Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Son Krifos

24 Kasım 2011

Eriman TOPBAŞ

Aslında yazının başlığını “Roman Bize Ne Öğretir?” koymuştum. Her yazılı metin gibi roman da bir öğrenme-öğretme ortamı olarak hizmet verebileceğinden başlık uygundu. Ya da bize öyle geliyordu. İşimiz eğitimcilik olduğu için, elimize geçen her nesneyi eğitim-öğretim açısından değerlendirme alışkanlığımızdan da kaynaklanıyor olabilir. Genelde insan, karşılaştığı durumları mevcut bilgi birikimiyle değerlendirir ve anlamlandırır. Bir eğitimcinin de bir romana, bir hikâyeye, bir tiyatro eserine, bir şiire gibi edebi ürünlere öğrenme-öğretme odaklı bakması normal gibi görünüyor.

İşin aslına bakılırsa, roman gerçekten de iyi bir öğrenme ortamı sağlayan edebi ürünlerden biridir. Romandaki birçok durum kurgu olsa bile, roman okuyucuya olabildiğince çok sayıda örnek olay sunmaktadır. Her örnek olay en az bir sorun ve sorunun çözüm yoluna ilişkin önerileri ihtiva eder.    Okuyucu her örnek olay bağlamında kendisiyle yüzleşir. Kişinin kendisiyle yüzleşmesi, kendisi ve çevresi hakkındaki farkındalığını artırmada hatırı sayılır bir katkı sağlar. Kendisi ve çevresiyle ilgili mevcut bilgi yapılarını yeniden gözden geçirir ve yeniden yapılandırır. Hayata bakış açısını yeniden değerlendirebilir ve burada da belli bir düzeyde farklılaşma oluşur. Bu farklılaşma elbette köktenci ve toptancı değildir. Nasıl ki insanın fiziksel gelişimi ve değişimi bir çırpıda olmuyor ise, düşüncesindeki değişimler de bir çırpıda gerçekleşmez. Genel itibariyle düşünsel değişim zaman içerisinde ve uzun bir süreç sonrasında sonuçlarını gösterir. İnsanın her iki değişim üzerindeki etkisi çok sınırlıdır.   

“Roman Bize Ne Öğretir?” başlığını tercih etmemin nedeni romanı bir öğrenme ortamı olarak kabul etmemeden kaynaklanmaktadır. Ancak gördüğünüz gibi başlık “Son Krifos” oldu. Son Krifos, Turgay Bostan tarafından yazılmış bir romanın adı. Romanın coğrafyası yerel, ele aldığı sorunlar evrensel. Coğrafya yerel; çünkü romandaki olaylar ağırlıklı olarak, Doğu Karadeniz’in bir vadisinde, Kromni’de ve yakın çevresinde geçiyor. Romanda ele alınan sorunlar evrensel. Çünkü insanın muhtelif durumlar karşısındaki dramını ortaya koyuyor. Ortaya koymanın ötesinde gözler önüne seriyor. Gözler önüne serme ifadesi daha uygun galiba. Zira romanda betimlenen olayları algı ekranınıza kolayca yansıtıp seyredebiliyorsunuz. Dolayısıyla 532 sayfalık romanı, bir çırpıda değil ama bir-iki günlük sürede okuyup bitiriyorsunuz. Yazarın o coğrafyayı adım adım bilmesi ve prodüktörlük mesleği, olayların görsellik oranın daha fazla olmasında etkili olsa gerek.

Romanın evrensel boyutu bağlamında ortaya konan belli başlı insani sorunları; ekonomik ayrıcalık-din değiştirme, din farklılığı-insan ilişkileri, zorbalık, işgalde insan davranışları, iyi gün-kötü gün dostluğu, arafta kalan insanın durumu vb olarak sıralanabilir. Romanda, okuyucu sıralanan insani sorunları ve sonuçlarını kelimeler üzerinden seyreder gibi okuyor.

Ötüken yayınları arasından çıkan Son Krifos,  roman formatında yazılmış bir eser olmasına rağmen, başta tarihçiler olmak üzere, halkbilimciler, coğrafi dilbilimciler, doğa bilimciler, ilahiyatçılar, çevreciler, ekoturizmciler vb. için de yararlanılabilecek bir kaynak olabilir.
Böyle bir eseri okuyucularla buluşturan yazarımız Turgay Bostanı tebrik ediyor, en az Son Krifos tadında yeni romanlarını bekliyoruz.       

 

 

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü