Türk Dünyası Yardım Kampanyası

ABD Seyahat notları-2-

02 Mart 2011
İrfan AKAY

Serde yazmak hastalığı var ya, Evliya Çelebi’ni ngitttiği,gördüğüyerleri yazdığı gibi ben de ”Gördüğüm yerleri yazsam , olmaz mı?” diyerek üç ay önce eşimle birlikte büyük oğlumuzu, gelinimizi ve yeni doğan torunumuzu görmek için ABD, Texas ,Houston şehrine gittiğimizi konu ederek, uzun süren uçak yolculuğunun telaşını, zahmetini ve ürkütücülüğünü anlatmış ve annesinin kucağında bizi karşılayan torunumuzu kucaklamanın verdiği anlatılamaz mutlulukla bütün yorgunluğumuzun kaybolduğunu ifade ederek yazımı bitirmiştim. Bir kaç konu daha olabilecek seyahat yazısını sürdürmeyi planlarken daha önce yazmamaya kendi kendime söz verdiğim halde:“Huylu huyundan vaz geçmemeli, gerektiğinde taşı yerine koymalıdır” düşüncesiyle ülkemizde olan ve tepemin tasını attıran olayları kendimce yorumladığım yazılar araya girdi. Bu ara ipin ucunu kaçırdım. Gene de kırk günlük ABD seyahatimde izlenimlerimi kısaca yazmaya çalışacağım, ABD Eski Dünyalılar tarafından beş yüz yıl önce keşfedilen Yeni Dünya da denen Amerika kıtasının kuzeyinde yer alan büyük bir ülke. Yeniçağ ‘da Avrupa’da derebeylerin zulmünden kaçan çeşitli ırk ve milletlerden oluşan işsiz güçsüz insanlar tarafından iskan edilen bu ülke, bağımsızlığını 1776 da Fransızların da yardımı ile İngilizlerle mücadele sonunda kazanmış, kendilerine has demokratik devletlerini kurmuş, akılcılığa ve faydacılığa dayalı masonik bir yol tutturmuş, ayrıca sanayileşen kuzeylilerden ayrılarak ayrı bir federasyon oluşturan tarıma dayalı güneylilerle kuzeyliler arasında iç savaş yaşanmıştır. Bu savaş Afrika’dan, yurtlarından ve ailelerinden vahşice koparılıp kaçırılan ve köle olarak güneydeki çiftliklerde boğaz tokluğuna çalıştırılan zencitarım işçileri nedeniyle vuku bulmuştur. İç harbi köleliğe karşı olan kuzeyliler kazanmıştır. . Genelde halkı ilk akla geliveren İngilizler tarafından oluşturulmamıştır; Halkın büyük çoğunluğu Alman,İrlandalı ,Norveç İsveç Fransız, İtalyan ve İspanyollar hatta Çinliler tarafından meydana gelmiştir. Bu vesile ile bin yıldır Anadolu’yu elde tutabilmek -içinmücadelevereni atalarımızın aklınaAmerika’da yeni bir yurt edinmek gelse imiş diye düşünüyorum.

Çoğu kez şehirlerinin arası uçakla dört saatlik yol tutan bu ülkeyi at sırtında yerli kızıl derililere,akrepler,yılanlar ve diğer vahşi hayvanlara rağmen mücadele ederek yurt yapan insanları taktir etmemek elde değil. Zayıfların ayakta kalamadığı bu ülkede merhamet ve Allah rızasına yer yok. Ya patron olacaksın, ya da boyun eğeceksin.
Yukarıda yurtlarından vahşice koparılan insanlardan bahsederken insanın insanı köle olarak kullandığı uzun bir tarihin ancak yüz sene önceye kadar devam ettiği aklıma getirince .İslâm dahil hangi dinden ve ırktan olursa olsun güçsüz insanları köle edenleri, köle pazarlarına ruhsat verenleri, köleliğe zemin hazırlayanları ,kölelerini hayvanlar gibi kullananları lânetliyorum.Bir zamanlar köle ticareti İslâm Dünya’sında da Haçlı Dünya’sında da revaç buluyordu. Ayrı bir yorum konusu yapacağım televizyon dizisi yapılan köle Hürrem Sultan’dan da bahsedeceğim. Demem o ki köle ticareti İslâm dünyasında da yapılıyormuş. İslam dinine yakışmayan yüz kızartıcı bir durum..

Anadolu’muz gibi binlerce senedir sömürülen topraklardadeğil ,daha önce sömürülmemiş bakir topraklarda kurulan ABD gücünü siyah ırk sömürüsü ve Dünyayı sömürmesinden alıyor diye akla gelse de yanı başındaki Meksika, Orta Amerika ve Güney Amerika devletleri de ve halkları da aynı konumda oldukları halde sefalet içindeler. Demek oluyor ki ABD yi güçlü ve farklı kılan akıl ,emek ve demokrasi. ABD Avrupa’da olduğu gibi bir milletin devleti değil, bütün inananlar da inançlarını serbestçe yaşayabiliyor. Adım başı değişik Hristiyan mezheplerine bağlı kilise göze çarpıyor. Sonraki yazılarımda yerleşim yerleri ve insan hareketlerini konu alan yazılar yazacağım. Selamlar.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü