Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Bursa Şubesinden Hocalı Soykırımı Paneli

25 Şubat 2016
Bursa Şubesinden Hocalı Soykırımı Paneli

Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü , Uludağ Üniversitesi Türk Dünyası ve Kültürü Topluluğu ve Bursa Türk Ocağı, Hocalı Katliamı’nın 24. Yıldönümünü ortaklaşa düzenledikleri iki oturumla andı.

 

Uludağ Üniversitesi’nden emekli,  Düzce Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf OĞUZOĞLU’un oturum başkanı olduğu panelde konuşmacılar; Erciyes Üiversitesi’nde Ermeni Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi olan Doç. Dr. Gaffar Mehdiyev ÇAKMAKLI, Öğr. Gör. Aslıhalil Kızı ALİYEVA ve Öğr. Gör. İrade RESİZADE idi.

 

Hocalı Katliamı Paneli öğlen 13.30’da Uludağ Üniversitesi’nde, akşam 19.00’da ise Dede Efendi Salonu’nda yapıldı. Her iki salonda da Hocalı katliamına ait fotoğraf sergisi gösterildi.

 

Panelin açılışında saygı duruşu ardından İstiklal Marşı ve Azerbaycan Marşı okunarak şehitler yâd edildi.

 

Açılış konuşmasını Bursa Türk Ocağı başkanı Prof. Dr. Selçuk KIRLI yaptı. Kırlı konuşmasında; Hocalı katliamının aslında bir soykırım olduğunu belirterek uluslararası düzeyde yeterli araştırmanın yapılarak yeni akademik yayınların ortaya konulması gerektiğini ve Ermenice’nin öğrenilmesinin soykırımın izahı için bir zaruriyet olduğunu belirtti. “Başarılarımızla övündüğümüz kadar acılarımızı da paylaşmalıyız.” diyen Kırlı tarihte Türkler’in mazlum durumuna düştüklerini fakat zalim olmadıklarını vurguladı. Bu tür toplantıların Türkler’e yapılan soykırımlara daha güçlü tepki verebilmek adına yeni enerjilerin ortaya çıkmasına vesile olmasını dileyerek konuşmasını sonlandırdı.

 

Kırlı’nın ardından sözü alan Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yüce ise; Rus ve Ermeni güçlerin yaptığı katliamın “kendini medeni sanan” ülkelerce alkışlandığını söyledi. Mehmet Akif’in “Tükürün” adlı şiirini okuyarak tepkisini dile getiren Yüce, ulu Türk milletinin yapılan zulümlere karşı tek vücut olarak mücadele etmesi gerektiğini ifade etti.

 

                 Panelin oturum başkanı tarihçi Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu konuşmacılara söz vermeden önce bir tarihçi gözüyle Karabağ bölgesini değerlendirerek neden önemli bir coğrafya olduğu hakkında bilgi verdi. Timur Han’ın 1387 tarihli seferinde Karabağ’da kışladığını ve ordusunun ihtiyaçlarını buradan karşıladığını belirterek, bunun Karabağ’da yaşayan büyük çoğunluktaki Türkler’in bir göstergesi olduğunu söyledi. Bu olayın Karabağ’ın bir Türk toprağı olduğunu kanıtladığı gerçeğini vurguladı. Rusların 1827’lerden sonra güneyden Ermenileri yerleştirmeye başladığını ve Ermeni kaynaklı sorunların bu tarihten sonra arttığını ifade etti. Sözü konuşmacılara vererek teşekkürlerini bildirdi.

 

Sözü alan konuşmacı Doç. Dr. Gaffar Mehdiyev Çakmaklı; soykırımın sadece Azerbaycan’ı değil bütün Türk Dünyasını ilgilendirdiğini söyleyerek “Yalnız 1992 değil bu soykırımın kökenleri daha öncelere dayanıyor.” Dedi. Ermenilerin tarihsel süreç içerisindeki konumlarından, Türk tarihi içindeki faaliyetlerinden, millet-i sadıka’dan hain Hınçak-Taşnak Partisi ve türevlerine kadar, kurdukları terör örgütlenmelerinden Türkler’e yaptıkları katliamlara ve bugün ki izledikleri politikaya kadar birçok konuya değindi. Aynı zamanda Rusların ve diğer Avrupalı Devletlerin Ermenileri nasıl desteklediklerini ve Türkler’e yapılan soykırımlara bu devletlerin yaklaşımı hakkında bilgi verdi. “Ermenilerin şimdiki kurduğu devlet kanunsuzdur, 1918 tarihine kadar hiç bağımsız devlet kuramadılar.” diyen Çakmaklı, Ermenilerin hala Kafkasya, Doğu Anadolu ve Çukurova’da bir devlet kurmak istediklerini söyledi.

 

Öğr. Gör. Aslıhalil Kızı Aliyeva ise Hocalı Soykırımı hakkında 56 tanık ile röportaj yaparak deneyimlediği bilgileri paylaştı. Çarpıcı bilgiler veren Aliyeva; soykırıma şahit olanların acılarını derin bir hüzün ile dinleyiciler ile paylaştı. Soykırımdan kaçanların nehir ve orman yolunu kullanmak mecburiyetinden bahsederek çoğunun kaybolduğunu ifade etti. Röportajından bir kesiti şöyle anlatıyor: “ Mübariz diye 9 yaşındaki çocuk ormanda 13 gün yalnız kalmış. Korkmadın mı? Diye sorduğumda: Ne korkusu? O kadar vahşet yaşadım ki korku hissi kalmamıştı.” Aliyeva Türk gençlerinin daha çok bilgi ile donanıp bu soykırımların karşısında güçlü bir duruş sergilemeleri gerektiğini ifade etti. Panel sonunda röportajlarını derlediği “Kurşunlanmış Çocukluk” adlı kitabını imzaladı.

 

 

Son konuşmacı olan Öğr. Gör.  İrade Resizade bugün Ermenistan’ın başkenti olan İrevan(Erivan)’ın aslında bir Türk şehri olduğunu ve Türklere ait olan eserlerin tahrip edildiğini hatta Erivan’da Türklere ait olan 8 mescidin yıkıldığını, ayakta kalan birinin ise Farsların mescidi diye yansıtıldığını açıkladı. İrevan’daşuan Türkler’e ait bir izin kalmadığını belirtti. Panel çıkışında İrevan’a ait fotoğraf sergisiyle konuklara gerekli bilgileri verdi.

 

Konuşmacıların sözleri bittikten sonra oturum başkanı Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu dinleyiciler arasında bulunan Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Tayyar Arı’ya söz verdi. Arı, Ermenilerin en büyük başarısının diğer devletlerin Türk Dünyasına karşı duydukları önyargıyı iyi kullanmaları olduğunu ifade ederek Türk bilim insanlarının uluslararası platformda yayın yapmalarının önemini vurguladı.

 

Konuşmacılardan Aslı Halil kızı ALİYEVA hanımefendinin  kaleme aldığı ve Türk Ocakları Bursa Şubesi tarafından sadeleştirilip 5.Yayın olarak 500 adet bastırılan “KURŞUNLANMIŞ ÇOCUKLUK” adlı kitaplardan da katılımcılara Türk Ocağı takvimleriyle beraber  takdim edildi.

 

Soru-cevap kısmıyla sona eren panel, Dede Efendi Salonu’nda verilen anmalık ve hediyelerle noktalandı.

 

Haber: Merve AKSOY

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü