Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Türkistan Esintileri – 3 (Kazakistan-Ahmed Yesevi Hz.)

23 Mayıs 2012

Gezimizin yedinci günü sabahı ünlü Türk düşünürü, Yesevi tarikatı kurucusu, Türk dünyasının ortak atası kabul edilen  Ahmed  Yesevi  hz nin türbesini ziyaret etmek için Kazakistana geçmek üzere gümrük kapısına gelindi. Yaklaşık 2 saatlik uğraş sonunda Kazakistana girildi. Güzergah üzerindeki Çimkent  geçilerek Türbenin olduğu, sınır kapısından  350 km mesafedeki  Türkistan şehrine doğru hareket edildi. Bu nokta da Kazakistan ile ilgili bazı bilgiler verelim.

Kazakistan, resmî adıyla Kazakistan Cumhuriyeti, Orta Asya  da bağımsız bir Türk devletidir. Kazakistan, (Azerbaycan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırgızistan, Özbekistan, Türkiye, ve Türkmenistan ile birlikte) günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletinden biri olup Türk Konseyi ve TÜRKSOY'un üyesidir. 2. 727. 300 km2 yüz ölçümü ile (Batı Avrupa'nın yüz ölçümü kadar) dünyanın en büyük dokuzuncu ülkesidir. Müslüman ülkelerin ve Türk devletlerinin yüz ölçümü bakımından en büyüğü doğal kaynaklar bakımından da en zenginidir. Kazakistan  Türk tarihinin önemli devletlerinden olan Saka, Hun, Göktürk, Kıpçak, Karahanlı, Altın Ordu gibi devletlerin merkez üssü, Kıpçak, Oğuz, Karluk gibi Türk boylarının beşiği olmuştur. Komşuları olarak kuzeyde Rusya, güneyde Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan, doğuda Çin Halk Cumhuriyeti bulunur. Ülkenin ayrıca Hazar Denizi ve Aral Gölü'ne kıyısı vardır. Bağımsızlığın kazanılmasına doğru 1989 yılında 16. 464. 464 kişi olan ülke nüfusu, 1999 yılına gelindiğinde Slav ve Almanların ülkeden göç etmeleriyle 14. 900. 000'e kadar düşmüştür. 2010'da bu sayı 16. 500. 000'e yükselmiştir. Ülke bugün nüfus bakımından dünyanın 60. büyük ülkesi olmakla birlikte, kilometrekare başına 5,5 insan ile 210. 'dur.

Türkistan şehri tarihi ve medeni hatırasıyla çekicidir. Taraz, İpek yolu güzergahında 100 bin nüfuslu  bir şehir  olması nedeniyle kıymetlidir. Bu yönleriyle Kazakistan kültür ve tabiat turizminin uğrak yeridir. Türkistan Avrasyanın merkezidir. Buradan Yakındoğu, Avrupa ve Asya’nın diğer ülkelerine ulaşmak kolaydır. Bölgedeki Azerbaycanlı, Başkırt ve Tatarlar Türkistanlı olarak Müslüman ve Türk olmaları sebebiyle Anadolu Türkleri ile benzer örf, adet ve geleneklere sahiptirler.

Ahmed Yesevi nin  bugün ki Kazakistan cumhuriyetinin güneyindeki Çimkent şehri yakınlarında bulunan Sayram kasabasında  1093 yılnda doğduğu zannedilmektedir. Burası hayatının önemli bir kısmını geçirdiği Yesi(Türkistan) kentine 157 km mesafededir. Babası Sayram kasabasında yerleşmiş ünlü bir alim olan İbrahim Şeyh, Annesi ise Ayşe Karasaç ana olarak bilinmektedir. Kaynaklar İbrahim Şeyh’in hz. Ali nin oğullarından Muhammed Hanefi’nin  neslinden geldiğini  kaydetmektedir. Anne ve babasına ait türbeler  sayram kasabasında olup Ahmet yesevi hz. tarafından yaptırıldığı rivayet edilmektedir. Ahmet Yesevi ilk tedrisini yedi yaşına kadar babası İbrahim Şeyh’den almıştır. Babasının vefatından sonra  Arslan Baba tedrisini üstlenmiş ve manevi babası olmuştur. Arslan Baba nın yesi’ye gelerek daha küçük bir çocuk olan ahmed’i bulması ve Peygamberimiz hz. Muhammed (Sav)in emanetini Ahmed’e vermesi, terbiyesi ile meşgul  olup irşad etmesi manevi bir işarete dayanıyordu. Yesi yakınlarında bulunan tarihi Otrar şehrinde adına yapılmış bir türbenin mevcudiyeti Arslan Baba nın tarihen varlığının delilidir.

Ahmed Yesevi  Arslan Baba nın ölümünden sonra  Buhara’ya giderek Yusuf Hemedani’nin yanında manevi eğitimini tamamlamış ve onun ölümü üzerine 1160’da halife olmuştur.   Bir süre sonra da Yesi’ye dönerek, hayatının kalan kısmını insanları irşatla geçirmiştir. Altmış üç yaşına geldiğinde tekkesinin avlusuna yaptırdığı çilehaneye girmiş ve 73 yaşına kadarki  ömrünü burada tamamlamıştır. Türbesi, Türkistan şehrindedir.

Ahmet Yesevi. . .   Türklerin manevî hayatına asırlarca hükmeden, Türk halk sufilik geleneğinin kurucusu; Arslan Baba’dan teslim aldığı emaneti, insanlara “hikmet”leri aracılığı ile damla damla özümseten; kutsal emaneti Horasan Erenleriyle dünyanın dört bucağına ulaştıran; Türk diliyle yazdığı hikmetleriyle dilimizin gelişmesi ve zenginleşmesine büyük katkısı olan, “Pîr-i Türkistan”, Büyük Veli, öncü şair.

Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet adıyla yüzyıllar sonra derlenecek olan Hikmetleri aracılığıyla Türklere İslam'ı kolaylaştırarak benimsetmiştir. Anadolu'ya hiç gelmemiş olmasına rağmen Anadolu'da da tanınan ve sevilen Ahmet Yesevi, yaygın olan kanaate göre, Mevlânâ, Yunus Emre ve Hacı Bektaş-ı Veli gibi Anadolu ekollerini ve Aleviliği etkilemiştir

Yahya Kemal, Ahmet Yesevi’nin Türk tarihi bakımından önemini;” şu Ahmet Yesevi kim, bir araştırın  göreceksiniz, bizim milliyetimizi asıl onda bulacaksınız. ” sözleriyle ifade eder.

Tasavvufi Türk halk şiirinin öncüsü olan Ahmet Yesevi, düşüncelerini yayabilmek için millî nazım şekli olan dörtlüklerle, hece vezninde, yalın bir Türkçeyle şiirler yazmıştır. Yesevi, Arapça ve Farsça'yı çok iyi bilmesine rağmen eserlerini ısrarla Türkçe ile vermiştir “Hikmet” adı verilen ve Divan-ı Hikmet adıyla bir kitapta toplanan şiirler, islamiyetin Türkler arasında yayılmasında  büyük rol oynamıştır.

Ahmet Yesevi hz. türbesini ziyaret etmeden önce manevi babası Arslan Babanın türbesini ziyaret etmek  yesevi nin huzur bulması anlamına geleceği yaygın inanış doğrultusunda bizde önce yesi yakınlarındaki Otrar şehrindeki Arslan Baba türbesini, ardından Türkistan şehrindeki Ahmet Yesevi   türbesini ziyaret ettik. Bu ziyarerete bizleri karşılayan Türkiye-Kazakistan  ortak kurumu  olan Ahmed Yesevi Üniversitesi’ nin  Rektörü Prof. Dr. Salih AYNURAL beyefendi de refakat etti. Daha sonra birlikte yemek yendi. Üniversite gezildi. O gece Türkistan şehrinde konakladık.

 

Gezimizin sekizinci günü Kazakistan-Özbekistan sınır kapısına yöneldik. Yol üzerinde yeni yapılmış,henüz mayalanmamış, içki özelliği oluşmamış kımız ikramı yapıldı. Gurup içindeki ulemaların içilebilir fetvası sonrasında ikramı geri çevirmedik. Öyle ya 3500 km mesafeden Atayurda gelip kımız içmeden dönmek olmazdı. Daha sonra sınırı geçip Özbekistan’ın başkanti Taşkent’e doğru yola çıktık. Taşkent’e öğleden sonra vardık. Otobüs ile şehir turu ve aralarında hz. Osman’ın şehit edildiğinde kan damlalarının bulaştığı kutsal kitabımız kuran-ı kerim in bulunduğu müze vediğer mekanlar gezildi. Akşam Başkent Taşkent de konaklandı. Sabahın ilk saatlerinde İstanbula hareket eden uçağımız dokuzuncu gün bizleri önce  sabah 9. 00 da İstanbula  indirdi. Geziye katılanlar  havaalanında aralarında vedalaştılar.  Sonra Antalya  ya uçarak Isparta ya döndük.

Yarın Türkistan gezisi izlenimleri ve sonuç...

Türkistan Esintileri-1

Türkistan Esintileri- 2 (Özbekistan)

Türkistan Gezisi İzlenimleri ve Sonuç

Op. Dr. Levent BAŞYİĞİT
Türkocakları Isparta Şubesi Başkanı

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü