Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Balıkesir Şubesinde Ali Şir Nevayi'nin Türkçülüğü ve Türkçeciliği Konuşuldu

11 Şubat 2016
Balıkesir Şubesinde Ali Şir Nevayi'nin Türkçülüğü ve Türkçeciliği Konuşuldu

Balıkesir Üniversite Fen – Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Hüseyin DURGUT bu haftaki ocakbaşı sohbetinin konuğu oldu. Türk Ocakları Balıkesir Şubesinde düzenlenen sohbette Yrd.Doç. Dr Hüseyin DURGUT Türk dünyasının en tanınmış şair, âlim, fikir ve devlet adamlarından biri olan Ali Şir Nevâyî’nin Türkçülüğü ve Türkçeciliği hakkında konuştu.

 

Programın açılış konuşmasını Türk Ocakları Balıkesir Şubesi Başkanı İsmail ACAR yaptı. Başkan ACAR açılış konuşmasında şunları söyledi:

 

“Değerli Türk Ocaklılar, Ali Şir Nevayî’nin doğumunun 575. yılı, ölümünün 515. yılı sebebiyle “Ali Şir Nevâyî’nin Türkçülüğü ve Türkçeciliği” konulu bir ocakbaşı sobeti düzenledik. Ali Şir Nevâyî için rahmetli Ali Nihat TARLAN hoca şöyle diyor: “Ali Şir Nevâyî yıldızlar içinde bir kutup yıldızıdır. Her Türk’ün Ali Şir Nevâyî ismini hürmetle minnetle anması lazımdır. Hakiki ilmin çetin yolunda yürümek zahmetine katlanan her Türk medeniyetimizin bu büyük temsilcisini tanımak mecburiyetindedir. Bu bir medeniyet borcudur.” Biz de bu medeniyet borcunu omuzlarımızda hissettik ve Fen – Edebiyat Fakültesi’nin genç ilim adamı Yrd. Doç. Dr Hüseyin DURGUT Beyi “Ali Şir Nevâyî’nin Türkçülüğü ve Türkçeciliği” konulu ocakbaşı sohbetimize davet ettik. Sözü şimdi ona bırakıyoruz.

 

Balıkesir Üniversite FEF Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr Hüseyin DURGUT ocakbaşı sohbetinde özetle şunları söyledi:

 

“9 Şubat 2016 tarihi, Türk dünyasının en tanınmış şair, âlim, fikir ve devlet adamlarından biri olan Ali Şir Nevâyî’nin doğumunun 575. yıldönümü, 3 Ocak 2016 tarihi ise onun vefatının 515. yıl dönümü idi.

 

Ali Şir Nevâyî, 9 Şubat 1441 tarihinde Herat’ta doğmuştur. Ali Şir Nevâyî, küçük yaşından beri Mirza Baykara’nın torunu Hüseyin Baykara ile birlikte büyümüş ve öğrenim görmüştü. 1469 yılında Hüseyin Baykara Horasan’ı ele geçirip Timurlular tahtına oturunca Ali Şir Nevâyî de Baykara’nın hizmetine girmiş ve onun “mühürdar”ı olmuştur. 1472 yılında Hüseyin Baykara’nın “Divan beyi” olmuş ve bütün gücüyle ülkedeki yolsuzluklarla savaşıp haksızlığa uğrayanları korumaya çalışmıştır. 1487 yılında Esterâbâd’da valilik görevinde bulunan Ali Şir Nevâyî, bir yıl sonra Herat’a geri dönmüştür. 1490 yılından itibaren bütün devlet görevlerini bırakan Ali Şir Nevâyî, hükümdarın nedimi olarak kalmakla yetinmiştir. Ömrünün son yıllarını sadece sanatıyla geçirmiş olan Ali Şir Nevâyî 3 Ocak 1501 tarihinde vefat etmiştir.

 

Ali Şir Nevâyî divan, mesnevi, tarih, tezkire gibi türlerde, musiki, aruz, dil gibi konularda, kısacası klasik nazım ve nesrin her türünde ve her şeklinde otuza yakın eser vermiştir. Böylece kendisinden önce Türkçe eserler veren şair ve yazarların eserleriyle gelişmeye başlayan Çağatay Türkçesi ve edebiyatı, Ali Şir Nevâyî’nin eserleriyle klasik bir duruma gelmiştir. Farsça'nın resmî dil olarak hüküm sürdüğü, Fars edebiyatının doruk noktasına ulaştığı ve aydınların Farsça öğrenip bu dille eser vermeyi meziyet saydıkları bir dönemde Nevâyî, Türkçe'nin Farsça'dan aşağı bir dil olmadığını savunmuştur. Türkçe'yle de yüksek bir edebiyat meydana getirmenin mümkün olduğunu eserleriyle ispat etmiş ve gençlerin Türkçe yazmalarını teşvik etmiştir. Ali Şir Nevâyî, Çağatay Türkçesi'ni bir konuşma dili olmaktan çıkarıp edebî dil durumuna getirmekle kalmamış, onun 15 ile 20. yüzyıllar arasında Orta Asya’da ortak bir yazı dili olmasına zemin hazırlamıştır. Çağatay Türkçesi'nin gelişimine yaptığı katkılardan dolayı Ali Şir Nevâyî haklı bir ün kazanmış ve Çağatayca’nın Nevâyî dili olarak da anılmasına sebep olmuştur. 16. yüzyıldan itibaren Çağatay Türkçesini ve Nevâyî’nin eserlerini anlamak amacıyla Türkistan, Hindistan, İran, Azerbaycan ve Anadolu’da birçok sözlük yazılmıştır. Örneğin 16. yüzyılın başlarında Anadolu sahasında yazılmış olan ve Abuşka Lügati diye tanınan sözlüğün bir diğer adı da Lügat-i Nevaî’dir.

 

Ali Şir Nevâyî’nin şöhreti Orta Asya sınırlarını aşarak Anadolu’ya kadar uzanmış, eserleri Azerî ve Anadolu sahalarında da okunmuştur. Osmanlı şairleri de onu üstat olarak değerlendirmiş ve bazı Osmanlı şairleri Nevâyî’ye Çağatayca nazireler yazmışlardır. Nevâyî’nin şöhreti onu bir halk kahramanı durumuna da getirmiş, onun hayatı ve başından geçen olaylar geniş yankı bulmuş ve halk arasında Nevâyî ile ilgili anlatmaların oluşmasına sebep olmuştur.

 

Aradan geçen beş yüz küsur yıla rağmen Nevâyî’nin eserleri, fikirleri ve hizmetleri bugün hâlâ değerini ve önemini korumaktadır. Nevâyî, sanatçı kişiliği, Türklük ve Türk dili sevgisi ve duyarlılığıyla kendisinden sonraki bütün Türk dünyası şair ve yazarlarını etkilemiştir. Onun Türk dili, Türk edebiyatı ve Türk kültürüne yaptığı hizmetler bundan sonra da hayırla yâd edilecektir.”

 

Programın sonunda Başkan ACAR, Yrd.Doç. Dr Hüseyin DURGUT Beye teşekkür etti. Türk Ocaklarına yaptığı hizmetlerden dolayı kendisine bir teşekkür belgesi, bir kitap ve 9 Ocak 2014 tarihindeki “Orhun Kitabeleri” konulu ocakbaşı sohbetinin video ve fotoğraf DVD’sini hediye etti.

 

Başkan ACAR 18 Şubat 2016 Perşembe günü saat 19:30’da yapılacak olan ocakbaşı sohbetinin konusunun “Oğuznâmecilik Geleneği ve Ebülgazi Bahadır Han”  olacağını, konuşmacı olarak Balıkesir Üniversite Fen – Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mehmet AÇA Beyin katılacağını söyledi.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü