Türk Dünyası Yardım Kampanyası

TÜRKİSTAN’DA ERMENİ VAHŞETİ’NİN 90.YILDÖNÜMÜ

23 Aralık 2008
Çağatay KOÇAR

Çarlık idaresi ve Komünist Rusya sömürgeciliği devrinde yapılan baskılar, zulümler ve hatalar bir bir ortaya koyulmakta, bilhassa komünist rejim devrinde yapılan haksız katliamlar ve sürgünler konusundaki hakikatler gün yüzüne çıkarılmaktadır. Böylece tarihin yeniden yazılmakta olduğunu görerek, yaptığımız mücadelenin ne kadar doğru ve haklı olduğu ortaya çıkmakta. Komünist rejim çökmeden önce dile getirilmesi kesinlikle yasak olan Türkistan’daki milli bağımsızlık mücadele tarihinin yeniden yazıldığını görerek, bu sahada araştırma yapan tarihçilerimizi bir kere daha kutlarız.

Özbekistan’da bilhassa, 2000 yılından sonra yayınlanan tarihi, edebi ve diğer eserlerde komünist Rus rejiminin ne kadar gaddar ve onunla işbirliği yapanların ikiyüzlülüğü aydınlatılmaktadır. Bir örnek verirsek, Türkiye’de 1915 yılında vuku bulan olaylardan sonra Türkistan (Özbekistan)’a yerleştirilen Ermeniler’in1917 yılındaki komünist Ekim Devrimi’nden sonra Bolşeviklerle nasıl bir işbirliği yaparak Türkistan halkına karşı yaptığı katliamı tarih unutmuş değildir. Ermenilerin Türkistan’daki Bolşeviklerle işbirliği yaparak katliamları konusunda Sovyet devrinde yazılan eserlerde, bilhassa tarihi eserlerde bu konulara hiç değinilmediği görülmektedir. Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlığa kavuşmasından bir süre geçtikten sonra tarihin yeniden yazıldığını ve orada Sovyet döneminde yazılamayanların gün ışığına çıktığını ve bu arada Ermeni vahşetinin de aydınlatıldığını görmekteyiz.

Rusya’daki 1917 Ekim Devrimi’nden sonra işgal altındaki halklara bağımsızlık verileceği vaad edildi. Komünist yöneticilerin bu vaatlerine aldanan Türkistanlı aydınlar ve siyasiler 12 Aralık 1917’de “Türkistan Milli Muhtar Hükümeti”nin kurulduğunu Kokan şehrinde ilan ettiler. Türkistan halkı Kokan’da kurulan bu hükümeti sevinçle karşıladı ve hükümet heyetine tebrik telgrafları göndermeye başladı. Ülke genelinde esen sevinç ve mutlulukla karşılanan bu durumdan, endişeye kapılan Bolşevikler, “Türkistan Milli Muhtar Hükümeti”ni kendileri ve rejim için büyük tehlike olarak gördüler. Ve derhal Taşkent’te 19–26 Ocak 1918 tarihinde Bolşevikler Türkistan’daki işçi, asker ve Hıristiyan vekillerinin IV. olağanüstü kurultayını toplantıya çağırırlar ve Kokan’da ilan edilen muhtariyet konusunu birinci planda müzakere ederler. Kurultay, “Türkistan Milli Muhtar Hükümeti” ve onun üyelerini kanun dışı olarak kabul eder. Bakanlarının tutuklanması için karar çıkarır. Böylece Türkistan’daki Bolşevikler, Moskova’dan aldıkları emirle ve 30 Ocak 1918 tarihinde çıkardıkları kararla bu hükümeti ortadan kaldırmak için askeri hazırlıklara başladılar.

Bu konuda Özbekistan’da 2000 yılında yayınlanan “Özbekistanning Yang’ı Tarihi” adlı eserde: “1918 yılının Şubat’ını 19’una bağlayan gece Taşkent’ten Bolşevik komiseri E. Perfilyev komutasında toplanan, silahla mücehhez askerler, Kokan şehrine gelerek kuşatmaya başlarlar. 19 Şubat günü sabah Türkistan Milli Muhtar Hükümeti’nin komutanı Ergaş’a isteklerini bildirir. Ergaş, Perfilyev’in bu isteklerini reddeder” diye belirterek, bu konuda aşağıdakiler yazılır: “İstediğinin kabul edilmediğini gören Perfilyev, Kokan şehrini 12 topla bombalamaya başlar. Gündüz başlayan bombalama yağmuru akşama kadar sürer.(1) Şehir harabeye çevrilir. Buna rağmen muhtariyet taraftarları teslim olmayı kabul etmezler. Şehri kahramanca müdafaa ederler. Şehri Kızıl Ordu askerleri, Avusturya-Macaristan savaş esirleri ve Ermeni birlikleri Taşnaklar’dan teşkil edilen Sovyet askerleri hücumundan 3 gün boyunca korurlar. Kokan Muhtariyetçileri iyi ve yeterli sayıda silahlara sahip değillerdi. Onların elindeki silahlar; sopa, balta, kazma, kürek ve bıçaktan ibaret idi. “Türkistan Türkistanlılar için” şiarı ile yola çıkan muhtariyet taraftarları sert karşılık gösterirler. Fakat yollar kesildiği için başka vilayetlerden yardım gelmez. Silah gücü bakımından iyi donatılmış Sovyet askerlerinin, acımasız vahşice hücumu neticesinde Kokan’da dehşet dolu bir manzara ortaya çıkmıştır. Bu saldırılarda günahsız sivil ahali, çocuklar, kadınlar ve yaşlılar acımasız bir şekilde katledilmiştir. Kızılordu askerleri ve bilhassa Ermeni Taşnak gönüllüleri tarafından acımasız şekilde yok edildiler.(2) Türkistan halkının isteği ile kurulan Milli Hükümet demokrasi esasına göre kurulmasına rağmen Bolşevikler tarafından acımasız şekilde ortadan kaldırıldı.”(3)

Bolşevikler ve onun yandaşı -işbirlikçisi- Ermeni Taşnakları yalnız Kokan şehrini değil civar köylere de hücum ederek sivil ahaliyi katlettiler. Mesela, 28 Şubat 1918 günü Kokan yakınındaki Baçkır köyüne hücum ederek ahaliyi katlettiler.”(4)

Yine aynı kitapta verilen bilgide Kızılordu askerlerinin ve Ermeni Taşnaklarının, Türkistan halkına karşı silahlı mücadele ettiği ve sivil ahaliyi katlettiği belirtilerek “Fergane’deki Bazarkorgan, Kokankışlak ve Sözek köylerinde her türlü vahşilikleri yaparak ahaliyi katlettiler” diye yazılır. (5)

Özbekistan’da 2002 yılında yayımlanan “Özbekistan Milli Ansiklopedisi” 3. cildinin 216. sayfasında, Ermeni milliyetçileri tarafından kurulan terör örgütü “Daşnak Partisi” hakkında verilen bilgide şunlar yazılır: “Daşnak Sütyun” (Emenice ittifak) Ermeni Milliyetçileri partisi 1890 yılında Tiflis’te kuruldu. Türkistan’da mahalli ahaliye karşı katliamlar yaptı (1918–1919). Üyeleri kendilerini “ Daşnaklar” diye kabul ederler. “Daşnak” tüzüğünün de terör ve silah yolu ile Büyük Ermenistan Devleti’ni kurma göz önünde tutulur. XX. Yüzyıl başlarında Kafkasya’da Ermeniler ile Türk halkları arasında karşı provakasyon yapılarak milli çatışmaları güçlendirmeyi gaye edindi. Türk - Ermeni çatışmalarının (1915) sebeplerinden biri oldu. Bu olaydan sonra Taşnaklar’ın bir kısmı Türkistan’a gelerek yerleşti. 1917 yılındaki keskin siyasi değişiklikten sonra Taşnaklar Ermenistan’da hâkimiyeti ele geçirdi. (Mayıs 1918- Kasım 1920). Kars vilayeti ve Erivan Valiliğindeki Müslümanlara karşı toplu katliamlar yaptı (Eylül–1920)”.(6)

Aynı eserde Taşnaklar’ın Bolşeviklerle işbirliği yaparak Türkistan’da yaptıkları katliam açıkca anlatılarak şunlar denir: “Bolşevikler, Türkistan’da zorla Sovyet rejimini kurduktan sonra, Taşnak Partisi’nin silahlı gönüllülerinden ülkedeki milli kuvvetlere karşı mücadeleden faydalandılar. Taşnaklar 1918 yılı Şubat ayında kızıl ordu askerleriyle birlikte Kokan şehrinde toplu katliamlar yaptılar. Bilhassa 1918–1919 yıllarında Fergane Vadisi’nde İstiklalcilere (Milli Güçlere) karşı yapılan mücadelede sivil ahaliden 35.000 kişiyi hunharca öldürdüler. Onların mal mülkünü yağmaladılar.(7)

Özbekistan’da yayınlanan eserlerde ve arşiv belgelerinde, Özbeklerle Ermeniler arasında herhangi bir tarihi anlaşmazlıkların olmadığı görüldüğü halde; Ermeniler Bolşeviklerle işbirliği yaparak Özbek halkını neden kırdığını anlamak mümkün değildir. Hâlbuki Özbek halkı 1915 olaylarından sonra ülkesine sığınan bu halka bağrını açmıştır ve her yönden yardımda bulunmuştur. Ancak onlar kinlerini kusmak için nerede bir Türk varsa düşman olarak görmüşlerdir. Hatta kendilerine bağrını açan, koruyuculuk yapana da ihanette gecikmemişlerdir. Bunu Özbek halkına karşı yaptıkları katliamlarda görmekteyiz. Ermenilerin yaptığı vahşet ve ihanet sadece Türkiye ve Azerbaycan’da değil bir Türk yurdu olan Özbekistan’da da yapılmıştır. Çünkü Özbeklerin de suçu sadece Türk olmak idi.

Tarih, elbette Ermenilerin suçsuz Özbek halkına karşı yaptığı katliamı, bir gün sorgulayacaktır.

(1)Özbekistanning Yangi Tarihi (2. Kitap), Özbekistan Sovyet Müstemlekeciliği Devrinde Taşkent – 2000, s-67

(2)a.g.e , s-67

(3)a.g.e , s-68

(4)a.g.e , s-85

(5)a.g.e , s-92

(6)Özbekistan Milli Ansiklopedi Taşkent – 2002 , cilt – 3 , s- 216

(7)a.g.e , s-216

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü