Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Roman Açılım ve Çalıştayı

13 Ocak 2010
Ebruli YETKİNER

Kürt ve Alevi açılımlarını; aşağıda yer alan gazete haberlerinde ifade edildiği üzere, ülkemizin Avrupa Birliğine (AB) uyum sürecinin tek yönlü yol haritasında karşılaştığı ve AB destekli olduğu için Demokratik Açılım Paketi’ içinden çıkan projelerinden bir diğeri Roman açılımı takip etmektedir.

Türk Milletinin musiki anlayışının en belirgin unsurları Türk Sanat ve Türk Halk Müziği eserlerini gerek Allah vergisi sesleriyle icra ederek gerekse müzik aletlerini ustalıkla kullanmadaki kabiliyetleriyle (Türkçemizdeki deyişle ) konuşturarak kendilerini Türk Sanat ve Türk Halk Müziği alanında kanıtlamış, eserlerimizin nesillerden- nesillere ulaşmasına vesile olan, oyun havalarımızın, kına gecelerimizin, düğün ve sünnetlerimizin vazgeçilmezleri ses ve saz sanatçılarımız arasında hemen ilk etapta aklıma gelen isimlerdir: Kibariye, Adnan Şenses, Sibel Can, Ebru Gündeş, Hüsnü Şenlendirici. Roman havasının kıvrak ritmiyle coştukça coşarız.

Ayrıca; beyaz perdemizin tahtsız kraliçesi Türkan Şorayın yanında tahtsız kralı Ayhan Işık ile diğer sevilen sanatçıları Sibel Turnagöl, Sadri Alışık, Feridun Karakaya(cilalı İbo) bizleri toplumsal meselelerimizi ele alan filmlerdeki rolleriyle yıllarca hem ağlattılar hem de güldürdüler. Açıkça; Türk milleti bu sanatçılarımızla sevinçlerini, acı ve hüzünlerini paylaşırken hep kendi hayat hikâyesini buldu onların yüzlerindeki jest ve mimiklerde. Birlikte ağladık, güldük.

TV’nin sevilen dizisi Cennet Mahallesinin usta oyuncuları Müjdat Gezen, Melek Baykal, Ali Şan, Çağla Şikel …. bizim için sanat yapan, bizleri bizden çok daha fazla gözlemlemiş sanatçılarımız değillermi?

Hüsnü Şenlendiricinin 'Roman açılımı'yla ilgili olarak “Biz Romanlar olarak açılımı kendi içimizde yaptık, Türkiye'de Türk vatandaşı gibi yaşayarak” yorumunu yapması ise daha fazla bir söze yer bırakmamaktadır.

Nitekim; Roman Çalıştayı hakkında, TV muhabirinin görüşlerini almak için mikrofon uzattığı çiçek satan kadınlarımızla diğer roman vatandaşlarımızın verdiği cevaplar aynıydı:‘Biz Türk’üz, Bayrağımıza ve Devletimize bağlıyız. Biz kimseden açılım - maççılım, ayırım-kayırım falan istemiyoruz. Bizi PKK ile karıştırmasınlar.’

Onlara kimsenin bu sözleri dikte ettirmediğini biliyoruz. Mahallelerine fitne sokmak istemediklerini de! Herkese, hepimize ve elbette sorumluluk sahibi yöneticilerimize, bizlere sağduyu telkin eden bu kardeşlerimizin akıl ve fikrinden nasiplenmeyi temenni ederim. Avrupa Birliği’nden alınan proje paraların harcayacağız diye birbirimizi harcamanın alemi yok bu alemde...!

Roman çalıştayı İstanbul'da başladı

Hükümet, demokratik açılım süreci kapsamında Roman vatandaşları bir araya getirerek dertlerini dinliyor. Türkiye'nin farklı yerlerinden gelerek Conrad Otel'de toplanan Roman vatandaşlar koordinatör Bakan Faruk Çelik ve Bursa Milletvekili Ali Koyuncu'ya sorunlarını anlatacak.

Kürt ve Alevi vatandaşlara yönelik açılımın ardından hükümet Roman vatandaşlarla da bir araya geldi. İstanbul'daki ''Roman Çalıştayı''na, birçok dernekten 120 temsilci katıldı. İstanbul, Edirne, Kırşehir, Artvin, Van ve birçok farklı ilden gelen Roman'ların söz alacağı toplantıda ilk sözü Bakan Faruk Çelik alarak açılımın gerekçelerini anlatacak. Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam edecek.
Çalıştayda ''Geçmişle Gelecek Arasında Romanlar'', ''Romanlar ve Sivil Toplum Örgütleri'', ''Birlikte Yaşama, Çok Kültürlülük ve Romanlar'' konuları masaya yatılıyor.

Türkiye’de bir ilk: Roman Çalıştayı yapıldı

11.12.2009
1. Roman Çalıştayı’nda konuşan Devlet Bakanı Faruk Çelik, ''Roman vatandaşlarımızın, karşı karşıya kaldığı yüzyıllara varan dışlanmışlıklarla mücadele etmeyi ahlaki bir görev olarak telakki etmekteyiz'' dedi. Romanlar için tüm yerel ve AB çerçevesindeki imkanlar harekete geçirilecek. Türkiye’deki roman toplulukların yaşama şartları iyileştirilecek.
İSTANBUL - Devlet Bakanı Faruk Çelik, ''Roman vatandaşlarımızın, karşı karşıya kaldığı yüzyıllara varan dışlanmışlıklarla mücadele etmeyi ahlaki bir görev olarak telakki etmekteyiz'' dedi.
Conrad Otel'de düzenlenen ''Birinci Roman Çalıştayı''nda konuşan Devlet Bakanı Çelik, kamuoyunda geniş bir ilgiyle izlenen açılımlar sürecinin bir halkasını da bugün gerçekleştirdiklerini belirtti.
Faruk Çelik, Romanların aile ve dayanışmayı her şeyin önünde tutmaları, sanat ruhlu yapıları, neşe ve sevinçlerini her koşulda koruyup herkesle paylaşmalarıyla her zaman için Türk milletinin zengin ve köklü kültürünün en renkli motifini oluşturduğunu söyledi.
Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Roman vatandaşlarımızın yüzyıllara varan dışlanmışlıklarla, karşılaştıkları hoşgörüsüzlüklerle haklarında üretilen ön yargılarla fiilen maruz kaldıkları her türlü ayrımcılıkla mücadele etmeyi ahlaki bir görev olarak telakki etmekteyiz. İlkesel olarak vatandaşlarımız arasında ne etnik ve kültürel, ne de mezhebi ve dinsel bir ayrımcılığa göz yummamız düşünülebilir. Eşit yurttaşlık hakkı her vatandaşımızın olmazsa olmaz hakları arasında yer almaktadır. Vatandaşlarından bir bölümü huzursuz, dertli ve sıkıntılı olan bir devletin güçlenmesi mümkün değildir. Bu çerçevede Roman yurttaşlarımızla gerçekleştireceğimizin bu toplantının ülkemizin gelecek ufkunun belirlenmesinde çok olumlu bir sayfa olarak değerlendirileceğini düşünüyorum.''
Çelik, ''Güzel fikirler, düşünceler, iyi bir başlangıç oldu. Umarım bundan sonra da güzel devam edecek. Gündem maddemiz öğleden önce, tarihsel süreç, yani Romanlar kendilerini tarihsel süreç açısından nasıl görüyorlar? Nereden gelmişler, nerede bulunmuşlar? Hangi kültürlerle karşılaşmışlar ve bugün Türkiye'deki konumları nedir? İkinci konu örgütlenmeyle ilgili. Şu anda Türkiye genelinde örgütlenmeyle ilgili Romanların hangi düzeyde bulundukları, hak arama konusunda bir örgütlenme mesafesi alıp almadıklarıyla ilgili değerlendirme yapılıyor'' diye konuştu.
Bakan Çelik, çalıştayın öğleden sonraki bölümünde de Romanların Türkiye genelindeki ana sorunlarının tespiti, bunlarla ilgili Hükümetten beklentileri üzerine yoğunlaşacaklarını belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:
''Bunları belirleyip alt alta yazdıktan sonra, biz de Hükümet nezdinde üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye gayret edeceğiz. Bununla ilgili tüm imkanlar neyse, yerel ve AB süreciyle ilgili imkanları da değerlendirerek, kullanma imkanı elde etmiş olacağız.''
Bir gazetecinin bugün İnsan Hakları Günü olduğunu hatırlatarak, çalıştay için bugünün özellikle seçilip seçilmediğini ve Alevi Çalıştayı gibi çalıştayın devamının gelip gelmeyeceğini sorması üzerine, Bakan Çelik, şunları söyledi:
''Hayır. Roman vatandaşlarla yapacağımız çalıştayları o boyutuyla değerlendirmedik. Gün boyu meseleleri konuşalım ve neticesini alalım dedik. Tabii Alevi çalıştayının farklı yönleri var. Birincisi orada örgütlülük çok bir farklı boyutta. İkincisi ise tarihsel süreç itibariyle çok büyük ihtilaflar içeren büyük ayrışmalar içeren konu olduğu için onu o düzeyde götürmek doğru. Ama Roman çalıştayında zaten aralarında bir birlik var. (Romanlar) Ülkemizin sıcak kanlı insanları, samimi insanları, şikayet edilen nedir, dışlanmışlık. Bu dışlanmışlık konusu Türkiye'nin gündeminden kalkmalı, ana mücadelemiz de budur. 72 milyonun eşit vatandaş olarak insan haklarına dayalı bir şekilde, tüm haklardan istifade etmesi konusunda inanıyorum ki Roman vatandaşların beklentilerinin de bu tespitlerimiz, önümüzdeki süreçte cevap verecektir. Onların sağlıklı konutta yaşama, mesleki eğitimden yararlanma, iş gücü piyasasından yararlanma hakları, bundan sonra dile getirecekleri sorunlarına cevap bulma açısından önemli ve verimli bir çalıştay diye düşünüyorum. Şeref duydukları tek şey bu ülkenin vatandaşı olmaları...''
Bir gazetecinin ''Demokratik açılım sürecinde en keyifli ve sonuca en yakın gidecek olan açılımlardan bir tanesi mi?'' sorusuna Çelik, şu cevabı verdi:
''Biz iki açılımla yoğun bir şekilde meşgulüz. İkisinin de iyi gittiğini söyleyebilirim. 17 Aralıkta Alevi Çalıştayı'nın altıncısını gerçekleştireceğiz siyasetçilerle. Verimli ve zevkli geçeceğine inanıyorum. Bugün günübirlik çalıştayda da sürecin sağlıklı gittiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz."
Bu arada, Trakya Roman Dernekleri Federasyonu Başkanı Fahrettin Savcı ise Çelik'e Edirne'nin sembollerinden ''aynalı süpürge'' ve müzik CD'si hediye etti.
Fahrettin Savcı, rivayete göre aynalı süpürgenin bulunduğu yere bereket getirdiğini ve kötülükleri süpürdüğünü belirterek, ''Hükümetin değerli çalışmalarından dolayı Romanların üzerinden kötülüğün bu çalıştay vasıtasıyla süpürüleceğine inanıyoruz'' dedi.
Devlet Bakanı Çelik'e, ayrıca üzerinde Atatürk resminin de bulunduğu büyük boy Türk bayrağı da hediye edildi. (AA)

Hüsnü Şenlendirici: Biz Romanlar da Türkleştik

11/01/2010 07:41
Klarnet sanatçısı Hüsnü Şenlendirici, 'Roman açılımı'yla ilgili olarak “Biz Romanlar olarak açılımı kendi içimizde yaptık, Türkiye'de Türk vatandaşı gibi yaşayarak” yorumunu yaptı.
Manisa’nın Selendi ilçesinde çıkan gerginlikten sonra Romanların yaşadıkları yerleri terk etmesi geçen hafta önemli bir gündem maddesiydi. Bu olaylar ‘Roman açılımı’nı da gündeme getirmişti. Klarnet sanatçısı Şenlendirici, ‘açılım’ sürecini karışık gördüğünü belirterek, şunları söyledi:
“Önümüzdeki dönemde neler olacağını ve nelerin açılıp nelerin kapanacağını göreceğiz. Türkiye’de yaşayan Romanlar, dünyanın diğer yerlerindeki Romanlara göre çok asimile olmuş ve neredeyse tamamen Türkleşmiş durumda. Hepsi Türklüğüyle övünür. Roman halkı biraz da kendi haklarını savunamayan ve bunun pek farkında olmayan bir halk. Ancak genel olarak bakıldığında şikayetsiz bir şekilde yaşıyoruz. Başbakan’ın ağzından ‘Roman’ kelimesinin çıkması da heyecan verici ve güzel bir şey. Biz Romanlar olarak açılımı kendi içimizde yaptık, Türkiye’de Türk vatandaşı gibi yaşayarak. Çingeneleri hâlâ çocuk kaçıranlar, sokaklarda çiçek ve kâğıt mendil satan insanlar olarak bilenler var. Bunu yıkmak da bizim elimizde. Roman olup da bunu inkar edenler var. Onlara da ateş püskürüyorum.” (aa)

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü