Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Bu memleket sahipsiz değildir!

16 Nisan 2013

Anlamakta güçlük çekiyorum:
30 bin kişinin katili, bebekleri bile katletmekten çekinmeyen İmralı canisi ile barış yapma adına Türk Milliyetçilerine bu kadar saldıran ve tarihi yok sayan bir Başbakan’ı izlerken hayretler içindeyim.
Yeni yazılan senaryoda PKK ve Bebek Katili mazlum rolünü oynarken; Türk Milliyetçilerine zalim rolünü reva görmeyi tarih nasıl yazar dersiniz?
Kürtlerin çoğunluğu bu ülkede insanca yaşamayı isterlerken; ayrılıkçı bir avuç PKK’lıları muhatap kabul etmek nasıl anlatılır?
Bunun adı Çanakkale’yi geçememiş emperyalist güçlerin intikamıdır.
Türk adını bu ülkenin her tarafından silmeye çalışmak, Türk’üm diyeni ırkçılıkla suçlamak  ve bunun adına devlet politikası demeye çalışmak nedir?
Sürekli olarak o el İmralı Canisine uzanırken; Türk Milliyetçilerini düşman gibi görmeyi içime sindiremiyorum.
Kürt hakları olsun.. Ama bir yana hak verirken; bir yanı silip atmak, yok saymak kesinlikle doğru değil…
Bugün Kürt vatandaşlarımızın bu ülkede hangi hakkı yok!
Bana bir tane söyleyin; şu konuda Kürtler haklara sahip değil, diye…
Müteahhit, doktor, avukat, vali, milletvekili, bakan… hangi meslek seçiminde kısıtlama var?
Kürtçe konuşmak, şarkı söylemek, tv, radyo kurmak… eksik olan ne?
Açıkçası bu ayrımı Kürt halkı istemiyor… Ama bu ülkede 10 yıldır artarak devam eden bir tavizler zinciri ile iş çığrından çıkmıştır.
Türk Milliyetçilerine böylesine yüklenmek ve de PKK’yı mahsummuş gibi göstermek kimsenin hakkı değildir. Haddi de değildir…
“Annelerin gözyaşlarının dinmesini istemiyor musunuz?”
Ne ilgisi var?
“Biz bu ülkeyi emlakcıdan almadık!” 
Akil adamlar neyi anlatacak?
İstenilenlere bakın:
Bebek katiline özgürlük!
Kürtlere statü ve genel af…
Ve de bunları istemeyenler: Türk Milliyetçileri…
Yani Başbakanın ifadesi ile kafatasçılar, ırkçılar…
Bu yanlışa çok geniş anlamda TV kanalları ve bir takım yazılı basın da alkış tutuyor…
Bu ülkede Müslüman Türkler, ayrılıkçı Kürtler kadar haklara sahip değil…
Benim ülkemde camilere bayrak asmanın adına bile ırkçılık deniyorsa, geldiğimiz noktaya bakın…
Sayın Başbakan sürekli olarak demagoji yapıyor…
“Siz de 2001 yılında bankaları hortumlayarak devleti zarara sokmadınız mı?”
Bunun adına hedef saptırmak ve gündem değiştirmek denir.
Biz bu zihniyeti 40 yıldır tanıyoruz.
70’li yıllarda mukaddesatımıza, dinimize, peygamberimize hakaret edilirken, saldırılarda bulunurken bu zihniyet hep sustu, kaçtı, saklandı… Ama, ülkücü gençler (Bizler) canımız pahasına  mücadele ettik. Vurulduk, işkence gördük, darmadağın olduk… Vatana, bayrağa, İslama kurşun sıkanlarla birlikte hücrelere atıldık. Ama hiçbir zaman kutsal değerlerimizden vazgeçmedik. Bu mücadeleyi hep Allah rızası için yaptık.
“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” ülküsü ile Türk Milliyetçileri-Ülkücüler yeniden (Tıpkı 70’li yıllarda olduğu gibi) tarih yazacaklardır.
Bu memleket sahipsiz değildir.

Gündüz AYDIN
16 Nisan 2013  Salihli
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü