Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Gezi Parkı'nda Perdeler Aralınırken

00 0000
Başlangıçta masumane bir çevreci eylem olarak gördüğümüz "Gezi Parkı eylemleri" zaman en iyi yargıçtır deyiminin haklılığını tescil edercesine zaman içerisinde gelişen olaylar dizisinde sır perdelerini aralayarak bir bir ipuçlarını açığa çıkarmaya başladı. Olayların spontane bir şekilde başladığını düşünürken gelişen olaylar dizilerinin tahlilinden sonra spontane değil başka , daha büyük amaçları hedefleyen plânlı bir hareket olabilir düşüncesine kapılmamak elde değil! Yanlız burada hassas ayarı kaçırmadan etliyi sütlüye karıştırmadan ince eleyip sık dokuyarak provakasyon ile masumane çevre , hattâ bir adım daha ileri giderek özgürlük alanlarına sert müdahale , iktidarın aşağılayıcı sert uslûbuna tepki koymak için Taksim Gezi Parkı'ndan başlayıp yurt'un dört bir köşesine yayılan protesto gösterilerini ayırabilmek gerektiğinin altını kırmızı kalemle çizmemiz gerekir. Bölgenin akciğerlerinden bir parçasının bir operasyonla adeta kanserli dokuymuş gibi sökülüp yerine -sanki çevrede az'mış gibi- AVM ve Plâza yapılmasını hangi vicdan sahibi entellektüel onaylar? Yine olayların gelişim sürecı içerisinde Sayın Başbakan'ın aşağılayıcı , küçümseyen, dışlayan ifadelerine hangi demokrat entellektüel tepkisiz kalabilir?

Hepimiz hatırlıyoruz olaylar çevreci, yeşilci olarak niteleyebileceğimiz sol dünya görüşlü gençler tarafından başlatıldı. Bu iyi niyetli başlangıç çok kısa süre içinde dalga dalga yayıldı. Bu mayanın tutacağını anlayan bir takım marjinal guruplar bayraklarıyla , flâmalarıyla hemen Gezi Park'ta yerlerini aldılar. "BDP Sırrı Süreyya Önderin önderliğinde sarı kırmızı yeşil renk dokusunu geziye taşıdı. -ha PKK ha BDP-  TKP başta birçok marjinal sol parti ve kuruluşlar   Masumane Taksim Gezi Park  direnişini normal akışının dışına taşıdılar. İhsan Eliaçık'ın başını çektiği Ebu Zerr felsefesinin Ali Şeriati ile sistemleşen Müslüman Sosyalistler diye vasıflandırabileceğimizgurup'un da Gezi Parkta oluşunun bazı yozlaşmaları kısmen önlediğini gördük. "Kandil Gecesinin kutlanıp Kandil Simitlerinin dağıtılışı, toplu Cuma Namazı" harekâtın kitlelerce sıcak karşılanmasında hayli etkili oldu. Yalnız marjinal gurupların Başbakanımız'ı hedefleyen edep dışı küfürlerinin gösterilere büyük zarar verdiğini ve harekâtın sıradan sade vatandaş nezdinde itibar kaybına sebep olduğu notunu da düşelim. Başlangıçta şüpheylede olsa bazı Ülkücü gurupları Taksim'de görsek te kısa sürede olayların provake edildiğini sezinleyerek meydanlardan çekildiler. Buna karşın hem Gezi Park eylemcileri hemde son günlerde Başbakanımızın karşılama ve miting havasına dönüştürülen toplantılarında AKP Kurmayları sözde Ülkücülere kendi yanlarındaymış havasını veren roller biçtiler! "fakat bu organizasyonları kırk yamalı bohça gibi kaldı. Tabiri caizse sırıttı" Yine tekrar edelim 3-4 ağaç diye başlayıp uslûp'a sertliğe, tahammülsüzlüğe, ihtiras ve kibire karşı duruş şeklinde gelişen harekât'a  kamu oyu desteği çok fazla idi. Bize garip gelen Batı ülkelerinin meydanlardan naklen yayın yapıp olayları körüklemeleriydi. Ayrıca kendilerine Taksim Gezi Park Direniş Komitesi sıfatını biçen eski Sovyet Prezidyum  Üye'leri kılıklı adamların istek listeleri de ayrı bir garabetti. "3. Köprü durdurulsun, Marmaray iptal edilsin . Hapishaneler boşaltılsın vs.. Bir sürü zırva!. Demokrasilerde bir eylem niye yapılır? Ne zamana kadar sürer? Bu eylem kamu oyunda desteğini , karşılığını bulmuşmudur? Evet bulmuştur. Mahkeme kararı ile o alan'ın AVM ye dönüştürülmesi engellenmiş ve Sayın Başbakan politik yaşamında ilk kez bu kadar büyük bir protesto gösterileri ile karşılaştığı için her halde durumdan vazife çıkararak bundan sonra bu kadar- Ben yaptım oldu'cu olmaz , bu kadar aşağılayıcı bir uslûpla gurur ve kibirine yenilmezhalkı'nı azarlamaz- bu eylemler de ilâ nihai devam etmez. Elbette aklı selim bir noktada hakim olur iki taraf'ı da tatmin eden bir çözüm bulunur. Aksini düşünmek bile istemiyorum! Ne o yani eylemler sonsuza kadar mı sürecek? Ülkenin hali , piyasalar, iş güç, ekmek paraları , geleceğimiz ne olacak? Olayları kaşıyıp tahrik edip canlı yayın yapan Batı Medyası bir anda neden saf değiştirdi? AKP yi onlar diğer İslâm ve Arap ülkelerine rol model olarak gösterip methiyeler dizmiyorlarmıydı? Birden neler değiştı , köprülerin altından akan sular mı değişti? Bizce meramını anlatam direnişin artık kesin olarak bitmesi gerekir. Batı medyası bunu kaşıyorsa akla binbir çeşit sorular gelir. Emperyal Batı'nın büyük patronu ABD Orta Doğu'daki ruh ikizi bir bedende iki ruh gibi içiçe olduğu İsrail' in varlığını korumak ve ileriki yılların dünya devliği yarışının mutlak galibi olacağı düşünülen Çin'in  orta Doğu petrollerine erişmesine engel olmak için uyguladığı BOP ndeki stratejik ortağı AKP yi , Tayyip Bey'i teknik nedenlerle feda edip yerine Türk politikasının yeni Amerikanofil tiplerinden birini mi hazırlıyor.? Bir bardak suda koparılan fırtınaya ve olayların özellikle bitirilmek istenmemesine bakarsak bu sorumuz pek de anlamsız sayılmaz! Bu arada Sayın Başbakan'ın da olayları bir güç gösterisi, bir inatlaşma eşiğine taşımaya mütemayil tavrını çok tehlikeli buluyoruz. Kalan %50 yi tutamıyorum ifadeleri, bir günde 7 miting gibi toplantılar, rest'li ifadeler15-16 sında yapacağını açıkladığı Ankara ve İstanbul Mitingleri"bak ben senden çok fazla kalabalıkları topluyorum"  bitmeyen azarlamalar, gitgide sinir kontrolünü kaybettiğinin göstergeleridir Halbuki bilmesi gereken husus oturduğu koltuk itibari ile - öfke muhalefet'e sakinlik ona ait olması başkalarının hataları üzerine gece gibi karanlık örtüler örtmesidir. Yine sayın Başbakan görüşme odasına ilgisiz bir takım yandaş isimler yerine net muhalif olduğunu bildiği ve Gezi Parkı'nı temsil edebilecek isimler çağırmalıdır. Yoksa Hasan Kaçan, Necati Şaşmaz, Hülya Avşar gibi kamu oyunda açık yandaş olarak bilinen kişileri daveti olsa olsa keyf getiren yarenliği olarak vasıflandırılır.  Üstüne üstlük bu yaren sohbetlerinden sonra Taksim Gezi Parkı için referanduma gidilebileceği açıklanıyor. Ne referandumu? Mahkeme yürütmeyi durdurmadı mı? Çıkın ortaya şeriatın kestiği parmak acımaz, mahkeme kararına saygılıyız deyin, uslûbunuzu yumuşatın, işi bitirin!  Yalnız şunu bilemeyiz iş ABD nin Türkiye'de partner değişikliğine karar vermesi gibi çok ciddi bir mesele ise bu işler bitmez, biterse bir başka olay çıkartılır! Yazıyı noktalarken bir not daha düşelim. Lâfta hasmımız esasta büyük müttefikimiz, cephedaşımız-Suriye ve İran'a karşı- İsrail'in gizli servisi Mossad'ın şef'i  Tamir Pardo ansızın Ankara'ya geldi. Hayırdır inşallah!
Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü