Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Bayrağa Uzanan Ellerin Bilmesi Gerekenler Vardır

22 Şubat 2008
Hakan PAKSOY

Bayrak bir milletin ve o milletin devletinin en güçlü simgesidir.
Bayrak bir milletin şerefi ve namusudur.
Bayrak bir milletin onurudur.
Bayrak bir milletin gururudur
Bayrak bir milletin hayatında; dayanaklarından, kaynaklarından birisidir.
Bayrak barışta yapılan yarışmalarda güç kaynağı, savaşta uğruna ölünendir.
Bayrak şehidin, vatan ve millet için görev yaparken ölenlerin son örtüsü, son örtü olarak da ailelerin en önemli hatıralarındandır.
Bayrak çekildiği burçların sahipliğinin tescili, dikildiği toprakların vatan olduğuna dair tapusudur.
16 Şubat Cumartesi günü Şırnak-Cizre’de ayrılıkçı-bölücü unsurlar, kendi attıkları taşla ölen birinin cenazesinde, Karayolları Şefliğinin bayrak direğinde çekili olan Türk Bayrağına saldırıda bulunarak gönderden indirmişler ve çiğnemişlerdir. Bunu yaparken de “Kahrolsun Türkiye” sloganları televizyonlardan duyuluyordu. Ertesi gün bir kısım medya olan biteni gayet sıradan bir olaymış gibi duyuruyordu. Geçmişte Türklüğe hakaretten dolayı 301. Madde ile yargılananlara canlı yayınlar ve gazete manşetleri destek verenler sus pus olmuş gibi idiler.
Hatta Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı R. Tayyip Erdoğan bir TV kanalında canlı yayınlanan, gazetecilerle sohbet toplantısında sadece “türban ve özgürlükler” hakkında konuşarak bu konuya hiç değinmedi. Gazeteciler de hiç değinmediler. Sanki Cizre’de o meşum saldırı hiç olmamış gibiydi.
Hantigtın, meşhur “Medeniyetler çatışması” kitabının girişine (sh.18, Giriş; Bayraklar ve Kültürel Kimlik) medeniyet ve milletlerin bayraklarla tanındığını, kendi dost ve müttefiklerini taşıdıkları bayraklarla belirlediklerini yazarak başlamaktadır. Hemen devamında: “Meksikalı göçmenlerin, yasa dışı göçmenlerle ilgili yasa tasarısına karşı yapılan bir gösteride önce ABD bayrağını taşımaması, gelen tepkiler üzerine ikinci gösteride de ters tutarak taşımasını amerikan halkının cezalandırdığını” yazar.
Büyük Atatürk’ün, İzmir’e girdiğinde ayaklarını altına serilen Yunan Bayrağını yerden kaldırtırken; “bayrak bir milletin onurudur” diyerek gösterdiği saygı dünya kamuoyunun bilgisi dâhilindedir. O Bilge Kahraman bunu, Yunan kıralı Konstantin’in İzmir’e girdiğinde ayaklarının altına serilen Türk Bayrağını çiğnemesine rağmen yapmamıştır.
Büyük Komutanın mensup olduğu Millet tarihi yöneten millet ve komutanı olduğu Ordu kahramanlıklar yaratan ordudur. Büyük Türk milletinin istiklali için, istiklalinin en önemli göstergesi Bayrağı için neleri göze alabileceği tarihin sayfaları içinde müstesna yerlere yerleştirilmiştir. Bu milletin neleri, nasıl ve ne şekilde yapabileceği yine tarihen sabittir.
Hiç kimse son yıllarda yaşanan değişim/başkalaşma/sosyal değişim dönemine bakarak “bunlar artık eskisi gibi değil, her istediğimizi yapabiliriz” hevesine kapılmamalıdır. Hoş kapılsalar da kendileri bilirler ya. Kadim Bir dostumun veciz göndermesiyle; “bizim zorunlu olarak ‘millet’ diye adlandırdığımız, gemiye binen o büyük kitle anlamasa da” (S. Eryiğit, Türk Yurdu Dergisi, Ağustos 2007) anlayanlar gerekeni yapacak kudret ve cesareti taşımaktadırlar.
Bu ortamı hazırlayanların sorumluluğu büyüktür. Çünkü Türk milletinin dostluğu muhteşem husumeti korkunçtur. Herkes ayağını denk almalıdır. Kardeşliğin de bir sınırı her sınırında bir hukuku vardır. Hukukun ortadan kalktığı yerde tozdan dumandan ferman okunmaz.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü