Türk Dünyası Yardım Kampanyası

TÜRK OCAĞI KURULTAYININ ARDINDAN

25 Nisan 2008
Dr. İrfan AKAY

İki senede bir yapılan Türk Ocakları Genel Merkezimizin Ankara Ticaret Odası Salonunda yapılan 37.nci olağan genel kurultayını Burdur Şube Başkanı olarak katıldım. Burdur Türk Ocağının kuruluşundan bu güne onuncu defa katıldığım bu kurultay da her seferinde olduğu gibi milli düşüncelerim konusunda bana yön verdi, güç verdi, şevk verdi. Günümüz ileri gelen Türk milliyetçileri ile sohbet etme fırsatı bulduğum Türk Ocağı Kurultayı benim için milli bir haç niteliğindedir.
Son iki kurultay Sayın Sinan Aygün’ün tahsis ettiği Ankara Ticaret Odası Salonunda yapıldı. Sinan Aygün seçkin bir milliyetçi olarak ocak delegelerine hitap etti. Konuşmasının içeriğinden ve vaatlerinden çok memnun kaldık. Eskiden kurultayları tarihi Türk Ocağı binamızda yapardık. Milliyetçi hükümetler dâhil hiçbir iktidar binayı asıl sahibine iade edemediler. Maalesef Türk Ocağı gibi milletimiz için çok önemli ve tarihi bir teşkilat, diğer kuruluşlarla dengelenmek isteniyor. Son günlerde Türklüğe hakaretlerin hafife alındığı, suç olmaktan çıkarılmak istendiği düşünülürse Türk Ocağı’na ayrıcalık tanınmasını beklemek abes olur. Onun için başta ocaklılar olmak üzere bütün milliyetçilerin birlik beraberlik içinde ve uyanık olmaları gerekmektedir. Türk Milletinin kim olduğunu, Türk milliyetçilerinin gerektiğinde nelere muktedir olabileceğini dosta, düşmana anlatılması gerekmektedir.
Genel Başkanımız Sayın Nuri Gürgür açış konuşmasında her zaman olduğu gibi milli meselelerimize temas ettiler. Ocağın kurulduğu 1912 şartlarının günümüzde de devam ettiğini, .millete vücut veren dil, inanç, millî kültür ve sanat, tarih şuuru gibi temel unsurların geleceğimiz gençlerimize iyice benimsetmezsek millet olma vasfını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalmamızın kaçınılmaz olabileceğini, bunun için ocağın ateşinin daima güçlendirilmesi ve ocaklıların daha bilgili, halka yol gösterici, uyanık ve azimli olmaları gerektiğini ifade ettiler. Hepsi önemli ve bir cümle ile geçiştirilemeyecek mahiyette olan milli meselelerimiz zaten ocaklılar tarafından her yerde ve platformda dile getiriliyor. Başta kürtçülük ve onun silahlı eylem kolu PKK terörü yanında hiç gereği yokken bir örtünme biçiminin bile problem yapılmasından dolayı birlik ve beraberliğimizi zedeleyebilecek bir ortam oluşturulması, inanç ayrılıklarının kavgaya dönüştürülmesi ihtimali de dikkat etmemiz ve çözmemiz gereken meselelerdir. Bu ara:”Lafla peynir gemisi yürümez misali kuru kuruya milliyetçi olunmamalı, ekonomik yönden güçlenmenin de çarelerine tez elden bakılmalı, millî bir ekonomi takip edilmelidir” düşüncesinin dile getirildiğini belirtmek isterim. Avrupa Birliği’ne girebilme uğrunda Türklüğümüz başta olmak üzere milli değerlerimizden ve Lozan’daki kazanımlarımızdan tavizler verilmesi gerektiğini söyleyenlerin seslerini Türk Ocaklılar bastırmalı, böylelerine milletimizin itibar etmemesi sağlanmalıdır. Dün seksen beş yıl önce Ankara’da egemenliğin yüce Türk Milletine devredildiği gündü. Şimdilerde ehli salip olduğu besbelli bir birliğin başkentine, Brüksel’e egemenliğimizi devretmek isteyenler var. Onun için milliyetçiler olarak bu gidişe dur demenin yollarını aramalı ve bulmalıyız.
Kurultay’da Türkeş ve Elçibey’in danışmanlığını yapan Muhterem Azerbaycanlı Hanım Halilova’nın konuşması hepimizi duygulandırdı. Türk olmanın gururunu daima yaşadığını ve Türk Ocağı Kurultayında konuşmanın kendisini çok onurlandırdığını, Türk Dünyası’nın, Türk Birliği’nin önderliğini yapacak bir Türkiye’nin varlığından çok mutlu ve ümitli olduğunu söyledi. . O ara rahmetli Elçibey’in vefatından iki ay önce Türk Ocağı kurultayında: ”Türkiye’de Türk Ocağı mı olurmuş? Her tarafta zaten Türkün ocakları tütmüyor mu” diye şaşkınlığını ifade eden sözleri aklıma geldi. Elçibey özbeöz Türk Yurdu Türkiye’de Türküm demenin, emperyalistlerin ekmeğine yağ sürenlerin ve Türklükten ziyade insanlık havariliğine soyunanların işlerine gelmeyeceğini ve küresel rüzgârların önünde çirkin seslerini yükseltebileceklerini nereden bilebilirdi?
Kurultayda Türklüğe gönül veren Ayvaz Gökdemir’i kaybettik. Hasta kalbiyle Türk Ocağının kurultayına gelmeyi ihmal etmemişti Bozkurt tavrı ile AB sözcüsü bir kadına bir şeyler dediği için tazminat ödemeye mahkûm edilmişti. Vefatı hepimizi üzdü. Allah rahmet eylesin. Yeri gelmişken faaliyetlerinin niteliği cümle âlemce bilinen, Atatürk’ün bile katılmayı ihmal etmediği TÜRK OCAĞININ kurultaylarına gelmeyi çeşitli mülahazalarla kendilerine Türk deyemeyenlerden zaten beklenmezdi ama, bazılarının gelmek şöyle dursun telgraf bile çekmedikleri oradaki Türk ocaklıların dikkâtlerinden kaçmadığını ifade etmeden geçemeyeceğim.
Çocukluğumdan beri şuurunda olduğum Türk olmanın gurunu daha da pekiştirerek ve seçkin Türk milliyetçileriyle sohbet edebilmenin hazzı ile milli hac kabul ettiğim Türk Ocağı kurultayında bulunmanın sevinci içinde döndüm.

Dr. İrfan AKAY
Burdur Türk Ocağı Başkanı

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü