Batı’da kimi benzerlerine göre, çok daha kısa ömürlü olmasıdır”. Genel toplam içinde yıllarca süren diziler çok azdır (Şenyurt, 2008: 64). Genellikle Batı yapımlarında diziler belli bir plan ve program sonucu hazırlanmakta, dolayısıyla dizinin ne zaman biteceği bilinmektedir[1].

Türk dizi ihracatı 2001 yılında “Deliyürek”in Kazakistan’a satışı ile başlamıştır[2]. İlk ihraç Kazakistan, Azerbaycan gibi Türk devletlerinedir. Pazarı açan dizi ise “Binbir Gece” dir[3].

2005’ten itibaren dizi ihracatı hızla yükselmiştir. 2009’da 3.670 saatlik dizi ihracatı gerçekleşmiştir. Bu rakam 2008’e göre % 30 artmıştır. 2008’de çıkarılan yasa ile (KDV’nin iadesi ile ilgili) diziler ihraç ürünü sayılmakta ve firmalar da bundan gelir elde edebilmektedir[4].

İlk dizi satışlarında bölüm başına 30-50 dolarla başlanmıştı. 2005 yılındaki satış fiyatı ile 2011 yılındaki satış fiyatı arasında büyük farklar var. Günümüzde bölüm başına dizi ücretleri 500 dolar ile 20 bin dolar arasında değişmektedir. En pahalı dizi ise Ezel. Bir dizinin iyi satılması için pazarı, ülkeyi iyi bilmek ve dizi pazarının büyümesi için de yeni ülkelere gitmek gereklidir[5].

Oyuncu kadrosu ve çekim teknikleri sayesinde hızlı bir yükselişe geçen Türk dizileri, Ortadoğu, Balkan ve Türk Devletleri’nde izlenme rekorları kırmaktadır.

2011 yılı Şubat ayındaki rakamlara göre 65 Türk dizisi (Acı Hayat, Asmalı Konak, Aşk-ı Memnu, Kurtlar Vadisi, Yabancı Damat, Yaprak Dökümü, Çocuklar Duymasın, Ihlamurlar Altında…ve diğerleri), 39 ülkede (Rusya, Gürcistan, Özbekistan, Kazakistan, Birleşik Arap Emirlikleri, İran, Irak, Suriye, Bulgaristan, Yunanistan, Macaristan, Hırvatistan ve diğerleri) seyircinin beğenisine sunuldu. Yayınlanan dizilere bakılınca, Kazakistan 42 dizi (Acı Hayat, Aliye, Asi….) ile ilk sırada yer alırken, Bulgaristan 27 dizi ile 2., Azerbaycan ise 23 dizisi dizi ile 3. sırada yer almaktadır. Dolayısıyla en çok talep de Kazakistan’dan gelmektedir. Bu ülkeyi Bulgaristan ve Azerbaycan izlemektedir[6].

Türk Devletleri’ne satışlar devam etmekle beraber Ortadoğu’da önemli bir pazardır. Günümüzde Ortadoğu ülkelerinde yabancı programda Türk dizilerinin payı % 60 civarındadır. Dolayısıyla yoğun bir ilgi görülmektedir. Gülgen[7]’e göre;

İlk başta Mısır Arapçasıyla dublaj yapıldığı için Ortadoğu’da Türk dizileri çok tutmadı. Daha sonra Ortadoğu’nun büyük bir medya grubu Gümüş ve Ihlamurlar Altında dizilerinin dublajını Suriye’de yaptırdılar ve bu diziler Arap dizisi algılanmasından ötürü inanılmaz bir başarı sağladı. Bu da akabinde birçok dizinin pazarda yer bulmasına neden oldu.

Balkan pazarına ise Ortadoğu pazarından sonra girilmiştir. 2004 yılında Kurtlar Vadisi dizisi Bulgaristan’da tutmamış, daha sonra pazara farklı bir pazarlama strateji ile girilmiştir. Halen 30’dan fazla dizi bu bölgeye satılmaktadır[8].

Hırvatistan[9]’da Türk dizileri büyük ilgi ile izlenmektedir. Nova TV, “Yaprak Dökümü”, “Asi” “Menekşe ile Halil” dizilerini göstermektedir. Nova TV kanalı, “Yaprak Dökümü”nün tanıtımında, dizide yer alan ödüllü kadro ve dizinin konusunu ön plana çıkardı. Dizinin ekran başındaki izleyici tarafından büyük beğeni alacağı tahmin edilmektedir. Bu dizilerin yanı sıra Hırvatistan'ın “RTL” kanalında, “Ezel” adlı dizinin yayınlaması sürerken, bir süre önce son bulan “Binbir Gece” dizisi de gösterilmişti[10].

Macaristan[11]’da RTL ve TV2 (birbiri ile rekabet içindeki en büyük iki kanalı) iki Türk dizisini (Ezel ve Binbir Gece[12]) yayına soktu[13]. Diziler yayına girmeden önce 2 haftalık çok yaygın bir tanıtım kampanyası ile seyirciyi ekrana kilitlediler. Tanıtım kampanyası;

Türkiye çekimleriyle ve dizinin yıldızlarıyla yapılan röportajlarla başlıyor ve ardından Macaristan'da yaşayan Türklerin hayatına, kültürel faaliyetlerine ve hatta özel yaşamlarına kadar uzanıyordu.

Televizyonlarda Türk yemekleri, Türk dansları, Türk şarkıları, masal ve kitapları arka arkaya yayınlanmaya başladı. Macaristan'da sivil girişimlerle kurulan turkinfo[14] sitesinin geleneksel olarak nisan ayında düzenlediği Türkiye şenliği bu kez geçen yıllara göre çok daha ciddi bir şekilde televizyon kanallarının ilgi alanını oluşturdu.

Diğer taraftan devlet televizyonu Duna (Tuna) kanalı da Alman yapımı olan “Türkçe Öğreniyorum” dizisini yayınlamıştı. Türkiye’nin Macaristan’daki yükselişinin nedenleri kültürel ve politiktir[15].

Yaprak Dökümü, 2010 yılında, Bulgaristan’da prime time[16]’da % 60’dan fazla bir izlenme payına sahipti. Aşk-ı Memnu’da[17] aynı ülkede yer edinmeye çalışmaktadır.

Makedonya, Bosna, Kosova ve Arnavutluk pazarlarından sonra 2010 ortasında Yunanistan pazarına da Türk dizileri giriş yapmıştır. Yunanistan’da Dudaktan Kalbe, Binbir Gece dizileri çok başarılı olmuş. Ihlamurlar Altında, Acı Hayat, Asi ve Aşk-ı Memnu dizileri ise yeni verilmeye başlanmıştır[18].

Kıbrıslı Rum öğrenciler, Yunanistan’da (reyting rekorları kıran) Ezel dizisini 23 Haziran 2011 günü ANT1 TV kanalı dışında toplanarak dizinin yayınlanmasını protesto ettiler ve yayına son verilmesini istediler. “ANT1 unutuyorsun, Türklere tapıyorsun” şeklinde slogan atan protestocular, kanal önünde eylemlerini yaklaşık 1,5 saat sürdürdüler. Kanal yetkilileri altyazı çalışmaları çerçevesinde gerekli olan şeyleri yaptığı ve KKTC’ye ilişkin sahnelerin önümüzdeki bölümlerde azalacağını ima ettiler[19].

Dizilerle aynı zamanda kültürün de aktarıldığını savunan Gülgen’e göre;

Biz bir bakıma kültür ihracatı yapıyoruz. Baktığınızda neden sizin dizinizi seyretsinler. Türk dizilerinin bu bölgelerde tutmasının önemli unsurlarından biri de kültür. Bugüne kadar Latin Amerika dizileri seyrettiklerinde arka planda kiliseleri görmüşler, başka şeyleri görmüşler. Bizim arka planda camileri görüyorlar. Dini içerik olduğu için söylemiyorum, ama kendilerini buluyorlar. Bizim dizilerdeki konuşmalarda bir maşallah, inşallah kelimelerini duyuyorlar, aynı kelimeleri kendileri de kullanıyor. Ayrıca Türkiye’ye onlar için bir rol model ülke ve bu rol model ülkeyi daha çok tanımak istiyorlar[20].

Dizi karaketerlerine farklı ülkelerde farklı isimler verilebilmektedir. Örneğin, Suriye’de Polat Alemdar’ın (Kurtlar Vadisi başrol karakteri) ismi Murattır. Diğer taraftan, Aşk-ı Memnu dizisinin, Arap dünyasına pazarlanan versiyonunda ise Behlül karakterinin adı Muhammeddir. Dizinin en kötü (!) karakterine peygamberimizin isminin verilmesinin, Türkiye’nin imajını zedeleyebileceği unutulmamalıdır.

Arapların Türkiye’den dizi almadan önce sordukları sorular ise manidardır:

  • Güzel kadınlar var mı?
  • Yasak aşk var mı?

Kazakistan’da diziler nedeniyle Türkiye’ye çocuklarını göndermek istemeyen aileler var. Türkiye’de böyle ahlaksızlıklar var mı, herkes zengin ve ahlaksız mı soruları kafalarını kurcalıyor[21].

Bu olumsuzluklar dışında dizi sektörünün yükselişe geçmesi yurtdışında Türkiye’nin tanıtımına olumlu etki de etmektedir. Çelik[22]’e göre;

Diziler ve sinema sayesinde çok etkili bir tanıtım yapıyoruz. Türkiye’nin nasıl bir ülke olduğunu bilmeyenler öğreniyor. ’Türkiye bildiğimiz gibi değilmiş’ diyor. Dizi ve sinema sektörüyle tanıtımını en iyi yapan ülkelerden birisi ABD. Hayatında hiç ABD’ye gitmemiş insanlar bile, filmler ve diziler sayesinde onların yaşantıları, şehirleri hakkında birçok bilgiye sahip olabiliyor. Oralara gittiklerinde hiçbir yabancılık çekmiyorlar. Buradan da anlaşılacağı gibi film sektörünün etki alanı çok yüksek. Biz de son yıllarda devletin de bunu algılaması ve kavramasıyla, sektörle el ele vererek bu seviyeye geldik[23].

Diğer taraftan, Türk dizilerinin ihracatı diğer ürünlere de ilgiyi arttırmaktadır. Örneğin İran, Türkiye’den diziler sayesinde çupra ve levrek ile diğer ürünleri ithal etmeye başladı[24]. Yurtdışında yayınlanan Türk dizilerine ihraç ürünlerinin yerleştirilmesinin, ihracat pazarı açısından yararlı olacağını düşünen Gülgen’e göre;

Bütün dünya Coca Cola’yı biliyor. Çünkü her filmde oyuncu mutlaka Coca Cola içmiştir. Biz de neden bir Çamlıca veya Pınar Su içilmiyor. Örneğin Ortadoğu’da beyaz eşya mı satmak istiyoruz, dizilerimize onları yerleştirerek, tekstil ürünü mü satmak istiyoruz ona yerleştirilmeli. Böyle bir çalışma yapılıyor, fakat henüz sonuçlanmadı[25].

Yabancı yapım şirketleri de Türk dizilerinin çekildiği mekanların güzelliğinin farkına varmıştır. Türkiye’ye karşı büyük ilgi var. Yabancılar da kendi dizilerini Türkiye’de çekmek istemektedir[26].

Dizi piyasasında da ekonomi ve belirli amaçlar egemendir. Bu çerçevede;

  • Dizi ihracatının artması ekonomik açıdan olumludur. Diğer ürünlerin (dizilerde tanıtılanlar başta olmak üzere) ihracatında da olumlu etkiler yaratabilir.
  • Kültür ihracı (Türkiye’nin rol model ülke olması açısından) belirli bir strateji, ideoloji ve siyaset çerçevesinde yapılabildiği takdirde etkili olabilir.
  • Türkiye’nin tanıtımı ve turizm açısından yararlıdır.
  • Dikkat edilmesi gereken husus, Türk kültürünü, hayatını kötü göstermemeye çalışmaktır. Her ne kadar bir kurgu da olsa kurguların insanın biliçaltına ne kadar etki edebildiği unutulmamalıdır.

KAYNAKÇA

[1] http://www.turkocagi.org.tr/modules.php?name=News&file=article&sid=4286
[2] http://www.milliyet.com.tr/turk-dizileri-brezilya-nin-tahtina-oturuyor/turkiye/sondakika/07.02.2011/1349266/default.htm
[3] http://www.milliyet.com.tr/turk-dizilerinin-yurt-disi-rekoru/ekonomi/sondakika/15.01.2011/1339711/default.htm
[4] http://www.milliyet.com.tr/turk-dizileri-brezilya-nin-tahtina-oturuyor/turkiye/sondakika/07.02.2011/1349266/default.htm
[5] http://www.milliyet.com.tr/turk-dizilerinin-yurt-disi-rekoru/ekonomi/sondakika/15.01.2011/1339711/default.htm
[6] http://www.milliyet.com.tr/turk-dizileri-brezilya-nin-tahtina-oturuyor/turkiye/sondakika/07.02.2011/1349266/default.htm
[7] Türk dizi filmleri sektöründeki ihracatın yaklaşık yüzde 80’ini yapan Calinos Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fırat Gülgen’dir.
[8] http://www.milliyet.com.tr/turk-dizilerinin-yurt-disi-rekoru/ekonomi/sondakika/15.01.2011/1339711/default.htm
[9] Haziran 2011 verilerine göre değerlendirilmektedir.
[10] http://www.haberpan.com/haber/hirvatistanda-turk-dizileri-izleniyor/
[11] Mayıs 2011 verilerine göre değerlendirilmektedir.
[12] Şehrazat ismi ile gösterilmektedir.
[13] http://www.sabah.com.tr/Dunya/2011/04/03/turk-dizileri-macaristan-seferinde
[14] http://www.turkinfo.hu/ (Türk-Macar Kültürel Haber Sitesi)
[15] http://www.bbc.co.uk/turkce/izlenim/2011/05/110512_fooc_hungary_turkish_tv.shtml?print=1
[16] televizyonun en çok izlendiği 20:00 - 23:00 arası saatlerdir.
[17] Ocak 2011 verilerine göre değerlendirilmektedir.
[18] http://www.milliyet.com.tr/turk-dizilerinin-yurt-disi-rekoru/ekonomi/sondakika/15.01.2011/1339711/default.htm
[19] http://dunya.milliyet.com.tr/rumlarin-ezel-isyani-/dunya/dunyadetay/24.06.2011/1406402/default.htm
[20] http://www.milliyet.com.tr/turk-dizilerinin-yurt-disi-rekoru/ekonomi/sondakika/15.01.2011/1339711/default.htm
[21] http://www.turkocagi.org.tr/modules.php?name=News&file=article&sid=4286
[22] Abdurrahman Çelik Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürüdür.
Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü