Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Balıkesir Şubesinden Atatürk, Türk Gençliği ve 19 Mayıs’ın Manası Konferansı

19 Mayıs 2016
Balıkesir Şubesinden Atatürk, Türk Gençliği ve 19 Mayıs’ın Manası Konferansı

Balıkesir Üniversite Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeki ÇEVİK bu haftaki ocakbaşı sohbetinin konuğu oldu. Türk Ocakları Balıkesir Şubesinde düzenlenen sohbette Doç. Dr. Zeki ÇEVİK “Atatürk, Türk Gençliği ve 19 Mayıs’ın Manası” hakkında konuştu.

 

Türk Ocakları Balıkesir Şubesi Başkanı İsmail ACAR ocakbaşı sohbetinin açılış konuşmasını yaparak Doç. Dr. Zeki ÇEVİK’i kürsüye davet etti. Doç. Dr. Zeki ÇEVİK konuşmasında şunları söyledi:

 

“Osmanlı Devleti’nin uzun ömrü I. Dünya Savaşı bataklığında son buldu. 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi ile silahlar sustuğunda Mustafa Kemal Paşa Adana’da bulunuyordu. Çok kısa süren Yıldırım Ordular Grup Komutanlığı görevi lağvedildikten sonra İstanbul’a çağırıldı. 13 Kasım’da karargâhıyla birlikte Haydarpaşa Garına ulaştı. Aynı tarihte İstanbul’a gelen 62 parçalık İtilaf donanmasının arasından geçerken çok üzülen yaveri Cevat Abbas (Gürer) Bey’e : “Üzülme Cevat bunlar geldikleri gibi giderler” diyerek bağımsızlık yolunda ne kadar kararlı olduğunu göstermişti.

 

Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’da 16 Mayıs 1919’a kadar yaklaşık 6 ay kadar kalmıştır. Bu sürede Şişli’de tuttuğu evde yakın arkadaşlarıyla memleketin geleceğini konuşmuştur. Onun ilk düşünceleri İstanbul’da kalıp siyasi mücadele yapmak idi. Ancak Sadrazam ve Harbiye Nazırı olabilme girişimleri sonuçsuz kalmıştır. Kazım Karabekir Paşa’nın hatıralarından Onun Nisan ayında Anadolu’ya geçme fikrinde olduğunu öğreniyoruz. İngilizlerin Doğu Karadeniz’de halkın silahlarını toplamak için istediği müfettişlik Harbiye Nezareti’nce oluşturulur ve bu görev 9. Ordu Müfettişi olarak Mustafa Kemal Paşa’ya verilir.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki önemli olaylardan biri Atatürk’ün Samsun’a ayak basışıdır. Türk Milleti Birinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan ümitsiz günlerde kurtuluş çareleri ararken, büyük bir lider Mustafa Kemal Atatürk ortaya çıktı ve Samsun’a ayak basarak “Kurtuluş” yolunu açtı. Dolayısıyla Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 İstanbul’dan başlayan yolculuğu bir kurtuluş dönemini simgeler. Atatürk, Türk Milleti’nin müdafaa-i hukuk fikriyle hazırlık yaptığını Samsun’a ayak basınca gördüğünü, yani milletin hazır olduğunu, bunun İstanbul’dan görülmediğini gazeteci Ruşen Eşref’e anlatmıştır.

 

Samsun işgal kuvvetleri için önemli noktalardan biriydi. Stratejik bakımdan büyük öneme sahipti ve Karadeniz’den Orta Anadolu’ya açılan en rahat ve güvenilir bir kapıydı. İngilizler 9 Mart 1919 tarihinde Samsun’a askerî birlik çıkarmışlardı.  Mustafa Kemal Paşa 16 Mayıs 1919 Cuma günü yaveri olduğu son padişah Vahdettin’e selamlık sonrası veda ziyaretine gitmiştir. İstanbul-Samsun yolculuğu öncesindeki Padişah ile kendisi arasında geçen bu konuşmayı Mustafa Kemal Paşa şöyle anlatır:

 

“-Paşa, Paşa!... Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin! Bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir (bu bir tarih kitabıdır)! Bunları unutun, dedi, asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden daha önemli olabilir...Paşa, Paşa...Devleti kurtarabilirsin!...

 

Bu sözlerden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle içtenlikle mi konuşuyor?...O Vahdettin ki... bütün yaptıklarından pişman mı olmuştur? Aldatıldığını mı anlamıştı? Fakat böyle bir yorum ile başka konulara girişmeyi ürkütücü saydım, kendine karşılık verdim:

 

-Kişiliğe güveninize ve bana bunca yüz verişinize teşekkür ederim... Elimden gelen hizmeti esirgemeyeceğime lütfen güveniniz...”

 

Mustafa Kemal Paşa, bu konuşmada plânlarının sezilmiş olabileceği duygusuna kapılmıştı, ama O’nu bekleyen ve O’na güvenen bir “Türk Milleti” vardı.

 

Mustafa Kemal Paşa ile beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü başlayacak yolculuğa gemi kaptanı İsmail Hakkı Durusu dışında 18 kişi eşlik edecekti. Bu 18 kişinin adları şöyleydi:(4) III. Kolordu Komutanı Kurmay Albay Refet Bey (General Bele), Müfettişlik Kurmay Başkanı Kurmay Albay Manastırlı Kâzım Bey (General DIRIK), Müfettişlik Sağlık Bakanı Doktor Albay İbrahim Talî Bey (ÖNGÖREN), Kurmay Başkan Yardımcısı Kurbay Yarbay Mehmet Ârif Bey(AYICI), Karargâh Erkân-ı Harbiyesi İstihbarat ve Siyâsiyât Şubesi Müdürü Kurmay Binbaşı Hüsrev Bey(GEREDE), Müfettişlik Topçu Komutanı Topçu Binbaşı Refik Bey(SAYDAM), Müfettişlik Başyaveri Yüzbaşı Cevad Abbas(GÜRER), Kurmay Mülhakı Yüzbaşı Mümtaz (TÜNAY),Kurmay Mülhakı Yüzbaşı İsmail Hakkı (EDE), Müfettişlik Emir Subayı Yüzbaşı Ali Şevket (ÖNDERSEV), Karargâh Komutanı Yüzbaşı Mustafa Vasfi (SÜSOY), Kurmay Başkanı Emir Subayı ve Müfettişlik Kâlem Âmiri Üsteğmen Arif Hikmet (GERÇEKÇI), İaşe Subayı Üsteğmen Abdullah(KUNT), Müfettişlik İkinci Yaveri Teğmen Muzaffer (KILIÇ), Şifre Kâtibi, Birinci Sınıf Kâtip Fâik (AYBARS), Şifre Kâtibi Yardımcısı, Dördüncü Sınıf Kâtip Memduh (ATASEV).

 

Mustafa Kemal Paşa beraberindeki kişilerle beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü öğleden sonra “Bandırma” adındaki eski bir vapurla Galata rıhtımından ayrılır. Onun Samsun’a çıkışında gördüğü manzara pek parlak değildi. Şehirde İngiliz işgal kuvvetleri vardı. Pontusçular sokaklarda kol geziyordu. Halk kendisini koruyamayacak durumdaydı. Atatürk bugün müze haline getirilen Mıntıka Palas’ta kaldıkları süre içinde hep bu meseleleri düşündü, yolculukta geçirdiği uykusuz geceler sona ermemişti; şimdi de burada uykusuz geceler başlıyordu. Ama O’nda ve O’nun gibi düşünenlerde bu azim oldukça hiçbir engel aşılmaz değildi. Samsun’da kaldığı süre içinde İstanbul’a 8 rapor göndermiştir.

 

Kısaca özetlediğimiz bu yolculuk Türk Milleti için bir dönüm noktası oldu ve kurtuluşun başlangıcıydı. Millî Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’da Anadolu topraklarına bastığı 19 Mayıs 1919 tarihinin önemi nedeniyle de 19 Mayıs’ı Türk gençliğine armağan etti. İlk defa 24 Mayıs 1935’te “Atatürk’ü Anma Bayramı” olarak kutlanan 19 Mayıs, 20 Haziran 1938’de “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kabul edildi. Buna 7 Mart 1981’de “Atatürk’ü Anma” ifadesi eklenmiştir.

 

19 Mayıs, Mustafa Kemal Paşa’nın Atatürk olduğu yolun başlangıcıdır. Doğum günü olarak da 19 Mayıs’ı seçen Atatürk, bütün ümidini gençlere bağlamış ve kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni de onlara emanet etmiştir.

 

Atatürk: “Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum” derken Türk gençliğine olan güvenini de anlatmıştır. Atatürk’ün şu sözleri hepimiz için bir rehber olmalıdır: “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir” demiştir. Atatürk’ü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmekle mümkündür.”

 

Programın sonunda Başkan ACAR, Doç. Dr. Zeki ÇEVİK Beye teşekkür etti. Türk Ocaklarına yaptığı hizmetlerden dolayı kendisine bir teşekkür belgesi, bir kitap ve 21 Nisan 2016 tarihindeki “Müdafaa-i Hukuk’tan Cumhuriyete Geçiş ve Günümüze Yansımaları” konulu ocakbaşı sohbetinin video ve fotoğraf DVD’sini hediye etti.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü