Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Alanya Şubesi Gençlik Kolları Başkanı Oğuzhan Çelik Ermeni Meseleleri Hakkında Açıklama Yaptı

07 Hazıran 2016
Alanya Şubesi Gençlik Kolları Başkanı Oğuzhan Çelik Ermeni Meseleleri Hakkında Açıklama Yaptı

Oğuzhan Çelik'in Açıklaması:

Değerli Arkadaşlar hiçbir sorunumuz yokmuş gibi Alman parlamentosunun Sözde soykırımı tanıyan yasa tasarısı gündemimize bomba gibi düştü. Aslında mesele şundan ibaret, hiçbir hukuki bağlayıcılığı olmayan bir tasarının sadece bizim canımızı sıksın diye yapılmış olmasıdır. Prof. Dr. Şenol KANTARCI Hocam “Ermeni Dosyası” kitabının önsözünde “Ermeni sorunu konusunu Türkiye açısından önemli kılan sebep, Batılı devletler tarafından dayatmacı bir yöntemle sorunu yıllardır siyasi olarak Türkiye’ye karşı politik bir araç şeklinde kullanılmasından ileri gelmektedir.” diyor. Prof. Dr. Mehmet ŞAHİNGÖZ Hocam ise Türk Ocakları Genel Merkezinde “Asırlık Soykırım Yalanı” kapsamında düzenlenmiş olan konferansta şu ifadeyi kullanmıştı “ Bütün ülkelerin raflarında Ermeni dosyası vardır. Bu dosya ilişkiler bozulunca ortaya çıkar düzelince ortadan kalkar.”

Biz hep deriz, eğer bir soykırım var ise bu Türklere yapılmıştır, bu sözün gerçekliğiyle alakalı bir sürü katliamın içerisinde biri de Kars Derecik köyünde yaşanmıştır. Burada katledilen Türklerle alakalı Rus ordusunda yer alan Ermeni subayinin ifadesi kan donduran cinstendir,“ Ben öyle katliam sahnelerine tanık oldum ki, buralarda öldürülmüş yerde yatan insanların sayısı sonbaharda bir ormanda yere düşen yaprakların sayısı gibiydi. Bunlar koyunlar gibi biçare ve savunmasız insanlardı.” (Rus Ordusunda subaylık yapmış Ohanes Apresyan isimli Ermenin “Men are like that” isimli kitaptan – Ermeni Dosyası, Kars Derecik Köyü Türk Katliamı, Şenol KANTARCI)

Bildiğimiz kadarıyla bugüne kadar 29 ülke ve 41 ABD eyaletinin parlamentolarından bu tasarı geçmiştir. Tasarının tarihsel sürecine baktığımız takdirde; İlk olarak bu iddialar 1919 yılında ortaya atılmış, bu iddialar üzerine Osmanlı Devleti, bağımsız devletler gelsin araştırsın demiştir. Bu süreçte gelişen yargılamalar sonucunda 146 Osmanlı yönetici herhangi bir soykırım izine rastlanmadığı için serbest bırakılıştır. Bu tarihten sonra Ermeni meselesi tamamen unutulmuş hatta Lozan da Ermenistan’la alakalı bir tek teklif dahi verilmemiştir. 1965 yılına kadar uykuya yatan iddialar 1965 yılında Tehcirin 50. Yılı olması sebebiyle tekrar ortaya atılmış, Amerikan temsilciler meclisinde Ermeni lobisinin desteğini alan temsilciler meclisi üyeleri bu asılsız iddiaları tekrar gündeme taşımışlar ve dünya ülkelerinin de gündemine almalarını sağlamışlardır. 1973 yılında Asala ile terör boyutuyla tanısan Ermeni meselesi, terörizmin terörü destekleyen ülkeleri de vurmasıyla terör boyutu son bulmuştur. 


Son söz olarak bugün çeşitli ülkelerin tanıdığı sözde soykırım tasarısı Türkiye’nin aleyhine kullanılabilecek politik bir araç olarak durmaktadır. Bu tasarıların hiçbir hukuki bağlayıcılığı yoktur. Ama bağlayıcılık yok diye kulağımızı tıkayıp duymamazlıktan gelemeyiz. Ülkelerin bu kararları almasına birinci sebep ülkelerinde faaliyet gösteren Ermeni Lobileridir. Türk Devleti olarak Lobi kurumlarını etkin ve aktif bir şekilde kullanarak aksi kararları aldırmanın peşinde olmalıyız.
Saygılarımla...

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü