Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Ülkücüler ve Çözüm Süreci

02 Mayıs 2013

1973 yılının 8 Eylül günü idi. Manisa’nın Kurtuluş Şenlikleri yapılıyordu. Doğu Caddesi üzerinde bulunan Manisa Ülkü Ocakları’nın terasında Kurtuluş Şenlikleri kortejini seyrediyoruz. Mehmetçik, yürüyüş adımları o kadar sertti ki; o dar Doğu Caddesi üzerinde adeta postalların ritmi göğü titretiyordu. Ayakların ritmine uyum sağlayan sloganlar tüylerimizi diken diken yapıyordu: Ne-mutlu-Türk’üm-diyene!

O duygu ve coşku ile bulunduğumuz binanın son katında bizler de slogan atmaya başladık: “Mehmetçik Kıbrıs’a” diye…

Yaşım henüz 15 idi. Tam olarak niçin askerimizin Kıbrıs’a müdahale etmesi gerektiğini bilmiyordum. O gün henüz 8 Eylül Kurtuluş Şenlikleri töreni bitmeden bir gurup arkadaşımızı polis alıp götürmüştü. Suçu, “Mehmetçik Kıbrıs’a” diye bağırarak tahrik yapmak ve dış Türklere hürriyet istemek…

Aradan 10 ay geçmeden Rum zulmü karşısında Türkiye Cumhuriyeti hükümeti Kıbrıs’a çıkartma yapmıştı.

Ülkücü gençlerin davasında haklı olduğunu görmek; beni ne kadar çok sevindirmişti. Yurdun  her yerinde bu haykırışlar devam etti. Sadece Kıbrıs değil, Kerkük, Musul, Azerbaycan, Türkmenistan, Doğu Türkistan, Batı Trakya, Kırgızistan, Özbekistan, Tataristan… Dünyanın neresinde Müslüman-Türk varsa biz onların sesi-soluğu olmuştuk…

Aradan geçen 40 yıl büyük oranda bizi haklı çıkardı.

Şairin dediği gibi “Bir gün olur tarih sizi elbet alkışlar”

Tarih şimdi o ülkü erlerini alkışlıyor…

***

O zaman olduğu gibi şimdi de Ülkücüler, çözüm süreci saçmalığı ile ülkeyi bölmeye çalışanlara karşı önemli bir görev üstlenmişlerdir.

Akil adamların yurdumuzu yediye bölerek yapmaya çalıştıkları oyalama ve hedef saptırma çabaları ve büyük oranda görsel ve yazılı medyanın bu bölücülüğe çanak tutması asla sonuç getirmeyecektir.

İmralı ve Kandil arasında süren pazarlıklar ve bu görüşmelere destek verenlerin gayretleri ne Türk kimliğini silmeye ne de vatanımızı bölmeye yetmeyecektir.

Kandil'deki terör örgütü elebaşlarından Murat Karayılan, PKK’lıların 8 Mayıs’tan itibaren sınır dışına çekilmeye başlayacağını açıklarken, silah bırakmak için skandal şartlar ileri sürdü...

Silahların bütünüyle devreden çıkarılmasının ise üçüncü aşamada gündeme geleceği ancak şarta bağlı olduğu dile getirildi. Şartlar arasında Öcalan’ın serbest bırakılması da var.

KCK açıklamasında “Normalleşme süreci, barışın kalıcılaşması, toplumsal uzlaşma, eşitlik ve özgürlükler sürecidir. Önder Apo dahil herkesin özgürleşeceği bu sürecin pratikleşmesi paralelinde silahın tümden devre dışı kılınması ve PKK'lıların silahsızlanması gündeme girecektir.” ifadeleri kullanıldı.

Bütün bu ifadeleri Akiller duymuyor mu?

Bu sözler niçin kamuoyundan saklanıyor?

Çözüm sürecinin şartları arasında Bebek Katili’nin serbest bırakılması varsa biz burada neyi konuşuyoruz?

PKK’yı bu kadar meşrulaştıran bir zihniyete gerekli dersi yine bu vatansever Türk Milleti verecektir.

Bu da demokrasilerde elbette seçimle olur…

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü