Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Akıllı Okul

11 Ocak 2011
Eriman TOPBAŞ

Yirmibirinci yüzyılda, bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) sayesinde, “biraz önce” artık “çok geç” anlamına gelmektedir. Bilgi çok hızlı bir biçimde üretilmekte ve çok hızlı bir biçimde yayılmakta ve aynı hızla tüketilmektedir. Ayrıca eskiye oranla bilgiyi depolamak ve hizmete sunmak çok çok kolaylaşmıştır. Kitapları bastırmak için matbaaya, saklamak için kütüphaneye, nakletmek için kargoya ihtiyaç duymayacağımız zaman dilimleri artık çok uzaklarda değil. Nesiller yenilendikçe, kağıt kitaplar ancak sipariş üzerine üretilip tüketilecektir. Ve hatta kitap kapağının bir köşesine sipariş eden kişinin ismi de eklenebilecektir. Ve fiyatı şu andaki kitap fiyatlarından daha pahalı olmayacaktır. Üreticiyle tüketici arasındaki aracılar ortadan kalkacağı için fiyatlar daha da ucuz olabilecektir.

BİT’in etkileri yalnızca matbuat alanında değil, hayatın tüm alanlarında gözlenmektedir. BİT, girdiği her yerde, BİT öncesine göre ortamı rahatlatmakta, hata oranını en aza indirmekte ve verimi artırmaktadır. Bu özelliklerinden dolayı BİT her yerde kolayca yer edinebilmektedir. BİT sayesinde, kullandığımız her ortam ve bu ortamlarda kullandığımız her nesnenin önüne “akıllı” sıfatını koyar olduk. Akıllı ev, akıllı okul, akıllı sınıf, akıllı tahta vb. gibi örnekler gitgide yaygınlaşmaktadır.

Temel soru şu: BİT’deki gelişmelerden eğitim sistemi nasıl etkilenecektir?
Eğitim sisteminin en önemli değişkeni okuldur. Okulun en önemli değişkeni ise sınıftır. Zira sınıf, öğretmen-öğrenci-bilgi üçlüsünün buluştuğu yerdir. Planlı öğrenmelerin gerçekleştiği yer, birinci derecede sınıftır. Bu özelliklerinden dolayı sınıflar, eğitim sistemlerinin hedeflerine ulaşabilmesi bağlamında tek işlevsel ortamlardır. Siyasi felsefenin öngördüğü insan yapısı sınıflarda inşa edilir. Dolayısıyla, nasıl bir insan yapısı isteniyorsa, sınıflar da ona uygun olarak tasarlanır.
Sınıfın fiziki yapısı yanında, öğretmen ve onun öğreteceği bilgi, bilginin sunulacağı materyal ve bilginin öğrenciyle buluşturulmasında izlenen yollar da sınıf tasarımına dahil edilmek durumundadır. Sınıf tasarımı içinde yer alan diğer tüm hususlar yerli yerinde olsa bile, öğretmen istenilen özelliklere sahip değilse, o sınıfta, istenen insan yapısını oluşturmak tesadüfe emanet edilir. Bu nedenle, mevcut sınıfları “akıllı sınıflar” haline getirirken, öğretmenleri de bu akıllı sınıfları işletecek yeterliliğe kavuşturmak gerekmektedir. Aksi durumda sınıf öğretmene, öğretmen de sınıfa bakar durur.
Akıllı sınıflardan oluşan okullara “akıllı okullar” adı verilebilir. Okullarda, biri yönetim diğeri öğretim olmak üzere iki temel yapı bulunmaktadır. Genelde yönetim birimleri BİT’i diğer birimlere göre daha erken kullanmaya başlamaktadırlar. Burada tercih ile birlikte bütçe imkanları etkili olmaktadır. Halbuki okul yönetim ve öğretim yapılarından oluşan bir bütündür. Bütünün anlamlı olması, onu meydana getiren unsurlar arasındaki uyuma bağlıdır. Okulların anlamlı olmasında, yönetim yapısı ile öğretim yapısı arasındaki ahenk belirleyici olur. Bu bağlamda, okullarda yönetim birimleriyle birlikte öğretim birimleri de BİT ile donatılmalı ki, okullar daha anlamlı ve ahenkli yapılar haline gelebilsinler.

İçinde bulunduğumuz yüzyılda, ülkeler geleceklerini “akıllı okullar” üzerinden kuracaklardır. Eğitimde “fırsat eşitliği”, büyük ölçüde, “akıllı okullar” sayesinde gerçekleşecektir. “Akıllı okullar” sayesinde, köy okulu-şehir okulu; merkez-çevre okulu ayrımı büyük ölçüde anlamını kaybedecektir. Diğer yandan “akıllı okullar” ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin belirlenmesinde önemli bir yere sahip olacaktır.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü