Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Osmaniye Şubesinde Türk ve Moğol Gelenekleri Konuşuldu

31 Ocak 2016
Osmaniye Şubesinde Türk ve Moğol Gelenekleri Konuşuldu

“Türk Ocakları Osmaniye Şubesi” ve kardeş dernek “Arpacı Ali Güzel Ahlâkı ve millî Değerleri Koruma ve Yaşatma Derneği” ile iki haftada bir düzenlenen “Kahvaltılı Gönül Sohbetleri”nin 36.sında konuşmacı “Kartal” lakabıyla bilinen Behzat YILDIZ’dı.

 

Sohbet başlamadan önce açık büfe kahvaltı, ardından Mustafa EROĞLU’nun güzel yemek duasının ardından sohbete geçildi.

 

“Ben Moğol asıllı bir Türküm” diye söze başlayan Behzad Yıldız, “Moğol asıllıyım ama Türk olmaktan, Türküm demekten de gurur duyuyorum” diyor. “Aslen Kastamonu Taşköprü’denim. Babam askermiş; ama ben üç yaşında iken şehit olmuş, ben bir şehit oğluyum aynı zaman da” diye de belirtiyor. “Zaten en büyük gurur kaynağım babamın asker olması, şehit çocuğu olmam ve Moğol asıllı bir Türk olmamdır. Bu gurur bana yeter.”

 

Hayat hikâyesinden kısa bahsettikten sonra asıl anlatmak istediği konulara geçip: “ Moğol adet ve ananelerinin büyük çoğunluğu Türk Beyleri tarafından yaşatılmış ve bunun için de ben “Ben Moğol’um” diyebiliyorum” deyip değişik misallerle açıklık getirip “gergef ve şal”, “kımız”, kömüş” ve “at, ev ve ahır” konularında bilgi verirken, verdiği bilgilerin Türk kültür hayatında yaşaması, konuları açıklarken söylediği kelimelerin Türkçemizdeki hala da yaşayan kelimelerden olması dikkat çekiciydi.

 

“Gergef ve şal” Türk kadınının dokuma işlerinin baş işlerinden olması, türkülerimizde ve şiirlerimizde yer alması Moğolların Türklükle nasıl iç içe olduğunun göstergesiydi. “Moğol çadırı aynen Türk çadırı gibi sade ama içi süslü olur. İçin süslü olması o çadırda oturan hanımefendinin ne kadar da hamarat olduğunu gösterir” deyip “kımızın” nasıl olduğunu, nasıl olursa alkol konumuna geçebileceğini” belirtmesi de önemliydi. “Kömüş”(camız, manda) nın eti, sütü, derisi, boynuzu vs çok önemli olup; özellikle okçulukta kullanılır olması da Moğol geleneğinde yeri bu bakımdan da önem arz eder” derken “mandanın(kömüş) Türk geleneklerinde de önemli yeri olduğunu, hala da önemini koruduğunu belirtmesi önemliydi.”

 

Türk-Moğol geleneklerinde atın önemini vurgularken de; “at, avrat, silah” üçlemesi bizim için çok önemli. Üçü de bizim için adeta kutsal. Üçü de kimseyle paylaşılmaz, kimseye verilmez. Onlar bizim hey şeyimiz” deyişi ayrı bir güzellikti.

 

Sohbet sonunda hatıra fotoğrafı çektirilip kalan ocaklılarla ikili sohbetler ve çay faslı öğle ezanı vaktine kadar devam etti. 

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü