Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Fatih Projesi ve Geleceğimiz

08 Şubat 2012

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okulların akıllı tahtalarla donatılması ve ders kitaplarının bilgisayar ortamına taşınmasını öngören Fatih Projesi'ni 2011-2012 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde uygulamaya başlıyor.

 

MEB, Fatih Projesi kapsamında öncelikle lise 1. sınıflardan başlayarak “akıllı tahtalar” ile donatacak. İkinci dönemden itibaren başlayacak bu altyapı kurulumu tamamlandıktan sonra her sene ilköğretim 5. sınıf ile lise 1. sınıf öğrencilerine tablet bilgisayar dağıtılacak. Dağıtılacak tablet bilgisayarların adeti yaklaşık 2.5 milyon olacak.

Öğrenciler, tablet bilgisayarları 4 yıl boyunca kullanabilecek. Bu sürenin sonunda tablet bilgisayarlar öğrencinin kendisine ait olacak. Bilgisayarın bozulması durumunda servis garantisi ve ağı olacak.

İnternet erişiminin hızlı ve kaliteli olabilmesi için okullara fiber kablolar döşeniyor. Ancak çok düşük nüfuslu, erişim maliyeti yüksek kırsal kesimdeki bazı okullar uydu tipi erişimle sisteme bağlanacak.

Tablet bilgisayarlara, öğrenci hangi sınıfa devam ediyorsa o sınıfın ders kitapları yüklenecek. Sınıflarda akıllı tahtalarla tablet bilgisayarlar etkileşimli olacağı için dersin işlenişi de etkileşimli yapılacak.

Okulların internet erişim kalitesinin arttırılmasıyla uzaktan eğitim imkanları gündeme gelecek ve ülkenin doğusundaki bir okulla batısındaki bir okul etkileşimli eğitim yapabilecek.

Fatih Projesi kapsamında eğitsel içeriklerin üretimi, yaygınlaştırılması, dağıtımı için bir “sanal fabrika” oluşturulacak. Yeni nesil eğitsel içerikler klasik kitaplardan farklı olarak görsel, işitsel, tepkisel olarak zenginleştirilmiş yapıda sunulacak.

Tablet bilgisayar uygulamasının 4 yılda tamamlanması planlanıyor. İlköğretim 5 ve lise 1. sınıf öğrencilerine dağıtımın ardından, uygulama diğer öğrencilere de yaygınlaştırılacak.

***    

Bu projeye karşı çıkmak elbette yanlış ve çağdışı bir harekettir. Bu teknolojik gelişme sayesinde öğrencilerimiz hem küçük yaşlarda bilgisayar öğrenmeye başlayacaklar hem de daha geniş bir bilgi ağına sahip olacaklardır. Projenin daha bir çok avantajı vardır/olabilir.

Her yenilikte olduğu gibi bu yenilikte de bence alt yapı ve fiziki rahatlık yok!

Şimdi sormak lazım; Türkiye’de kaç okulda bilgisayar labarotuvarı var? Ya da kaç okulda bilgisayar sınıfları faal olarak kullanılıyor? Kaç öğretmen bilgisayarı rahatlıkla kullanabiliyor?

Öncelikle okullarımızın fiziki yapısını ne durumda?

Derslik sayılarını arttırarak öğrencilerimizi daha rahat ortamlarda eğitim görmelerini sağlamak gerekir.

Bir çok okulda öğretmen ihtiyacı var… Bunu tamamlayabildik mi? Ya da öğretmenlerimize gereken değeri verdik mi?

Bir harf öğreten için ne yaptık?

Şimdi bir öğretmenin maaşı ne kadar ve toplumu eğiten-öğreten, geleceğimize yön veren öğretmenlerimize ne kadar değer veriyoruz?

Eğitim sistemimiz üzerindeki kültür emperyalizmi karşısında ne kadar gayret sarfediyoruz?

Türkçemiz hiçbir dönemde bu kadar dejenere olmamıştı. Nerede imla kuralları? Devletin televizyonunda bile özel isimlerin yazılışına dikkat edilmiyor!! Dil ve dilbilgisi konusunda dedelerle torunlar arasındaki uçuruma bakın!

Konuşmamız bozuldu, yazımız bozuldu, anlatımımız bozuldu, anlamamız bozuldu…

Dilekçe bile yazmasını bilmeyen bir nesil yetişiyor…

Evet, tek derdimiz tablet bilgisayar!!

Bu uygulama sayesinde  azalan okuma alışkanlığımız yok olacak!

Öğretmen, akıllı tahtalarda ders anlatırken; öğrenciler masasının üzerindeki tablet bilgisayarında dersi dinlerken; hayallere dalmak daha da kolaylaşacak…

Hani nerde göz göze temas…

Teknolojik gelişmeye evet, ama kültür emperyalizmin tahribatına da göz yummamak gerekir.

Sahi, yeni sistemde defter olacak mı?

Sınıflara ortak bir veya birkaç yazıcı koyarsak  deftere de gerek kalmaz!!

Böyle mi olacak?

Uygulanan eğitim sisteminde bir yanlışlık var!

Bakın, her yönü ile kötü bir nesil yetişiyor. (Elbette istisnalar da vardır ama…)

Dünya Bankası’nın hazırladığı raporda bir çok  gelişmeye rağmen ortaöğretimde şu sorunlara dikkat çekildi:

- Türkiye’de eğitim sisteminin yapısı ile ilgili uluslararası normlar yok.

- Türkiye, okul öncesi eğitimde geride kaldı. 3-5 yaş grubunda okullaşma oranı Fransa’da yüzde 100 iken Türkiye’de ise sadece yüzde 15 seviyesinde.

- Türkiye’de ortaöğretime erişim oranları AB’ye yaklaşamıyor.

- Türk okul sistemi, çok az öğrenciyi iyi eğitiyor. Öğrencilerin çoğunu başarısız kılıyor.

- Türkiye’de meslek liseleri, çalışma piyasası ile ilgili hedeflerini gerçekleştiremiyor.

- Türkiye’nin genel ortaöğretim okulları da eğitim hedeflerine ulaşmada başarılı değil.

Raporda, bu sorunlarla birlikte şu öneriler yapılıyor.

- İller için yıllık hedefler belirleyerek, orta öğretimde okullaşma oranını 2015 yılına kadar yüzde 80′e çıkarmak için stratejik girişim başlatın.

- Orta öğretim için büyük çaplı bir yatırıma girişin.

- Orta öğretim kurumlarında öğretmen başına öğrenci oranını, kademeli olarak 20-25 aralığına çıkarın.

- Orta öğretimi kademeli olarak zorunlu hale getirin.

- Kızların ve yoksul aile çocuklarının okula devam etmesi için daha fazla teşvik sağlayın.

- Okul kalitesi için gösterge ve standartlar belirleyin.

- Müfredata bağlı öğrenme standartları belirleyin. Tüm öğrencileri bu müfredat standartlarına göre değerlendirmek için testler geliştirin.

- Öğrencilerin öğrenme performansı ile ilgili test sonuçlarını öğrenci ve ailelerine bildirin. Okul performans sonuçlarını kamuoyuna bildirin.

Öğretmen kalite güvencesi

- Öğretmen eğitimi için ulusal bir çerçeve geliştirin. Çerçeveyi yeni müfredat ile uyumlu hale getirin.

- Üniversiteler için öğretmen eğitim programlarının tasarımı konusunda kılavuz ilkeler belirleyin.

- Üniversitelerdeki öğretmen eğitim programları için kalite güvencesi, akreditasyon ve değerlendirme mekanizmaları oluşturun.

- Tüm orta öğretim öğrencilerine yüksek öğrenime ve vasıflı istihdama hazırlanmaları için fırsat sağlayın.

- Meslek okullarındaki öğrencilere, hem genel orta öğretim diploması getirecek, he de kendilerini vasıflı istihdama hazırlayacak temel becerileri öğrenme imkanı tanıyın.

- Her öğrencinin yüksek kalitede üniversite eğitimine hazırlanmasını sağlayın.

- Orta öğretimi, tüm öğrenciler için yeni beceriler geliştirecek şekilde yapılandırın.

- Orta öğretim müfredatında aşırı kalabalıklaşmayı önleyin.

***  

Biz işin özüne inmeden, dışı ile kabuğu ile oyalanıyoruz… Oyalanırken de geleceğimizi yok ediyoruz… Sonra da “Eskiden tezek kokardı bundan iyiydi” deyip şarkılar söylüyoruz…

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü