Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Milli Bayram Kutlamaları

15 Ocak 2012

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarına yönelik Valiliklere gönderdiği genelge ile ilgili “Nitelikli ve çağdaş eğitimin önündeki engellerden birisi de eğitim yılının başından sonuna kadar serpiştirilmiş, sözden ve hamasetten öteye geçemeyen şekilci, seromonyal törenlerdir” şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Bakanlık, ''Genelgemizde 'Kanun ve yönetmeliklerde öngörülenlerin dışında ilave, geleneksel ya da adet haline getirilmiş uygulamalarla hem öğrencilere hem vatandaşlara ilave yük ya da sıkıntı getirmeyelim' dedik'' diye görüş bildirdi.

Benim Manisa Lisesi’nde   okuduğum yıllarda Beden Eğitimi dersinden geçmek için   19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarına katılmak yeterli idi. Nasıl bir işkence idi o günler; kız arkadaşlarımızın şort ile, mini etek ile  törenlere katılmasının mecburiyeti, bizim o kasadan atlamanın zorluğu bende derin izler bırakmıştı. O kasadan bir türlü atlayamazdım. Lise son sınıfta kasadan atlayamadığım için 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarına katılmamıştım. Katılırsam Manisa 19 Mayıs Stadyumunda binlerce kişinin önünde rezil olmak vardı. Katılmazsam Beden Eğitimi dersinden kalmak vardı. İyi ki not ortalamasından geçmek vardı. Manisa Lisesi’nden Beden Eğitimi dersinden 4 ile not ortalamasından geçerek mezun olmuştum. Yıl: 1975…

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları ile ilgili benim gençliğimde hafızamda bu anekdot kaldı.

Bir dönem bu bayram halk arasında “Bacak bayramı” adı ile anıldı. Kız öğrencilerimize şort ve mini etek giydirme mecburiyeti böyle bir rezalete imza attı.

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ile 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarına bakın; kimler katılıyor bu bayramlara? Bürokratlar, görevli öğrenciler ve öğrenci yakınları… Yıllardır  bu düzen hiç bozulmadı. Aylar önceden başlayan bayram hazırlıkları ve provaları okullarda eğitim ve öğretimi felç ediyor. Bunu söylemek, milli bayramlara karşı olmak anlamına gelmemeli…

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarında kız öğrencilerin mini etekli ve şortlu kıyafet giyme mecburiyeti zamanın Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler zamanında kaldırılmıştı. O dönemde bir işim için Ankara’ya gitmiştim. Otogardan bir taksiye bindim. Şoföre, o dönemi sormuştum; iktidar ile ilgili soruma şoför çok ilginç bir cevap vermişti: “Allah razı olsun Milli Eğitim Bakanından 19 Mayıs Bayramındaki kıyafetleri düzeltti,” demişti. O zaman kız öğrencilerin kıyafetleri ile ilgili bu karar da bazı kesimlerce tartışılmış ve karşı çıkılmıştı. Bu konu ile ilgili Eski Bakan Vehbi Dinçerler şunları söylemişti:

“Bakan olduktan sonra Anadolu’nun adı duyulmamış köşelerinden bile telgraflar gelmeye başladı. İnsanlar tören kıyafetinin açıklığından rahatsızdı. Anadolu’nun mutaassıp insanları da var. Onların da önerisini dikkate almak lazım. Zaten bu kıyafetler askeri rejimin dikte ettiği kıyafetlerdi. Hem Anadolu’nun önerisini dikkate almak hem de rejime karşı durmak için harekete geçtim. 1984’te törenler için yöresel kıyafetlerin kullanılmasını isteyen kitapçığı yayınladığım zaman kıyamet koptu. Askerler tepki gösterdi. Beni gericilikle suçlayan siyasiler oldu. ‘Başörtüsü ile mi çocukları çıkarmak istiyorsun eleştirisi ile karşıladılar. ‘Bu senin yaptığın Atatürk ilkelerine aykırıdır’ dediler.”

Bu şekli ile 19 Mayıs ve 23 Nisan kutlamaları Milli Eğitim’e maddi ve manevi büyük bir yük getirmektedir. Törenler militarist bir hava ile yapılır, öğrenciler rap rap diye yürütülürler. Tören kıtası şeref tribününden geçerken başlar sağa çevrilecek, elle yapışık olacak vs… Tören alanında sıcaktan, açlıktan, yorgunluktan bayılan öğrencileri hepimiz gördük… Bugün bu törenlerin bu şekilde yapılması, Türkiye’nin Batılı profiline de uygun değil. Zaten  bu tür  tören anlayışı sadece Kuzey Kore ve Türkiye’de kaldı. Bu bayramlar özüne uygun bir şekilde kutlanmalı ve milli bayramların önemi gençlere ve çocuklara kavratılmalıdır. 19 Mayıs kutlamalarına yeni bir anlam, yeni bir içerik, yeni bir ruh, yeni bir heyecan ve yeni bir dinamizm kazandırmak gerekir. 19 Mayıs ruhunu, Milli Egemenlik düşüncesini kaldırmak kimsenin haddi değildir. Ama yapılan her yeniliğe karşı çıkmak, yeniliklere kapalı olmak da doğru değildir.

19 Mayıs törenlerini 1930lu yılların nazi Almanyasını andıran bir şekilde kutlamanın da anlamı yoktur. 19 Mayıs tarihi aynı zamanda Atatürk’ün doğum günü olarak kabul edilmiştir. Bu günün kutlamasında halkın da katılımı sağlanmalı ve daha coşkulu bir şekilde kutlanmalıdır. Milli bayramların kutlanması sadece görevli öğrenci ve öğretmenlerin omuzlarına yüklenmemeli, bilhassa sivil toplum kuruluşları bu kutlamalara sahip çıkmalıdır.

Milli bayramlarımız hep birlikte kutladığımız birlik beraberliğimizi pekiştiren sevinçli günlerimizdir. Milli bayramlarımızı kutlarken atalarımızın kahramanlıklarını ve başarılarını anar, bize emanet ettikleri değerlerin önemini daha iyi kavrarız.

Bu sebeple milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmalı, tarihten getirdiğimiz güzelliklerimizi benimseyip hayatımıza adapte ettikten sonra bu hususlardan her birini çocuklarımıza aktarmalıyız.

Atatürk’ü sevmek, O’nun fikirlerine sahip çıkmak hamasi nutuklar atmakla olmaz. Çok çalışmalı ve ülkemizi çağdaş ülkeler seviyesi üzerine çıkarmalıyız. İki günümüz birbirine denk mi? Bunu sorgulamalıyız. Milli ve manevi değerlere sahip çıkıyor muyuz? Bunu araştırmalıyız. Milli bayramlarımızı da bayramın ruhuna uygun bir şekilde kutlamalıyız.

Unutmayalım ki, gelecek çocuklarımızın ellerinde şekillenecektir.

Milli bayramların ruhuna uygun şekilde yetiştirilmeyen, dini bayramları “Tatil yapma” olarak değerlendiren bir nesil yetiştirmek; geleceğimiz için felakettir.

RAUF DENKTAŞ
Son yüzyılda liderler çok az yetişiyor. KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türkünün efsanevi lideri, büyük devlet adamı, Rauf Denktaş 13 Ocak 2012 Cuma günü vefat etti. Kıbrıs’ta Türklüğün yaşatılması, hak ve çıkarlarının korunması için verdiği mücadeleyi Türk dünyasında milli bir dava haline getiren büyük idealist ve devlet adamı Rauf Denktaş’ı dualarla ve saygı ile anıyoruz.

Rauf Denktaş'a yüce Allah'tan rahmet; ailesine, Kıbrıs halkı ve Milletimize başsağlığı diliyorum.

Mekânı cennet olsun.

Gündüz AYDIN
Türk Ocakları Salihli Şube Sekreteri

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü