Türk Dünyası Yardım Kampanyası

MİT tasfiye mi ediliyor?

00 0000
Derin ÇELİK

Milli İstihbarat Teşkilatı’ nın asli vazifesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin Ülkesi ve milleti ile bütünlüğüne, varlığına, bağımsızlığına ve güvenliğine, anayasal düzenine ve milli gücünü meydana getiren bütün unsurlarına karşı içten ve dıştan yöneltilen mevcut ve muhtemel faaliyetler hakkında milli güvenlik istihbaratını Devlet çapında oluşturmaktır. Elde edilen istihbaratı Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ile gerekli kuruluşlara ulaştırmanın yanında Milli İstihbarat Teşkilatı Ülkemize yönelik olarak yürütülen istihbarat faaliyetlerine karşı koymakla da görevlidir. 2937 sayılı yasa ile doğrudan Başbakan’a bağlı olan teşkilatın görev, yetki ve sorumlulukları aşikârdır.

İçişleri Bakanlığı, terörle mücadele eden kurum ve kuruluşlarla koordinasyon sorunlarının yaşandığı, bu sorunların alınan kararların uygulanmasında zaafıyete sebep, verimli ve sonuç alıcı çalışmalara da engel olduğu gerekçesi ile “Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı” adı ile yeni bir kurum oluşturulmasına karar vermiştir. Karar neticesinde “Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı” İçişleri Bakanlığınca hazırlanmış ve geçtiğimiz mayıs ayında Bakanlar Kurulunca alınan kararla Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilerek ilgili komisyonlarda görüşülüp 1/704 esas numarası ile sıraya alınmıştır. Özetle, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığına, yurtiçinde terörle mücadelede kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak, istihbarı bilgi derlemek, politika ve strateji oluşturmak, terör odaklarının yurtdışı bağlantılarını izlemek ve uluslar arası işbirliği çerçevesinde ortak önleyici tedbirler geliştirmek, terörle mücadelede toplum desteğini sağlamak amacıyla gerekli planlamaları yapmak gibi görevler tevdi edilmiştir.

İç güvenlik hizmetlerinin bir parçası olan terörle mücadele esas itibarıyla İçişleri Bakanlığının görev ve sorumluluğu içerisinde yer almaktadır. İçişleri Bakanlığı bu görevini bağlı kuruluşları olan Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı vasıtasıyla yerine getirmektedir. Tasarının kanunlaşması ile Bakanlığa bağlı dördüncü kuruluş ihdas edilmiş olacaktır. Aynı zamanda, güvenlik kuruluşları ve ilgili kurumlar arasında terörle mücadele alanında gerekli koordinasyonu sağlamak, bu alandaki politika ve uygulamaları değerlendirmek amacıyla da İçişleri Bakanının başkanlığında Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu oluşturulması hazırlanan tasarıda yer almaktadır.

Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı bünyesinde dört ana hizmet birimi, üç danışma birimi ve bir yardımcı hizmet birimi kurulması planlanmıştır. Ana hizmet birimleri; Planlama, Koordinasyon ve Sosyal Destek Daire Başkanlığı, Araştırma-Geliştirme Daire Başkanlığı, İletişim Daire Başkanlığı ve Dış İlişkiler Daire Başkanlığıdır. Danışma birimleri; Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı, Hukuk Müşavirliği ve Müsteşarlık Müşavirleridir. Yardımcı hizmet birimi ise İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Daire Başkanlığıdır. Müsteşarlığın bu Kanunla belirlenen görevleri ifasında; bakanlıklar, kurum ve kuruluşlar ile işbirliği içerisinde çalışması, bu kapsamda Müsteşarlık tarafından istenen her türlü bilgi ve belge talebinin, ilgili bakanlık kurum ve kuruluşlar tarafından gecikmesizin yerine getirilmesi öngörülmektedir. Müsteşarlığın çalışma usul ve esasları ile disiplin ve sicil işlemlerinin Müsteşarlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bunun yanında tasarı, güvenlik politikaları ve sosyo-ekonomik politikaların uyumlu bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere, illerde İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü kurulmasını ve aynı amaçla ihtiyaç duyulan ilçelerde valiliğin teklifi ve Bakanlığın onayı ile bürolar kurulabilmesini öngörmektedir.

Genel çerçevede tasarı yukarıda bahsedildiği gibidir. Ancak, tasarının kapsamında, üzerinde fazlaca durmaya değer olan, hassasiyetleri nedeni ile gündeme geldiğinde fazlaca eleştirilecek olduğu aşikâr hususlar vardır; Müsteşarlık, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi genel bütçeli bir idare olacaktır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 24. maddesi: "örtülü ödenek; kapalı istihbarat ve kapalı savunma hizmetleri, devletin millî güvenliği ve yüksek menfaatleri ile devlet itibarının gerekleri, siyasi, sosyal ve kültürel amaçlar ve olağanüstü hizmetlerle ilgili hükümet icapları için kullanılmak üzere başbakanlık bütçesine konulan ödenektir” şeklindedir. Kanunlarla verilen görevlerin gerektirdiği istihbarat hizmetlerini yürüten diğer kamu idarelerinin bütçelerine de örtülü ödenek konulabilir. İlgili kanun, “Örtülü ödenek, bu amaçlar dışında ve başbakanın ve ailesinin kişisel harcamaları ile siyasi partilerin idare, propaganda ve seçim ihtiyaçlarında kullanılamaz” dese de, geçmiş yıllarda ülkece edinilen kötü tecrübeler bu hususu düşündürücü kılmakta ve temkinli olmaya mecbur bırakmaktadır.

İç güvenlik hizmetleri kapsamında güvenlik birimlerince yürütülen operasyonel faaliyetler Müsteşarlığın görev alanına girmeyecektir. Bu nedenle müsteşarlığın herhangi bir operasyonel görevi olmayacaktır. Operasyonel görevden mahrum bir Müsteşarlıkla söz konusu sorunların giderilmesi mümkün olmayacaktır. Operasyonel görevden mahrumiyeti, kurulması öngörülen Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığını işlevsizleştirecektir.

Müsteşarlık bünyesinde, terörle mücadele alanında oluşturulacak politika ve stratejiler ile alınacak tedbirlere esas olmak üzere, ilgili birimlerden stratejik istihbaratın alınması ve değerlendirilmesi amacıyla doğrudan Müsteşara bağlı İstihbarat Değerlendirme Merkezi oluşturulacaktır. Bu çerçevede güvenlik kuruluşları ve istihbarat birimleri ile Dışişleri Bakanlığınca elde edilecek stratejik bilgi ve istihbarat bu merkezde değerlendirilecek ve ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılacaktır.

Müsteşarlık bünyesinde, uzman kişilerden yeterli ölçüde yararlanmak maksadıyla, esnek bir personel istihdamı sistemi benimsenmiş, sözleşmeli olarak veya görevlendirme yöntemiyle personel çalıştırılması imkânı sağlanmıştır. Müsteşarlığın çalışma usul ve esasları ile disiplin ve sicil işlemlerinin Müsteşarlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Tasarının 13. maddesi, Müsteşarlık bünyesinde sözleşmeli personel ve yabancı uzman dâhil olmak üzere uzman çalıştırılmasına ve bunların özlük haklarına ilişkin hususlar düzenlemiştir. 13. Maddenin 2. fıkrası “Ayrıca özel uzmanlık isteyen konularda kadro karşılığı olmaksızın tam gün veya kısmi gün veya belli bir konu veya proje bazında, konu veya projenin süresi ile sınırlı olmak koşuluyla sözleşmeli personel ve yabancı uzman çalıştırılabilir. Bunlara ödenecek ücret Müsteşarın teklifi üzerine Bakan onayı ile belirlenir.” İstihbarı bilgilerin toplanacağı ve paylaşılacağı bir kurumda istihdam edilecek yabancı uzmanların varlığı, Müsteşarlığın kuruluş maksadına gölge düşüreceği gibi milli güvenliğin sağlanmasında zafiyete yol açacaktır.

Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığına ilişkin yasa tasarısı bir tarafa, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ ın müsteşarlığı tarif ederken saf ettiği ''Bu kuruluş, etkili olacak, etkili kılacağız. Bu konuda belki her şey yasa metnine geçirilmiyor. Biraz da 'çok bağlayıcı olmayalım, biraz esnek çalışalım' diye'' sözleri bile bu konuyu irdelemeyi zorunlu kılmaktadır.

Terör olaylarındaki artış, terör ile yapılacak mücadelede salt silahlı gücün yeterli olmadığını açıkça göstermektedir. Terör olaylarının hiç olmadığı kadar karmaşık bir yapıya kavuştuğu günümüzde terör, siyasal, sosyolojik ve psikolojik boyutları ile değerlendirilmelidir. Toplumsal bilinç arttırılmalıdır. Üniversitelerde kürsüler kurulmalı, bilimsel çalışmalarla mücadele desteklenmelidir. Terör olaylarının değerlendirilmesi ve sebep olduğu üzücü neticelerin önüne geçilmesi bakımından yeni bir yapılanmaya gidilmesi elzemdir. Bu maksat ile Müsteşarlık bünyesinde psikolog, sosyolog ve antropolog kadrolarının ihdas edilmesi gibi kararlar oldukça isabetlidir. Lakin tasarı, gerekçeleri ve maddeleri ile bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Yukarıda üzerinde önemle durulan hususlar da dikkate alındığında yeni yapılanmanın yepyeni bir kurumun ihdası ile gerçekleştirilecek olması düşündürücüdür. Milli güvenliği sağlamak için Devlet çapında istihbarat oluşturma görevine sahip bir Milli İstihbarat Teşkilatı var iken oluşturulacak bu Müsteşarlık MİT ’da yapılacak bir tasfiyeyi (arıtma, ayıklama, temizleme, göreve son verme) düşündürmekte ve beraberindeki sorunları ortaya çıkartmaktadır. Terörle mücadele eden kurum ve kuruluşlarla koordinasyon sorunları yaşanmaktadır. Bu sorunlar alınan kararların uygulanmasında zaafıyete sebep olmakta ve verimli, sonuç alıcı çalışmalara da engel olmaktadır. Müsteşarlık gibi yeni bir kurum, bu sıkıntıları çok daha fazla arttıracak, karmaşaya ve otorite belirsizliğine yol açacaktır. Milli İstihbarat Teşkilatının sadece dış görevler üstlenmesi ve yurt içinde istihbarat faaliyetini tümüyle Emniyete veya bir başka kuruma bırakması gibi düşünceler bir süredir dillendirilmektedir. Müsteşarlığın kurulması suretiyle bu düşünce hayata geçecek midir bilinmemekte ancak MİT ’nın bu olaya bakışı bilinmektedir:“Türkiye'de iç ve dış tehditlere bir bütün olarak yaklaşılması zorunludur. Türkiye'nin jeo-stratejik konumu, bölgesel sorunlar, bölgesel ve uluslararası çıkar çatışmalarının yarattığı tehditler, siyasi-ekonomik, askeri, güvenlik sorunlarının iç içeliği, analizlerde bütünleştirici çalışmaları kaçınılmaz kılarken, haber toplama gayretlerinin yönlendirilmesinde de aynı ihtiyacı ortaya çıkarmaktadır. Diğer güvenlik kuruluşlarının görev çerçeveleriyle bağlantılı olan istihbarat çalışmalarının sınırlarının belirlenmesi ile kuruluşlar arası koordinasyon ile stratejik anlamda istihbaratın MİT bünyesinde merkezileştirilmesinin zorunluluğu farklı şeylerdir. Güvenlik istihbaratı sadece yurt içi faaliyetlerle sınırlı değildir. Önemli ölçüde yurt dışında da tehdit oluşturduğu gibi, bu tehditlere destek veren ülkelerle bağlantılı olarak, stratejik istihbarat ile de bütünleşmektedir.”

Ülke istikbalinin ana unsurlarından biri de istihbaratken, Ülkemizdeki istihbarat çalışmalarının karmakarışık görüntüsünün daha kötü bir hale gelmesi noktasında ki endişeler, kurulması düşünülen Müsteşarlığa rağmen devam etmektedir. Bu yüzden konunun aceleye getirilmeden, birlik içinde ve her yönüyle analiz edilerek yeniden tartışılması ülke güvenliği açısından oldukça önemlidir.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü