Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Musavat’ın 100. Yılı Kutlu Olsun!

01 Ekim 2011
Hanım HALİLOVA

Musavat Partisi hakkındaki tarihte geri gidildiğinde ilk bilgilere 1911 yılında ulaşılır. Kurucusu Mehmet Emin Resulzade bu yıllarda sürgündedir. İran’a gitmiş ardından İstanbul’a gelerek mücadelesine devam etmiştir. Musavat Partisi İstanbul’da sürgünde yaşayan Mehmet Emin Resulzade’nin girişimi ile kuzeni Mehmet Ali Resulzade, Abbasgulu Kâzımzade ve Tağı Nağıoğlu tarafından Bakü’de kurulmuştur. Partinin ilk adı Musavat Müslüm Demokrat Fırkası idi. Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin ilk komünist lideri olan Neriman Nerimanov, Musavat Partisi’nin ilk üyeleri arasındaydı. Birinci Dünya Savaşından önceki yıllarda Musavat Partisi Ortadoğu’daki benzer diğer partiler gibi gizli bir şekilde Müslüman ve Türk Dünyasının birliği ve refahı için çalışmıştır. Musavat Partisi 1911 yılında kurulduğundaaltı maddelik bir programları vardı. Parti İttihadı-ıİslam yani İslam Birliğini amaçlıyor ve bu nedenle fazla etkili bir parti olamıyor. 1913 yılında Rus Çarı’nın affı ile Resulzade’nin Azerbaycan’a dönüşü sonrasında Musavat Partisi’nde bir hareketlilik gözleniyor. Ama partinin ülkede teşkilatlanması ve nüfuz kazanması Birinci Dünya Savaşı yıllarında oluyor. Aradan geçen yıllara rağmen Musavat Partisi’nin amacı 1911’deki amaçla aynı doğrultuda. Çizgisi değişmiyor. İttihadı-ı İslam anlayışı…

Ama Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bu çizgi incelmeye başlıyor ve yerini Türkçülük anlayışına bırakıyor. Özellikle Rusya içerisinde yaşayan Türk topluluklarının bir araya gelerek milli mücadele yoluyla bağımsızlıklarını elde etmeleri düşünülmeye başlanılıyor. Bu doğrultuda 1917 yılında NesipYusufbeyli tarafından Gence’de kurulan Adem-i Merkeziyet Fırkası ile Musavat Partisi birleşiyor. Adı Âdem-i Merkeziyet Türk Musavat Partisi oluyor. Yeni bir tüzük ve programa sahip olan bu parti, tamamen milliyetçilik ideolojisine sahip ve bunun üzerine politikalarını sürdürüyor. Fakat bölgedeki olaylar değiştikçe partinin çizgisi de değişiyor. Örneğin 1917 yılında Musavat Partisi’nin amacı Türk ve Müslüman olan halklar için Rusya içinde siyasi sınırları tam olarak belirlenmemiş bir özerklik sağlamak iken, 1917 Ekim İhtilali ile bu kez tam bağımsızlık için mücadele eden bir parti oluyor. Musavat Partisi bu kez hedefine ulaşıyor ve 1918 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluşunu gerçekleştiriyor. Yeni kurulan bu devlet içinde yapısal problemler görülmekle beraber, bu bağımsız bir devletti.

Azerbaycan’da, o yıllarda başka partilerden bahsetmek mümkün. Birisi, Ermeni katliamlarına karşı kurulmuş olan Tahrir-i Fual Partisi’dir. Bundan önce ise Mehmet Emin Resulzade’nin de içinde bulunduğu, 1904’te kurulan ve sosyal demokrat olan Ümmet Partisi vardır. Bu iki kelime her ne kadar yan yana olduğunda kulağa ilginç gelse de öyleydi. Musavat Partisi baskı ve zulmün yoğun olduğu bir dönemde ortaya çıkmış bir parti olması nedeni ile içinde sosyal demokrat düşüncelerin de varlığı mevcuttu. Hatta yoğun olarak görülebilirdi. İşte bu sosyal demokrat düşünce yoğunluğu Azerbaycan’daki milliyetçi hareket ile Türkiye’deki milliyetçi hareket arasındaki ayrımın en belirgin unsurudur.

Genel olarak bakıldığında Azerbaycan’daki ittihatçılarla Türkiye’deki ittihatçılar arasında bir bağlantı yoktu. Zaten Musavat Partisi 1917 yılından sonra sosyal demokrat fikirlerden uzaklaşmaya başlıyor. Bolşevik hareketin diğer sosyal demokrat eğilimleri yok etmesiyle Musavat Partisi’nde milliyetçi düşüncelerde artış görülüyor. O yıllardaki diğer bir büyük parti de Ahrar Partisidir. Ahrar Partisi’nin hitap ettiği kitle, Türk ve Sünni kesim idi. Tüm bunların yanında İttihad-ı İslam ve diğer sosyal demokrat fikirleri benimsemiş başka partilerde vardı.

Azerbaycan’da da, İslamcılık düşüncesini tıpkı Türkiye’de olduğu gibi daha çok Cemaleddin Afgani’den almaktaydılar. Aralarındaki tek fark şu idi; Azerbaycan’da ittihatçı düşünce içinde İslam var, milliyetçilik yok. Bunu şu şekilde açıklayabiliriz. Rusya içerisinde yaşayan Müslümanların hemen hemen hepsi Türk olduğu için, Müslüman deyince akla hemen Türk geliyordu. Bu durumda da İslam birliği doğal olarak Türk birliği olmuş oluyordu. Yani İttihad-ı İslam hareketi zaten bir Türk birliğiydi.

1911 yılında kurulmuş olan ve Azerbaycan tarihinde önemli bir yere sahip olan Musavat Parti’si Azerbaycan’ın İstiklali yolundaki tarihi misyonunu devam ettirerek, faaliyetlerine 1993 yılından itibaren Azerbaycan’da devam etmektedir.

Bundan tam 93 yıl önce bulunduğu konjektürdeilk defa milli ve demokratik bir cumhuriyetin kurulmasına önderlik etmiş olan Musavat Partisi, bu yıl kuruluşunun yüzüncü yılını kutlarken Kafkasya bölgesinde ki demokratik yaşamı 20. yy. dan 21. yy’a taşımayı başaran yegane siyasi kuruluş olmanın gururunu da birlikte yaşamaktadır.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü