Türk Dünyası Yardım Kampanyası

TÜRK MİLLETİ İŞTE BUNLARIN HEPSİ

09 Ocak 2008
Hikmet SÜRGÜN

Türkmen’in Anadolu’ya gelip de burası bizim vatanımız dediği anlara kadar Anadolu’nun hiçbir yerinden, hiçbir kaynakta Kürdistan diye bahsedilmez. Ve yine Türkmen Anadolu’ya geldikten sonradır ki bir Kürt varlığı fark edilmeye başlanır. Bunun da nedeni, Türkmen’in o engin hoşgörü ve farklılıkları Allah’ın bir emaneti ve ayeti olarak kabul edip yaşatması inancının bir sonucu olarak; farklı olan herkesi olduğu gibi kabul ederek görünür kılması; bu görünür kılmanın ötesine de geçerek koruması, kollaması, yaşatması ve bin yıl sonra bile var etmesidir. Türkmen’in tarihine hiçbir zaman Batı’lı Beyaz Adam’ın işlediği bir insanlık suçuna rastlayamazsınız. Yani hükümran olduğu yerlerin hiç birinde bir “Kızılderili” soykırımı yapmamıştır. Tersine bu gibi unsurları görünür kıldığı gibi, devlet düzeneğinin içinde, sistemin parçaları haline getirmiştir. Bu gün de durum bundan farklı değildir.

Ancak bin yıl sonraya bütün varlığı ile taşınan bu unsurlar, tüm bunları bir kenara koyup Devlet’ten; yani mülkten pay isterlerse durum değişir. Veya bilerek ya da bilmeyerek kendi üzerlerinden bir başka hesaplaşmanın yürütülmesine evet derlerse –ki bunun işaretleri açık seçik görünmeye başlanmıştır- durum değişir. Herkesin artık anlaması lazım; bu gün karşı karşıya kaldığımız durum tam olarak budur.

Nitekim DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, TBMM'de yapılan parti grup toplantısında Başbakan Erdoğan'a, Başbakan’ın çok haklı ve yerinde bir tesbit olarak ifade ettiği "Kürtçe ile ilgili eğitim konusunda bir çalışma yaparsak yarın Gürcüler de, Çerkezler de, Arnavutlar da aynı şeyi talep ederler" ifadesine karşı, "Ama birileri Türkiye'ye kendi isteğiyle bu topraklara yerleşmiş. Gürcü’sü, Arnavut’u, Karadenizl’isi, Laz’ı... Bunlar kendisine tanınan hakları kullanmak üzere bu ülkede yaşayan azınlıklardır. Ama 15 milyon Kürt, 4 bin yıldan beri bu coğrafyada yaşayan, bu ülkenin geçmişinden günümüze kadar Türkiye Cumhuriyeti'nin temel taşlarından olan, iki halktan biridir" şeklinde cevap vermiş. Bahsedilen unsurlardan sadece Arnavutlar, Türkiye’ye bir yerlerden gelip yerleşmiştir. Diğerleri, aynen Kürtler gibi, bu devletin en az bin yıldır tebaasıdır ve bu zaman içinde kendi dillerinde eğitim yaptıklarından bahsedilemez.

Bin yıldır bu coğrafya bir Türkmen coğrafyasıdır.Ve yine bin yıldır bu coğrafyanın devleti Türkmen’dir ve yine bin yıldan bu yana Türkmen, bu coğrafyada sömürgeci/emperyalist Batı’ya ve onun yerli işbirlikçilerine karşı İslam’ın ve tüm doğunun mümessili olarak bedel ödemiştir ödemeye de devam etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti devleti bu bedel ödeme ve temsil sürecinin bu coğrafyada en son devletidir. Bu devletin kuruluş ilkelerinde ve bu devleti uluslar arası hukuk belgeleri bakımından tescil ve teyit eden Lozan Antlaşmasında da bu ülkede yaşayan tüm Müslümanlar, devletin milletini oluşturan asli unsurdur. Diğerleri ise eşit vatandaşlık temelinde yurttaşlardır. Ayrıca bu devlete bu hakkı hem tarih, hem din, hem vicdan hem de akıl veriyor.

Bunun için, bir tarafıyla, Ahmet Türk’ün azınlık diye tanımladığı kesimlerden birine mensup olduğu bilinen rahmetli şair Mehmet Akif Ersoy, İstiklal marşının mısralarında “kahraman ırkıma bir gül!” derken, “ebediyen ırkıma yok izmihlal” diye haykırırken hiçbir komplekse kapılmamıştı.

Şu tesbiti de yapmamız gerekiyor: Dünyanın geri kalan kısımlarında var olan farklı örnekler-ki bu örneklerin olduğu yerler yavaş yavaş parçalanıyorlar- bize emsal teşkil etmez, etmemeli.

Bir şeyin daha net olarak bilinmesi gerekiyor: İki halktan birisi olduğunu iddia edenler hakikaten samimi iseler, devlet düzeneğinin civataları ile, perçinleri ile oynamamaları gerekiyor.
Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü