Türk Dünyası Yardım Kampanyası

e-Öğretmen

04 Eylül 2010
Eriman TOPBAŞ

Öğretmen, öğretme-öğrenme sürecinin ana değişkenlerinden biridir. Diğer iki ana değişken öğrenci ve bilgidir. Öğretmenin temel görevi, öğretme-öğrenme sürecini öğretim hedefleri doğrultusunda düzenleyip öğrencilerin öğrenme nesnesi (bilgi) ile etkileşime girmesini sağlamaktır. Öğretmen bu görevini yerine getirirken öğretim hedeflerine uygun öğretim yöntemlerinden yararlanır.

Öğretmen, öğretme-öğrenme sürecinde, bilgiyi merkeze alan bir yol izleyebilir. Bu durum “öğretmen merkezli öğretim” olarak adlandırılır. Öğretmen, öğretme-öğrenme sürecinde, öğretmen-öğrenci etkileşimine ağırlık veren bir yol izlediğinde “eğitim” ön plana çıkar. Öğretmen, öğretme-öğrenme sürecini, öğrencinin doğrudan bilgi ile etkileşime gireceği şekilde düzenlediğinde ise “öğrenci merkezli öğretim” yapmış olur. Nitelikli öğrenmeler, umumiyetle “öğrenci merkezli öğretim” sonucunda ortaya çıkmaktadır. “Öğrenci merkezli öğretim” konusunda e-Öğretmen (elektronik öğretmen veya bilgisayar-öğretmen) mi, bio-öğretmen (ete kemiğe bürünmüş öğretmen) mi daha etkili olur? e-Öğretmen.

e-Öğretmen, niçin daha etkili olmaktadır?

Birincisi “öğrenci merkezli öğretim” imkanı sağlıyor. e-Öğretmen bağlamında, öğretme-öğrenme sürecinin ana değişkenlerinden biri olan öğrenci bizzat bilginin peşine düşmektedir. Öğrencinin bilgiyi elde etme çabası içine girmesi, genelde daha nitelikli öğrenmelerle sonuçlanmaktadır. Öğrencinin bu durumu içsel motivasyonla açıklanmaktadır. Yani öğrencinin bilgiyi elde etme isteğinde bir dış zorlama söz konusu değildir. Bilgiye yönelen, onunla etkileşime giren, onu kavramaya çalışan öğrencinin bizzat kendisidir. Bilgiyi elde etmek için yoğun bir çaba harcıyor. Tabir caiz ise elini taşın altına sokuyor ve dolayısıyla da uğraştığı konuyu adam akıllı öğrenebiliyor.

İkincisi, öğrenciye karşı olumsuz bir tutumu yoktur. e-Öğretmen, yanlış yaptığı vakit öğrenciye olumsuz tepkide bulunmaz. Bağırıp çağırmaz. Hakaret etmez. Öğrencinin talep ettiği konu/konuları tekrar etmekten bıkmaz. Sabır sınırı çok geniştir. En önemlisi öğrenciler arasında kesinlikle ayrım yapmaz. Her öğrenciye karşı aynı tavrı sergiler.

Üçüncüsü, bilgi hazinesi çok geniştir. Her türlü bilgiye sahiptir. Sözlük ihtiyacında sözlük, ansiklopedi ihtiyacında ansiklopedi, makale istersen makale, kısacası öğrenme konusuyla ilgili tüm ihtiyaçları karşılama kapasitesine sahiptir. Yeter ki, öğrenci kendi öğrenme hedeflerinden vazgeçmesin.

Dördüncüsü, zengin bir yöntem bilgisine sahiptir. Bir konunun öğrenilmesiyle ilgili olarak çok değişik seçenekler sunabilmektedir. Öğrenme konusunu görselleştirmede, işitsel hale dönüştürmede veya görsel-işitsel bir biçimde sunma konusunda çok mahirdir. Hatta öğrenme konusuna ilişkin etkileşimli öğrenme ortamı bile oluşturabilir. Kısacası öğrencinin tüm duyu organlarını dikkate alabilecek öğrenme ortamları düzenleyebilir. Öğrenmeyi eğlenceli hale getirebilir.

e-Öğretmenin bulunduğu ortamlarda bio-öğretmene ihtiyaç yok mudur?

Bio-öğretmen/öğretmenler olmadan e-Öğretmenin yapılandırılması mümkün değildir. e-Öğretmenin içinin doldurulması bio-öğretmen/öğretmenler sayesinde gerçekleşmektedir. e-Öğretmen imkanının ortaya çıkmasıyla birlikte bio-öğretmen, bilgi aktaran öğretmenden öğretim tasarımcısı öğretmene dönüşmeye başlamıştır.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü