Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Giresun Şubesinden Bilişim Teknolojilerinin Türkiye’deki Tarihsel Gelişimi Konferansı

15 Nisan 2016
Giresun Şubesinden Bilişim Teknolojilerinin Türkiye’deki Tarihsel Gelişimi Konferansı

Giresun Türk Ocağı’nda 15 Nisan 2016 tarihinde Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Hüseyin Kara Bilişim “Teknolojilerinin Türkiye’deki Tarihsel Gelişimi” konulu konferansının sunumunu yapmıştır. Hocamızın yaptığı sunumuz özeti aşağıda verilmiştir.

 

Sunum Özeti

 

Cumhuriyetin kuruluşunun akabinde Türkiye’de bilgiişlem uygulamaları gerçekleştiren birçok kurum vardır.

 

Delikli kart makinelerini (birim kayıt cihazı- unit record) ilk kullanan kurum 1927’DE Tekel İdaresi olmuştur. 1933’de Zonguldak Kömür İşletmesi, 1934’de Ziraat Bankası bu cihazları ilk kullanan kuruluşlardır.

 

Özellikle II. Dünya Savaşını izleyen yıllarda mekanik bilgiişlem kullanan kuruluşların sayısı hızla artar. Bunlar arasında TCDD, TMO, PTT, Sümerbank gibi devlet kuruluşları da vardır. Mekanik hesaplayıcı kullanan diğer bir kurum ise DİE’dir. 1926 yılında kurulan DİE’de 1935 yılında tasnif şubesi oluşturulmuş, bu şube ile kurum bünyesinde kimi uygulamalar mekanik ve yarı elektronik cihazlar kullanılarak yürütülmüştür.

 

Türkiye’ye 1927’lerde gelen bu makineler, 1965’lere kadar veri yığınlarıyla uğraşan bankacılık, kamu idare ve hizmet sektöründe yer almışlardır.

 

Türkiye’ye ilk gelen bilgi teknoloji şirketi National Cash Register’dır (NCR). Bu şirket İstanbul-Karaköy’de 1902 Yılında ilk temciliğini açmıştır. NCR Türkiye pazarındaki faaliyetlerine piyasaya sürdüğü NCR35 model mukayyit kasalarla başlamıştır. NCR 1952 yılında aldığı bir kararla yerel bir ortakla ülkeye yabancı sermaye getiren şirketlerden biri olmuştur. Ortağı ise Türkiye İş Bankasıdır.

 

IBM’in Türkiye’deki faaliyetleri 1935 yılında başlamıştır. Şirketin ilk müşterisi de TC Ziraat Bankasıdır. Şirket 1944 yılında “IBM Türk Limited Şirketi” adını almıştır.

 

1957 yılında sipariş edilip 1960 Yılında Karayollarına getirilen ilk bilgisayarı çok kısa zamanda kendisinden beklenmeyecek olumlu sonuçları vermiştir. Bu ilk girişim ülkenin gerek kamu gerek özel kuruluşlarında ve gerekse üniversitelerinde, bu çağdaş kalkınma ve uygarlaşma aracından yararlanmaya başlanmasına da öncülük etme hatta bir okul olma özelliğini taşımıştır.

 

IBM 650 Model 1 İtalya dâhil, Fransa, Almanya’nın güneyi, Balkanlar, Rusya, Ortadoğu olmak üzere o sınırlar dâhilinde kalan bölgedeki ilk bilgisayardır. O nedenle Karayollarına gelen bilgisayar sadece Türkiye’ye değil bu bölgeye de öncülük etmiştir. Türkiye’nin ilk bilgi işlem merkezi de Orhan Kanpulat liderliğinde 1960 yılında Karayollarında kurulmuştur.

 

1967 ile 1969 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi'nde görevli olan Elektronik Yüksek Mühendisi Aydın Köksal terimlere Türkçe karşılık bulma konusunda ısrarlı davranmış, aralarında bilgisayar, bilgi işlem, donanım, bellek, yazılım, komut, imleç gibi artık Türkçeye yerleşmiş sözcüklerin olduğu 2500 terim geliştirmiştir.

 

Türkiye’deki Üniversitelerden ilk bilgisayar 1963’te İTÜ’ ye gelmiştir. Ülkemizde Üniversite düzeyinde bilgisayar konusunda öncülük eden kuruluşlardan birisi de ODTÜ’dür. 1965 yılında kurulan Üniversitenin bilgisayar merkezinde o tarihte IBM 1620-II kullanılmış 1969 yılında IBM Sistem/360 Model’e geçilmiştir.

 

1963 yılında “Üniversitelerarası Kayıt ve Giriş İmtihanı Yönetmeliği” kabul edilir ve merkezi sınav uygulanmasına başlanır.

 

Türkiye Internet'e 12.Nisan.1993'te ODTÜ-TÜBİTAK tarafından oluşturulan Tr-Net projesi ile ODTÜ üzerinden bağlanmıştır.

 

Eğitim alanında ilk girişim 1984 yılında başlatıldı. – MEB komisyonu çalışmaları MEB tarafından 1985 yılında 1100 adet bilgisayar (üç ayrı marka: IBM, Amstrad, Macintosh ) Anadolu liselerine ve her ilde bir liseye dağıtımı yapıldı. Aynı yıl içinde bilgisayar satan firmalarca düzenlenen öğretmen yetiştirme programları amacına ulaşamadı. Yetiştirilen öğretmenler başka yerlere atandı. Bilgisayarların bir kısmı yerlerine ulaşamayınca1985-86 öğretim yılında başlatılamadı.

 

1987 yılı başlarında BDE tekrar gündeme geldi. Eğitimde kullanılsın mı kullanılmasın mı tartışmaları başladı. İletişimin teknolojik boyutları, bilgi toplumu olma yolundaki adımlar Türk Eğitim Sistemini yönlendirdi.1989-93 yılları arasında bilgisayar ve ders yazılımları konusunda büyük atılımlar yapıldı. Öğretmen eğitimi, bilgisayar alımı konularında ilerlemeler kaydedildi.

 

Türkiye BDE sayesinde, eğitim yaşamına bilgisayarı oldukça erken sokmuştur,

 

Dağılımındaki ve toplam sayısındaki yetersizliklere karşın, küçümsenemeyecek sayıda bilgisayar okullara girmiştir,

 

Milli Eğitim Bakanlığı, BDE’ ye karşı tavır almak yerine çözüm arayışı içinde bir tutumu benimsemiştir.

 

 

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü