Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Çankaya Şubesinden Kıbrıs’ta Çözüm Mümkün mü? Konferansı

17 Şubat 2016
Çankaya Şubesinden Kıbrıs’ta Çözüm Mümkün mü? Konferansı

Türk Ocakları Çankaya Şubesi’nin “Cuma Gecesi Sohbetleri” programı kapsamında 18 Şubat 2016 günü saat 19.00’da Genel Merkez binasında gerçekleştirilen “Kıbrıs’ta Çözüm Mümkün mü?” isimli programa Yazar, Nejat Çoğal konuk oldu.

 

Programa Kıbrıs’ın tarihsel geçmişinden kısaca bahsederek başlayan Sayın Nejat Çoğal, Kıbrıs’ta çözüm mümkün mü? Sorusu kapsamında, özellikle üç sorunun cevabını aramaya çalışacağını, bunların ise:

 

1- Kıbrıs'ta çözülmeye çalışılan problem nedir?

2- Ada'da taraflar nasıl bir çözüm istemektedir?

3- Elli yıldır çözülemeyen Kıbrıs Meselesinin şimdi, aylar içinde çözülmesi mümkün müdür? Olduğundan bahsederek. Konuşmasına Kıbrıs'ta problemin ne olduğu? Sorusunu cevaplandırarak devam etti.

 

Çoğal, “Kıbrıs’ta problem; Zürih ve Londra Anlaşmaları ile tesis edilen 1960 Ortak Kıbrıs Cumhuriyetinin, 1963 yılında Rumlar tarafından yıkılması ve Kıbrıslı Türklerin bu devlet mekanizmasından tamamen dışlanarak, tedhiş ve katliamlara maruz bırakılmasıdır. Kıbrıs'ta problem, GKRY'nin, uluslararası camia tarafından Ada'nın meşru hükümeti olarak kabul edilmesidir. Kıbrıs'ta problem, Rumların haksız bir şekilde AB üyesi yapılmış olmasıdır. Kıbrıs'ta problem, Kıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğini tanımaması ve Kıbrıs Türk Halkını azınlık olarak görmesidir.” Dedi.

 

Nejat Çoğal, Kıbrıs'ta tarafların nasıl bir çözüm istediği? Sorusuna ise: “Kıbrıs'ta taraflar, birbirinden tamamen farklı çözümler istemektedirler. Kuşkusuz bu farklılık, tarafların probleme farklı teşhisler koymalarından kaynaklanmaktadır. Türkiye ve Kıbrıs Türk Halkının meseleye bakışı ve çözüm parametreleri oldukça basittir ve BM ile aynı doğrultudadır. Buna göre, Kıbrıs'ta çözüm; BM çatısı altında, BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde, adadaki gerçekler temelinde, iki eşit halk ve iki kurucu devlet tarafından oluşturulacak yeni bir ortaklıkla bulunacaktır. Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi devam edecektir. Rumların çözüm beklentileri ise tamamen farklıdır. Buna göre Kıbrıs Rum tarafı çözümü, yeni bir ortaklıkta değil, Rumların egemenliğindeki sözde Kıbrıs Cumhuriyeti çatısı altında olacaktır. GKRY eski Lideri Hristofyas ‘Bize söylemek istedikleri gibi yeni ortaklık yoktur, yeni devlet yoktur. Yeni bir devlet haline dönüşecek olan Kıbrıs cumhuriyetidir.’ Demiştir. Yine, Eski Rum Liderlerden Papadopulos ise, ‘Ben halkımdan bir devlet teslim aldım. Onu topluma dönüştüremem’ demiştir. Ayrıca, Rumlar'a göre Garanti ve İttifak Anlaşmaları yürürlükten kalkacak, Ada'daki Türk Askeri geri çekilecek, onbinlerce yerleşik Türkiye'ye dönecektir.” Diyerek konuşmasına devam etti.

 

Kıbrıs’ta yürütülen kapsamlı çözüm müzakerelerinin başarı şansını azaltan ana sebeplerden bahseden Çoğal, “Görüşmelerin başarı şansını azaltan en önemli faktör, Hristofyas’ın  ‘Biz sessiz ve özlü çalışırız.’ Şeklinde özetlediği ikiyüzlü Rum ve Yunan politikalarıdır. Kıbrıs’ta yürütülen kapsamlı çözüm görüşmelerinin başarıyla sonuçlanmasını engelleyen bir diğer faktör ise görüşmelerin ‘her konuda anlaşma sağlanmadan, hiçbir konuda anlaşma sağlanmış sayılmayacağı’ prensibiyle yürütülmesidir. Rum tarafı, güvenlik ve garantörlük sisteminin devam etmesini istememekte ve AB’nin garantörlüğünü yeterli görmektedir. Türk tarafı ise Türkiye’nin garantörlüğünü vazgeçilmez kabul etmektedir. Türk tarafı, mülkiyet konusunun takas ve tazminat yöntemiyle toplu olarak çözümünden yanayken, Rum tarafı bu konunun bireysel olarak ve iade yöntemiyle çözülmesinde ısrar etmektedir. Ayrıca, Türk tarafı müzakereleri takvime bağlamayı ve uluslararası toplumun sürece hakemlik yapmasını savunurken, Rum tarafı buna şiddetle karşı çıkmaktadır. Rum ve Yunan tarafı, ‘tek egemenlik’, ‘tek vatandaşlık’ ve ‘tek uluslararası kişilik’ gibi temel kavramlara, tamamen Rum egemenliğini çağrıştıran anlamlar yüklemektedirler. Uluslararası toplum, GKRY'ni meşru Kıbrıs Hükümeti olarak tanımaktadır. Rum tarafı haksız bir şekilde AB üyesi yapılmıştır.” Dedi.

 

Çoğal, bu olumsuzlukların bir arada değerlendirdiğinde üçüncü soru olan "Elli yıldır çözülemeyen Kıbrıs Meselesinin, aylar içinde çözülmesi mümkün müdür? Cevabını da aslında tahmin etmiş olduğumuzdan yani, Kıbrıs Rum tarafının çözüm parametrelerini değiştirmeyeceği için, Kıbrıs'ta yakın zamanda bir çözümün mümkün olmadığından bahsederek; Şubat 2013 ayında Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Rum Lider Dimitris Anatasiadis ile müzakere yürüten Nisan 2015 ayında K.K.T.C. Cumhurbaşkanı olan Mustafa Akıncı'ya ise şu hususları:

 

 - Kıbrıs Türk Halkının yakın geçmişte yaşadığı acı olayları,

- Türkiye'nin, Ada'daki kalıcı barış ve huzur ortamının yegane teminatı olduğunu,

- Ana Vatansız bir KKTC'nin var olamayacağını,

- Türkiye'nin Ada üzerindeki garantörlük hak ve yetkisinin, KKTC'deki göçmenler ile Ada'daki Türk Askeri varlığının asla tartışma konusu yapılamayacağını,

- Türkiye’nin tam üye olmadığı bir Avrupa Birliği’nin, Kıbrıs Türklerinin meşru ve temel hak ve çıkarlarını güvence altına alacak bir çözüm bulmasının mümkün olmadığını,

- Sessiz ve özlü çalışan klasik Rum/Yunan siyasetinde hiçbir değişiklik olmadığını, olmayacağını,

- Enosis hayalinin çöpe atılmadığını, atılmayacağını,

- Anastasiadis'in bir Klerides'ten veya Hristofyas'tan hiçbir farkının bulunmadığını,

- İhtiyatlı bir iyimserlik içerisinde müzakere yürütülmesi gerektiğini,

Türk Ocakları çatısı altında bir kez daha hatırlatmak gerektiğini söyledi.

 

Nejat Çoğal, “Nihayet, bilinmelidir ki Kıbrıs meselesi sonsuza dek masada kalamaz. Bu nedenle, makul bir süre içerisinde, Kıbrıs’ta adil, kapsamlı ve kalıcı bir çözüme ulaşılamadığı takdirde                   -gerçekleşmesi mümkün görünmemektedir- mevcut statünün devamını, yani K.K.T.C.’nin uluslararası toplum tarafından tanınmasını sağlamanın en doğru yol olacağını da tüm tarafların dikkatine sunmak isteriz.” Diyerek konuşmasını bitirdi.

 

Program soru, cevap ve katılımcılara ikramlar ile sona erdi.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü