Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Sakine ÖZ’ü dinlerken

16 Şubat 2012

Manisa Milletvekili Sakine Öz, geçen hafta sonu Türk Ocakları Salihli Şubesi’nin konuğu oldu. Seçkin bir davetli topluluğunun takip ettiği sohbet toplantısında Manisa’nın tek bayan milletvekili Öz, önemli mesajlar verdi.

Toplum barışı için farklı görüşte olan kişi, kurum ve kuruluşların ortak noktalarda buluşması gerektiğini vurgulayan Sakine Hanım, Manisa Milletvekili olarak değil, Salihli Milletvekili olarak anılmak ve hizmetlerini sürdürmek istiyor.

Sakine Öz, Lider sultası ya da genel merkez emri ile değil, delege oyları ile seçilmiş bir milletvekili… Bu da demokrasi adına özlenen ve istenen ve de beklenen olsa gerek…

Üç saati aşkın bir sürede bir çok konulara değinen Öz, açıkcası Salihli halkından sorunlar ile ilgili bilgi ve belgeler istiyor. “Konuşan değil, dinleyen bir milletvekili” olarak halkın sesini ve sorunlarını meclise taşımak istiyor. “Farklı düşünceleri dinlerken mutlaka düşünceler değişecek ve gelişecektir.” Ben inanıyorum ki; Türk Ocakları’ndaki sıcak ortamda bir çok kişinin kalıplaşmış fikirleri yumuşamıştır.

Yıllardır farklı iki uç olarak görülen kişilerin ortak menfaatlerde ve ortak sorunlarda bir araya gelmesi gerektiğini artık bir çok kişi anladı ve gördü. Sakine Öz bu konuda Fransız sözde Ermeni tasarısını örnek gösterdi. Aslında paylaşamadığımız nedir? Bunu yıllardır kendime sordum ama hep bir cevap bulamadım.

Bu ülke insanını birileri, bazı güçler sürekli olarak kamplara ayırmaya çalıştı ve gelişmesine engel oldu. Hoşgörü ortamı içinde yaşayan bir toplum olmasını öğrenmemiz lazım.

Salihli Milletvekili Sakine Öz’e yıllardır merak ettiğim bazı sorularım vardı ve sormak isterdim. Ama zamanı iyi kullanmadığımızı düşünüyorum ve bu sorularımı soramadım.

Bu soruyu zamanın CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü’ye sormuştum. Şahin Bey, o zaman kendine göre açıklayıcı bir cevap vermeye çalışmıştı.

CHP, niçin sadece sahillerde var? İç Anadolu’da, kırsalda, Doğu Anadolu’da niçin yok? Bunu hep merak etmişimdir? Ya da bu konuyu CHP’nin kurmayları kendi kendilerine sorup, çözümü için  neler yaptılar?

Sorsak; CHP, Türkiye’de darbelere karşı olan partilerin en başında gelir. 12  Eylül 1980 darbesinde ise en çok mağdur olan, en çok işkenceye maruz kalan Ülkücülerle, CHP’liler olmuştur. Bu iki grup, bu mağduriyeti ancak hücrelerde anlamışlardı. Benim için 12 Eylül öncesi ve sonrası bir kabus idi. Gençliğimi yaşamadım ve hayatım adeta zindan oldu. Bunu unutmam mümkün değil… Ve Salihli halkı biliyor ki; Salihli’de darbelerin izlerinin silinmesi için yıllardır mücadele vermekteyim.

Ama anlamadığım bir husus var ki; (Bunu da Sakine Hanım’a soracaktım) CHP, bu kadar darbe karşıtı olmasına rağmen; niçin ilçemizde bulunan Kenan Evren Parkı ile ilgili bir girişimde bulunmaz?!

12 Eylül 2011 günü Demokrasi Meydanı’nda CHP Salihli İlçe Gençlik Kolları bir darbe karşıtı eylem yapmıştı. O eyleme CHP İlçe Başkanı Av. Mehmet Şanver ile Belediye Başkan Yardımcıları da katılmıştı. Etkili eylemin söz ile nutuk ile olmayacağını o zaman da söylemiştim. Kenan Evren Parkı’nın isminin değişmesi konusu Salihli Belediyesi’nin çözeceği bir sorun olmayabilir. Ancak CHP’nin bu konuda daha etkili olması gerekir. Mesela Sakine Hanım, diğer Manisa Milletvekilleri ile de istişare ederek bu konuyu TBMM gündemine taşıyabilir. Bence bu Salihli’nin önemli sorunlarındandır. Çünkü biz torunlarımıza ve çocuklarımıza bunu anlatamayız. Çocuklar bu ihmali anlamazlar… “Madem darbeler kötüdür. Niçin darbecilerin isimleri parklara, bahçelere, sokaklara, okullara veriliyor…”

Sakine Öz’ün hoşgörüsü, hizmet anlayışı ile birleşince Salihli için güzel  sonuçlar doğuracağını inanıyorum.

Salihli Türk Ocakları’ndaki Sakine Hanım’ın şu sözlerini önemsiyorum ve toplum barışı için okuyucularıma aktarıyorum:

“İnsanların gelişebilmesi için farklı düşünceden görüşleri de dinmemesi ve değerlendirmesi gerekir.  Seçimlere girmeyi düşündüğümde kendi kendimi  farklı bir milletvekili çizgisi çizeceğim dedim, ben anlatan milletvekili değil, dinleyen milletvekili olacağım. Sizleri dinlerken, farklı düşünceleri  dinlerken düşüncelerim değişecek, gelişecek ama benim de olmazsa olmazlarım olacaktır. Bir insanın ideolojisi olması gerekir.  Salihli gibi ülkemin hoşgörülü insanların bulunduğu bir bölgenin milletvekili olarak doğruluk ve dürüstlük ile ilgili çizgilerimizin olması gerekir. Siyaseti böyle yapmak gerekir. Çizgileri net olan bir siyasetçi olması gerektiğini düşünüyorum. Siyasetçi  toparlayıcı olması gerektiğini düşünüyorum. Toplumumuzun değerlerini toparlayıcı özelliğimiz olması gerekir.”

SON SÖZ:
Geçtiğimiz hafta Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde görevli Cumhuriyet Savcısı Hakan Kılıç şehit edildi. Bir Hrant Dink için kıyamet koparanlar;  gencecik savcının katledilişi ile ilgili susmayı tercih etti.  Televizyon kanallarında açık oturumlar yapanlar, kınama yürüyüşleri gerçekleştirenler, hepimiz bilmem neyiz diye  slogan atanlar; Devletin bu genç savcısı için sükut ettiler. Ben bunun adına çifti standart diyorum. Bunun adı demokrasi olamaz… Devlete sıkılan bu kurşuna karşı, milletin sessiz kalması düşündürücü değil mi?

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü