Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Aydın Şubesinden Hocalı Soykırımı Anması

26 Şubat 2016
Aydın Şubesinden Hocalı Soykırımı Anması

Aydın Türk Ocağı Ermenilerce gerçekleştirilen Hocalı Soykırımını üç gün süren programlarda andı.

 

İncirliova Sevgi Yolundaki ağaçların dalları çınar yaprağı şeklindeki Azerbaycan bayrakları,siyah Hocalı yaprakları,Azerbaycan’ın renkleri olan kırmızı-mavi-yeşil kurdeleler ve siyah kurdeleler ile donatıldı.Hocalı Soykırımı fotoğrafları sergilendi. Aydın Türk Ocağı’nca basılan Hocalı broşürü halka dağıtıldı.Hocalı sergisi 25-26-27 şubat 2016 tarihlerinde açık kalmıştır.

 

25 şubat 2016 günü Aydın Türk Ocağı’nda Hocalı’yı Anma toplantısı  gerçekleştirildi.Toplantıda Aydın Türk Ocağı başkanı Dr.Eyüp Doyuran25-26 şubat 1992 tarihinde gerçekleşen olayları  ve sonrasında yaşananları  aktardı.Azerbaycan Milli Meclis Milletvekili Ganire Paşayeva  tarafından hediye edilen Hocalı belgeselleri  izlendi.Programın sonunda Mustafa Mutlu tarafından Yasin-i Şerif okunarak dua edildi.

 

26 şubat 2016 günü  İncirliova Belediye Başkanlığı ve Aydın Türk Ocağı ortak basın açıklaması gerçekleştirdiler.İncirliova Belediye Başkanı Gürşat Kale ve Aydın Türk Ocağı başkanı Dr.Eyüp Doyuran’ın katılımı ile gerçekleştirilen basın açıklaması İncirliova Sevgi Yolunda gerçekleştirildi.

 

 

Şubat ayı ,Türklük için son yıllarda yaşanan en acı katliama sahne oldu.Sovyetler Birliği dağılırken ermeni ve rus işbirliği ile Azerbaycan’ın Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında,modern dünyanın gözleri önünde  Türk katliamı yapıldı.Çağımızın utanç manzarası olan Hocalı katliamında  binlerce insan evlerinden ,yurtlarından sürüldüler.Ermenilerin Azerbaycan Türkleriyle olan anlaşmazlıklarının esas çıkış noktası Büyük Ermenistan denilen ülkeyi yaratma çabalarıdır.Ermenilere göre bu ülke Hazar Denizinden Akdeniz’e kadar uzanan bir sahayı kaplamaktadır.

        

Sovyet Ermenistan’ındaki ermeni milliyetçiliği Sovyetler Birliği Komünist Partisi genel sekreteri Gorbaçov’dan önceki Sovyet yöneticileri tarafından kontrol altında tutuluyordu.Ancak Gorbaçov’un başlattığı açıklık ve yeniden yapılanma politikalarının getirdiği kısmi serbestlik,ermenilerin Azerbaycan’dan toprak talepleri ile ilgili duygu ve isteklerini açıkça ifade etmelerine imkan sağladı. 1988 yılından itibaren Azerbaycan-Ermenistan savaşında Azerbaycan topraklarının %20’sinden fazlası ermenilerce işgal edilmiş ve 1 milyondan fazla insan göçmen duruma düşmüştür.Azerbaycan’da  toplam 8 milyon kişi yaşarken ,bugün her 8 kişiden  biri göçmen durumundadır.Bu savaş esnasında 20.000 den fazla Azerbaycan Türkü öldürülmüştür.

 

Orta Çağda Karabağ ,Azerbaycan’ın feodal yapısı içinde yeralmıştır.1747-1822 yılları arasında mevcut Karabağ Hanlığı bölgenin hakimi olup bu dönemde Karabağ nüfusunun %70’ini  Türkler oluşturuyordu.Ancak 1828 Türkmençay Antlaşmasından sonra bölgeye çok sayıda ermeni göçmen yerleştirilmeye başlanır.Resmi yolların dışında binlerce ermeni kaçak olarak bölgeye yerleştirilmiştir.En son 1948-1953 yıllarında Türkler tarihi yurtları olan Ermenistan’dan sürülüp göçe zorlanmışlardır.

 

Karabağ’ın Ermenistan’a bağlanması için ermeniler iyi organize olmuş mitingler düzenlerken ,eylemlere katılmayan ermeniler vatan haini ilan ediliyor,halkın karşısında küçük düşürülüyorlardı.Bu arada ermeni gönüllülerden oluşturulan silahlı gruplar Karabağ’a yerleştirilmeye başlanır.25 Temmuz 1990 da Sovyetler Birliği’nde silahlı milis grupların kurulmasını yasaklayan ve silahların kanunsuz şekilde saklanması halinde  silahlara el konulacağını içeren kanun yayınlanmıştı.Bu kanunla Azerbaycan’ın her yerinde av silahları dahil bütün silahlar toplanır.Aynı anlarda Ermenistan’ın kendi milli ordusu yok iken ,Ermenistan’da140 bin civarında silahlı milis  mevcuttur.1990’da Karabağ olayları başlayana kadar Karabağ’da Türkler 78 köyde yaşarken,olaylar başladıktan sonra sadece 5-10 köyde Türk kalmıştı.1991 ekim ayından itibaren Türk köyleri ermenilerce işgal edilir,her türlü terör eylemi giderek

 

artar.25-26 şubat 1992 de rus ve ermeni silahlı kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen bir saldırı ile Hocalı ele geçirildi ve sivil halk öldürüldü.25 şubat 1992’ye kadar ermeni kuvvetlerinin Hocalı’yı işgal edebilecek gücünün olmadığı bilinmektedir.

 

Bölgede bulunan rus 366.alayının zırhlı birliklerinin yardımı ile ermeniler saldırırlar.Kadınlar,çocuklar,yaşlılar ve hastalar bu saldırıdan kurtulamazlar.Türkler evlerinde yakılarak öldürülür.Ölenler hakkında verilen resmi rakamlar 613 kişidir.Hocalı olaylarının başlaması esnasında10.000 civarında olan bölge nüfusunun bölgeyi terk ederek kaçması sonucu  3000’e inmesi 25-26 şubatta felaketin daha da  büyümesini engellemiştir.Saldırı sonucu Hocalı’dan kaçanlar orman ve dağ yollarında pusuya düşürülerek öldürülmüşlerdir.

 

 

Hocalı’nın ermeniler tarafından ele geçirilmek istenmesinin en önemli sebeplerinden biri stratejik konumuydu.Buradaki askeri havaalanı çok kilit noktada idi.

 

Hocalı’daki İcra Hakimiyeti’nin Bakü’den yardım talepleri cevapsız kalmış,Azerbaycan’da iktidarda bulunan Ayaz Niyazi Muttalibov yönetimi  olaylar öncesinde tedbir almamıştır.Hocalı o kanlı geceden 4 ay önce unutulmuştu.Bakü’de iktidar Hocalı’da yaşananları 25-26 şubat sonrasında günlerce halktan  sakladı.

 

Hocalı’da hayatlarını kaybedenlerin ölüm şekilleri korkunçtur.Yapılan otopsilerde insanların anormal  şekilde öldürüldüğü görülmüştür.Bazı cesetlerin onlar henüz hayatta iken başlarının,ellerinin,ayaklarının,kulaklarının kesildiği,canlı canlı yakıldıkları anlaşılmıştır.

 

Bugün Azerbaycan henüz Hocali faciasını uluslararası çapta tanıtamamıştır.Bu yaşananlara BM, AB gibi uluslararası kuruluşlar gereken özeni göstermemişlerdir.Hocalı’da yaşananlar ,uluslararası kamuoyunun suç olarak kabul ettiği  soykırım ve insanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamındaki tanımlamalarla örtüşmektedir.Uluslararası kabul edilmiş belgelere göre bir soykırımdır.Bu soykırımı ermeniler ,rusların rehberliğinde gerçekleştirmişlerdir.

 

Ermeniler,Rusların rehberliğinde ,dünyanın gözü önünde ,bilgileri kısa bir zamanda dünyanın en ücra köşesine iletmenin mümkün olduğu bir zamanda sosyal kınamadan,uluslararası hukuktan korkmayarak böyle bir cinayeti işlediler.Hocalı faciasından sonra Azerbaycan’ın her yerinde halk ayaklandı.Vatandaşlarını koruyamayan,halka facia hakkında yanlış bilgi veren cumhurbaşkanı Ayaz Niyazi Muttalibov istifa etmek zorunda kaldı.

 

Hocalı Soykırımının üzerinden 24 yıl geçmesine rağmen Azerbaycan hükümeti hala suçluları uluslararası mahkemeye vermemiş,sadece her sene Hocalı soykırımı yıldönümlerinde dünyanın çeşitli yerlerinde düzenlen sergilerle,toplantılarla,kınamalarla yetiniyor.Bu soykırımda Rusların parmağının olduğunu dile getiremiyorlar.

 

Dünyada yaşayan bütün Türkler kardeştir. Kardeşlerimize sahip çıkalım. Dünyada bazı ülkeler meclislerinde Hocalı’da yaşananları soykırım olarak kabul etmişlerdir.Azerbaycan,Meksika,Kolombiya,ÇekCumhuriyeti,Macaristan,Pakistan,Bosna –Hersek,Peru Hocalı’da yaşananları soykırım olarak kabul etmesine rağmen Türkiye maalesef duyarsız kalmıştır.Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin de, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin  (TBMM) de bu katliamı ermenilerin Müslüman Türklere yaptığı soykırım olarak tanımasını istiyoruz. 

 

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü