Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Eskişehir Şubesinden Hoca Ahmet Yesevi Bilgi Şöleni

03 Mayıs 2016
Eskişehir Şubesinden Hoca Ahmet Yesevi Bilgi Şöleni

FOTOĞRAF ALBÜMÜ İÇİN TIKLAYINIZ

 

Gençlik Kollarımızın hazırlamış olduğu ‘’Pîr-i Türkistan Hoca Ahmed Yesevî’’ adlı bilgi şöleni Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Oturum başkanlığını Ocak Başkanımız Prof. Dr. Nedim Ünal’ın üstlendiği şölenimize konuşmacı olarak Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kartal, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Mehmet Şeker ve İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Özdinç katıldı.Açılış konuşmasını yapan Gençlik Kolları Başkanımız Eyüp Ersegün Kahraman şunları söyledi:



‘‘Bismillah deyip hikmet söyleyip taliplere inci cevher saçıyorum’’



Hoca Ahmed Yesevi’nin Divanı Hikmet Adlı eseri bu dizelerle başlar biz de bu vesileyle bismillah deyip bilgi şölenimize başlıyoruz.



Aziz Türk Ocaklılar, kıymetli öğretim üyeleri ve misafirlerimiz;



Öncelikle Unesco tarafından ilan edilen 2016 yılı Hoca Ahmed Yesevî yılı münasebetiyle Eskişehir Türk Ocağı Gençlik Kolları olarak düzenlemiş olduğumuz ‘Pîr-i Türkistan Hoca Ahmed Yesevî’konulu bilgi şölenimize teşriflerinizden ötürü şükranlarımı sunarım. Geçtiğimiz ay 104. kuruluş yıldönümünü kutladığımız Türk Ocakları, vatan topraklarının birer birer elden çıktığı tarihlerde, devletin bütünlüğü ve milletin bekası için dönemin münevverlerini harekete geçmeye davet eden 190 Askeri Tıbbiyeli öğrencinin o günkü millet sevgisi ve vatan birliği telakkisini aynı heyecan ve şevk ile sürdürmektedir. Türk Ocakları, kurulduğu günden bugüne değin, hiçbir menfaat ve beklenti içerisine girmeden, yalnızca Türk milletinin birliği ve Türk devletinin bekası uğrunda ilmi ve kültürel çalışmalarını süratle devam ettirmektedir. 



Yesevi'nin Çeşmesinden Akmışım
Mevlana'nın Gözleriyle Bakmışım
Yunusların Tezgahından Çıkmışım
Senlik Benlik Dosta Giden Yol Mu Ki



Bugün burada, Müslüman Türk coğrafyasını gönülleriyle baştan başa sarıp, Müslüman Türk Milleti’nin mayalanmasını sağlayan, Orta Asya’dan Anadolu’ya oradan da balkanlara kadar uzanan, ölmeyip suret değiştiren, gönül erlerinin yetişmesini sağlayan, büyük mutasavvıf Hoca Ahmed Yesevi’yi konuşacağız. Türk-İslâm dünyasının yetiştirdiği önemli bir gönül ve irfan ehli olan Hoca Ahmed Yesevi İmâm Mâturîdî’nin oluşturduğu Mâturîdîlik ile İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfece teşekkül ettirilen Hanefîlik düşüncesini irfanla mezcetmiş ve bugünkü bilinen adıyla "Yesevîlik tarikatının" da banisi olmuştur. Bu yönüyle o Mevlânâ’da olgunluk noktasına varan bir geleneğe zemin teşkil etmiştir.



Hoca Ahmed Yesevi hakkında söylenebilecek her şeyin özeti büyük şair ve düşünür Yahya Kemal Beyatlı’nın sözlerinde saklı :



‘‘Şu Ahmed Yesevi kim, bir araştırın göreceksiniz ; Bizim milliyetimizi asıl onda bulacaksınız’’



Bizler Türk Ocaklı gençler olarak, tarihiyle, kültürüyle milletimizin bütün değerlerine sahip çıkarak, milletimizin asıl kimliğimizi onda bulacağımız Hoca Ahmed Yesevi’yi bu konunun uzmanı olan değerli hocalarımızla bütün yönleriyle bilgi şölenimizde ele almaya çalışacağız.



Değerli misafirler, konuşmama son verirken başta bilgi şölenimize konuşmacı olarak katılan kıymetli hocalarımız olmak üzere, bu bilgi şölenimizin gerçekleşmesinde emeği geçen Ocak Yönetimimiz, Gençlik Kolları üyelerimiz ve bilgi şölenimize iştirak eden siz kıymetli misafirlerimize şükranlarımı sunarım.



Konuşmamı Hoca Ahmed Yesevi’nin Divanı’ndaki bir hikmetiyle sonlandırmak istiyorum.



Sevmiyorlar bilginler sizin Türkçe dilini
Erenlerden işitsen açar gönül dilini
Ayet - hadis anlamı Türkçe olsa duyarlar
Anlamına erenler başı eğip uyarlar

Miskin kul Hoca Ahmet yedi atana rahmet

 


Eyüp Ersegün Kahraman’ın konuşmasının ardından program, Ocak Başkanımız Prof. Dr. Nedim Ünal’ın konuşması ile devam etti. Sayın Ünal konuşmasında şunlara değindi: 



Büyük alim, Türkoloji’nin kurucusu Fuat Köprülü’nün yazdığı “Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar (1919) adlı eserine kadar Hoca Ahmet Yesevi’yi biz bilmiyorduk, haberimiz yoktu,onun sayesinde öğrendik. Bâcıyân-ı Rum’la, Ahiyanı Rum’la, Hacı Bektaşi Veli’yle nasıl vatan olunduğunu o kitaptan öğrendik. Ama son 25 senemize kadar amele dönüştüremedik. Semalarımızda 6 Türk Bayrağı dalgalanmaya başladıktan sonra Ahmet Yesevi’nin farkını ve ehemmiyetini anladık. Çünkü Ahmet Yesevi dervişlerini bütün Türk coğrafyasına göndermiş ve Türk kültürüyle mayalanmasını sağlamıştı. Yani Yesevi’nin şöhreti sadece Türkistan’a münhasır kalmamış, Türklerin yaşadığı çok geniş sahalara yayılmıştır. Eski Kültür Bakanlarından Namık Kemal Zeybek sayesinde,Hoca Ahmet Yesevi Vakfı kuruldu , Yesi ‘de Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi açıldı. Hoca Ahmet Yesevi türbesini İznik’ten gönderilen çinilerle tanzim etti. Bugün milyonlar Yesi’ye akıp , Yesevi’yle kucaklaşıyor. Aziz dostlarım; bu sene Unesco tarafından 2016 yılı Fuat Köprülü’nün 50. yılı ve Ahmet Yesevi’nin 100. yılı münasebetiyle Fuat Köprülü ve Ahmet Yesevi yılı olarak ilan edilmiştir. Bizde bu vesileyle üç güzel insan,üç alimle, üç dostla Ahmet Yesevi’nin fikrini, zikrini, eserlerini ,yaşayışını zikretmeye çalışacağız. 



Daha sonra Program konuşmacılarından ESOGÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kartal ise konuşmasında şu hususlara dikkat çekti:



Dil ve Divanı Hikmet Üzerine, Yesevi'de Dilin Önemi



Öncelikle manevi pîrimiz, kılavuzumuz olan Ahmet Yesevi’yi kutlama ve yad etme etkinliği için genç kardeşlerimi gönülden kutlarım. 



Maveraünnehir ve Türkistan bölgesinde İslam’dan önce ve İslam’dan sonra büyük ve özgün bir devlet oluşturan ender milletlerdeniz.Alimi, arifi, şairi destekleyip himaye eden sultanlar vardır. Bu destek ve oluşturulan ortam neticesinde bizim kültür ve medeniyetimiz ilmik ilmik işlenmiştir. Birçok arif ve sanatkar yetiştirmişizdir. Tabiri caizse dünyaya hediye etmişizdir. İşte bunlardan biri Hoca Ahmet Yesevi’dir. 


Ahmet Yesevi’nin çok önemli bir misyonu vardır. Türkçe’nin etrafında Türk milletini bir araya getirip , tekamül ettirerek, bu şuurun oluşmasını sağlamaktır. Çünkü dil oluşacak, ondan sonra idrak etme oluşacak. Bu algılarla birbirimizi kenetleme ve millet olma algısını ortaya çıkaracağız. Ahmet Yesevi’nin yetiştiği ortamda kullanılan 3 dil vardır.



1- İlimde ve hukukta Arapça
2- Edebiyat ve resmi evraklarda Farsça
3- Orduyu teşekkül eden millet ve Türk asıllı halkın kullandığı dil olan Türkçe



Bir milletin varlık sebebinin en önemli düsturu dildir ve dil bilincini kendine aşılamasıdır. Belli bir noktada halka mesajını bu dille veriyor, kenetliyor. O medeniyetin oluşması için önemli bir metin oluşturuyor. Bir coğrafyada milli kimliğimizle var isek , Balkanları geçip hala bu dili koruduysak bunu Horasan erenlerinin bu şuurlu tavrıyla başarmışızdır. 



Ahmet Yesevi’nin Türk Dilinin gelişimi ve oluşumu noktasında gösterdiği çabayı dergah ve türbe etrafındaki cemiyetlerde de görüyoruz. Türklerin göçebe hayattan yerleşik hayata geçmesinde ve halk ile aralarındaki bağın oluşumunda en büyük katkıyı yapan kişi Ahmet Yesevi’dir. Burada Türk milletinin yıkılmaz varlığı teşekkül ediyor. Horasanların amacı bu insanları eğitmek ve yetiştirmektir. Ondan sonra da yaratıcısı olan Allah'a kavuşturmaktır. Ahmet Yesevi halkın anlayabileceği sadelikte mensubu olduğu dünya görüşünü halka anlatır. 



Ahmet Yesevi’nin halk içinde benimsenmesi okunması,nesilden nesile aktarılmasının sebebi söylediği unsurlardır. Halkımız şiirde ahenk ister. Aynısını Aşık Paşa ve Yunus Emre’de de görürüz. Şiirlerindeki ahenk unsurları Türk halk ve tekke şiirinde de görülür. Hikmetlerin ekserisi dörtlükler halinde , koşma tarzında hece vezni ile oluşturulmuştur. Heceyle yazılanları 4+4+4 şeklindeki duraklardır. Bu durum onun şiirlerinde adeta bir zikir ritmi oluşturmuştur . Ayrıca aliterasyonla da bunu yapmaya çalışmıştır. 



Ahmet Yesevi hazretlerinin kendisine misyon edindiği Türk halkını,Türk dilinde birleştirip buluşturmak ; cemiyetten millet haline getirmek ondan sonra asıl misyon olan bizleri Allah’a kavuşturmaktır. En önemli düstur olarak da bu insanların hayatını riyadan uzak yaşama ilkesini benimsetmiştir. İşte Anadolu’nun Türkleşip İslamlaşmasında bu noktada rehber gösteren kişi Ahmet Yesevi olmuştur. Biz bu insanlara minnet borçluyuz. Onun manevi, ruhani huzurunda eğilerek saygılarımı sunuyorum. 



Sayın Kartal'ın konuşmasından sonra söz alan İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Özdinç ise şu konulara temas etti:



Yesevi’nin İtikad Dünyası 



Ahmet Yesevi’nin Hikmetleri Türk milleti arasında yüzyıllardır süren iklimi aşk ve gönülle benimsenen hikmetlerdir.Yesevi tasavvufun tevekkül, kanaat,şükür,teslimiyet gibi cephelerini ön plana çıkarıp hikmetlerini söylerdi. Bu hikmetler düğünler, cenazeler, sünnetlerle birlikte nesilden nesile aktarılmıştır. Yesevi’nin itikad dünyasında Allah’ın muradının ne olduğunu bilme ve onu anlama yer alır. Bu kaynaklar Hanefi,Maturidi geleneğinden gelir. Deyişlerindeki isimlerde bu sebeple hikmet olarak nitelendirilmiştir.Hoca Ahmet Yesevi, Maturudiliğin hikmet anlayışı ile tasavvufun hikmet boyutunu ve sünnetin hikmet boyutunu meydana getirerek saf,arı bir Müslümanlığı Türklere benimsetmiştir.



Sayın Özdinç’in konuşmasından sonra İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Mehmet Şeker ise şunları söyledi: 



İslamlaşma Sürecinde Ahmed Yesevi 

Türk Tarihinde iki ana dönemeç vardır. 

1-İslamlaşma asrıdır. Türk milletinin Müslümanlaşma süreci 500 yıl sürmüştür.

2- Modernleşme ve batılılaşma: Asırlardır sahip olduğun bir medeniyetten başka bir medeniyetin dairesine girişinin açıkça ifade edildiği dönem.



Meydanda birden çok Yesevi portresinin dolaştığını biliyoruz. Ama bence Yesevi’yi en iyi anlatan tarif şudur ; Hikmetleri melâmi dervişine benzer. Melâmi’yi ateşe atmışlar sadece hırkası ve ceketi kalmıştır. 



Bizim tasavvurumuzda yörüngeyi belirleyen esas unsur tasavvuftur. Türk milleti ancak sufilik içerisinde derin bir sanatkarlık ruhu kazanır. Bu sufilerin başında Yesevi gelir. Yesevi’de, Tasavvufla İslam özdeşliği, Türk mayasını yoğuran en önemli unsurların başında gelir.

 

Yesevi Türk tasavvuf düşüncesinde köşe taşıdır,başlangıç noktasında yer alır . Bir düşünce hangi aşamaları kat ederse etsin devamlı olarak ilk havayı teneffüse eder. Düşünce belli bir zamana yaslanarak devam eder. Ahmet Yesevi ;Dedem Korkut’la , Yunus Emre ile ruhen münhasırdır. Aynı zaman değil ama aynı ufuktadırlar. Yesevi aynı zamanda Farabi ve Yusuf Has Haciple aynı güzergahta yer alır. 



Ahmet Yesevi’nin maksadı hayat ile arayı açmadan İslamiyet nasıl benimsenir hangi itiyatlar esas alınmalıdır bunu sunar. Kitabı halka yaklaştırma değil de halkı kitabı olana yaklaştırma ilkesini uygular. Yani milletin ağzında yaşayan dile kendi fikirlerini aktarır. 



Konuşmaların sonunda oturum başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal bilgi şöleninin genel bir değerlendirmesini yaptı. Şölenin sonunda konuşmacılara hediyeleri Önceki Ocak Başkanlarımızdan Orhan Keskin,Ocak Başkanımız Nedim Ünal,Başkan Yardımcısı Mehmet Topal ve Gençlik Kolları Başkanımız Eyüp Ersegün Kahraman tarafından takdim edildi.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü