Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Oyun ve Öğrenme

30 Mayıs 2011
Eriman TOPBAŞ

Oyun, küçük büyük hemen herkesin istekli bir biçimde katıldığı sosyal bir faaliyettir. Yetişkinlerin kendilerine özgü oyunları olsa da, oyun daha çok çocukla eşleştirilmektedir. Bunun temel nedeni, oyun kavramına yüklenen anlam olsa gerek. Zira oyun yetişkin için bir boş zaman etkinliği olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla çocukların oyunlarına da benzer anlam yüklenmektedir. Hâlbuki yetişkin için bir boş zaman etkinliği olan oyun, çocuk için bir boş zaman etkinliği değil, aksine tamamlaması gerekli gerçek bir işidir.

Yetişkin tarafından “oyun” olarak etiketlenen her faaliyet, çocuk için çok ciddi bir iştir. Yetişkin birey için kendi işi ne anlam ifade ediyorsa, çocuk için de oyun aynı anlamı ifade etmektedir. Toplumsallaşma bağlamında, yetişkin yaptığı iş üzerinden toplumla bütünleşmekte, çocuk da oyun üzerinden sosyalleşmektedir. Yetişkin iş üzerinden hayatını sürdürmekte, çocuk da hayata oyun üzerinden hazırlanmaktadır. Dolayısıyla oyun çocuğun en ciddi işidir.

Miami üniversitesi psikologlarından Doris Bergen, oyun ile beyin gelişimi arasında anlamlı bir ilişki olduğunu belirtmekte ve ebeveynlerle öğretmenlerin çocuklar için oyun temelli faaliyetler düzenlemelerini önermektedir. Bergen’in de belirttiği gibi, beyin, doğumla birlikte, çocuğun sayısız deneyim ve keşifleri sayesinde gelişmekte ve yapılanmaktadır. Bebek ebeveynleriyle oynarken, çevresini gözlemler veya kendi çapında keşif yapar ve bu süreçte beyinde nöronlararası bağlantılar oluşur ve böylece deneyimleri kalıcı hale dönüşürler. Bebeğin ve daha sonra çocuğun ve daha sonra yetişkinin çevresiyle etkileşimi sürdükçe nöronlararası bağlantılar güçlenir ve yeni yeni bağlantılar oluşarak beyinsel yapıların gelişmesi gerçekleşir. Nöronlar arası her bağlantı bir öğrenme anlamına gelir. Belirtilen bağlantıların sürdürülebilir olması öğrenmenin de sürdürülebilir olması anlamına gelir. İnsanın çevreyle etkileşimi ömür boyu süreceği için öğrenme de ömür boyu sürer. Oyun da çevreyle etkileşim bağlamında bir öğrenme aracı olarak kabul edilebilir.

Carnegie Mellon Üniversitesi bilişsel psikoloji profesörlerinden Robert Siegler’e göre, oyun çocuklara yeni düşünme biçimlerini, yeni eylem tarzlarını sınayabilecekleri rahat bir ortam sağlar, onlara çevrelerini inceleme ve kendi bilişsel yapılarındaki değişmeleri keşfetme imkânı verir.

Caen üniversitesi hocalarından Julie Delalande’e göre müşterek oynanan oyunlar birer sosyal gelişme araçlarıdır ve dolayısıyla toplumsal kuralları kavrama ve içselleştirme konusunda önemli işlevlere sahiptirler.

Oyun-öğrenme bağlamında yapılan açıklamalarda da görüldüğü gibi, oyun çocuğun bilişsel gelişimi yanında sosyal gelişimine de önemli katkılarda bulunmaktadır. Kültürel değerlerin üretilmesinde ve tüketilmesinde mevcut oyunlardan yararlanılabileceği gibi, yeni öğrenmeler için de yeni oyunlar kurgulanabilir.

Eğitimciler, öğrenme bağlamında, çocuk-oyun-öğrenme ilişkisi konusunda şu tespitleri yapmışlardır:

1. Oyun çocuklar için önemli bir ihtiyaçtır ve bu nedenle her çocuk oynamayı sever. Dolayısıyla, can sıkıcı konular oyun formatında sunulur ise çocuklar konuya ilgi duyabilirler.
2. Çocuklar birlikte oynarlar, oynarken tüm dikkatlerini oyuna verirler, hâlbuki normal hazırlanmış bir ders yapısıyla benzer dikkat yoğunlaşması çok nadiren yakalanabilir; bu durumda, çoğu zaman öğrenciler ders dışında başka şeylerle ilgilenirler.
3. Dikkati yoğunlaştırmada, kazanma güdüsü etkili olmaktadır.
4. Sosyete oyunları çocukları sosyalleştirir; çocuklar bu tür oyunlar sayesinde, okul öncesi ve ilköğretimde öğretim hedeflerinden bir kısmını oluşturan toplumsal kurallara uyma becerileri kazanırlar.
5. Ebeveynler çoğu zaman bu yaklaşımı benimserler, zira bu yaklaşım sayesinde okul çalışmalarından haberdar olurlar.
6. Birlikte oynanan oyunların temel amacı ortak hedefleri gerçekleştirmektir. Dolayısıyla birlikte oynanan oyunlar, ekip çalışmasının değerini, gerçek hayattaki anlamını kavramaya katkıda bulunur.
7. Çok güçlü öğrencilerin daha zayıf olanlara yardım etmelerine imkân verir.
8. Kurallara uymanın kendisi bir işbirliği biçimidir.

Örneğin, benzetim (simülasyon) oyunları veya rol yapma oyunları katılımcılara gerçek çalışma durumlarına yakın ortamlar sağlar ve bu sayede gerçek çalışma koşullarına daha çabuk uyum gösterilir. Günümüzde, pilotların eğitimi başta olmak üzere birçok eğitimde benzetim oyunlarından yararlanılmaktadır. Ayrıca okul öğrenmelerini kolaylaştırmak veya güçlendirmek amacıyla hazırlanmış elektronik oyun setleri de bulunmaktadır. Bunların dışında internet ortamında öğrenme amaçlı oyun sitelerine de sıkça rastlanmaktadır.

Eğitsel oyunlar;

1. Öğrencileri motive etmeli ve onların öğrenme etkinliklerine katılmalarını sağlamalıdır.
2. Öğrencilerin öğrenecekleri bilgileri belirgin hale getirmelidir.
3. Öğrencilere kurallar çerçevesinde bir özgürlük sunmalıdır.
4. Öğrencilere uyguladıkları stratejileri sınama imkânı sağlamalıdır.
5. Hataya izin vermeli, başarısızlığı abartmamalı.
6. Oyuncular arasında etkileşimi geliştirmeli.
7. Duyguları da dikkate almalıdır.
8. Oyunun aşamaları öğrenme durumuyla bütünleşmelidir.

Anne-babalar ve eğitimciler oyun tasarlarken ve hazır oyunlar arasından seçim yaparken belirtilen hususları dikkate almalıdırlar. Gelişi güzel tasarlanmış oyunlar, kendilerinden beklenen faydayı sağlamayabilirler.

Yazının başında da belirtildiği gibi, yetişkin için bir boş zaman etkinliği olan oyun çocuk için ciddi bir iştir. Bu nedenle çocuklar hem bireysel, hem de müşterek oyunlardan alıkonmamalıdırlar. Yapılan araştırmalarda, oyunun dikkat dağınıklığını önlediği, bir konuya yoğunlaşmayı kolaylaştırdığı, bireysel kapasiteyi artırdığı gözlenmiştir. Bu nedenle okul öğrenmeleri, konuların özellikleri de dikkate alınarak, olabildiğince oyun temelli düzenlemeler çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Çalışmalarını aksatmamak koşuluyla, çocuklarımız bireysel ve özellikle de müşterek oyunlardan alıkonmamalı.

Kaynakça

Delalande, Julie. “ Le jeu collectif, entre plaisir et respect des règles”, http://www.mondeo.fr/index.php?option=com_content&task=view&id=736 &Itemid=93&ed=29&PHPSESSID=d93086831cdd0da2566bba56663e9dbb (14.04.11)

Siegler, Robert. “Neuropédagogie, les jeux forment la jeunesse!”, http://www.mondeo.fr/index.php?option=com_content&task=view&id=730&Itemid=93&ed=29 (12.01.11)

http://fr.wikipedia.org/wiki/Jeu#Jeu_et_apprentissage_scolaire (07.05.11).

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü