Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Dr. Mustafa Kahramanyol’un gasp edilen haklarını kim koruyacak?

27 Temmuz 2009
Mehmet MACİT

Em.Tb.Alb. Prof.Dr. Mustafa Kahramanyol’un 1997 yılı Ağustos şurasında YAŞ kararıyla Silahlı Kuvvetler’den ihraç edilmesi olayı, geçen hafta bazı TV kanallarında ve gazetelerde yeniden gündeme getirildi. Gerek kendisinin gerekse eski eşinin anlattıkları hukuk devleti adına tüyler ürperticidir.

Emekli generaller Hurşit Tolon ve Çevik Bir ile onlara bağlı birkaç subayın Mustafa Kahramanyol’u Silahlı Kuvvetler’den ihraç etmek üzere tertip hazırladıkları ve uygulamaya koyan isimler yer ve tarihler belirtilerek bir kere daha açık açık anlatıldı.

Aslında Dr. Kahramanyol ile eski eşi birkaç yıl önce de aynı açıklamaları yapmışlar ve şimdikinde olduğu gibi suçladıkları şahıslardan o zaman da en ufak bir tepki oluşmamıştı.

Bu olay susularak geçiştirilemez. Tertibin failleri Silahlı Kuvvetler’deki sıfatlarına ve rütbelerine açıkça ihanet etmişler, yüz kızartıcı bir oyun tezgahlayarak bir insanın hayatını karartmışlardır.

Mustafa Kahramanyol’un kendisi için özel anlam taşıyan üniforması üzerinden çekilip alınmış, Silahlı Kuvvetler’den kovulmuş, akademik kariyerinden yararlanamaz hale getirilmiş, vicdanlar sızlamadan sokağa atılmıştır.

Bu feci olayın bir başka hazin yanı daha var. Dr. Kahramanyol Bosna olaylarının hızla tırmandığı dönemde, 1992 yılında bölgeyi çok iyi bilmesi nedeniyle dönemin Başbakanı Süleyman Demirel tarafından göreve çağrılmış, Başbakanlıkta koordinatör müşavir sıfatıyla dört yıl süresince kendisine tahsis edilen özel imkânları kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne hizmet etmiştir. Çok güvenilir kişilere emanet edilebilecek bu kritik görevi başarıyla yaptığına ilgili bütün kurum ve kişiler yakinen şahittir.

Mustafa Kahramanyol kendisiyle ilgili işlemden haberdar olunca doğal olarak Cumhurbaşkanı Demirel’i aramış ve görüşmek istemiştir. Kendisine randevu verilmediği gibi bu haksız ve hukuksuz muameleye en ufak bir itiraz bile yapmadan karar imzalanmıştır. Başka bir ifadeyle “haksızlık karşısında susan” olmakta sakınca görülmemiştir.

Hurşit Tolon şu sıralarda önemli bir davanın başlıca sanıklarından biri konumunda. Yargılama sonunda kendisiyle ilgili nasıl bir karar verileceğini elbette bilemeyiz. Ancak gördüğümüz bir husus var:

Şimdiye kadar Hurşit Tolon ve Çevik Bir başta olmak üzere, bu yüz kızartıcı komplonun faillerine ilişkin hiçbir yasal işlem yapılmadı.

Türkiye bir hukuk devletiyse, hukukî nizam varsa, yasalar işliyorsa bu olay geçiştirilemez, üstü kapatılamaz. Hiçbir yasal neden yokken hayatı karartılan, izzeti nefsi zedelenen Mustafa Kahramanyol’un hakkını, hukukunu arayan, sorumlulardan hesap soran bir merci mutlaka bulunmalıdır.

İnsan olarak, yurttaş olarak yapılanlardan elem duyarak, adaletsizliğin ve hukuksuzluğun telafisi için yargı yolunun işlemesine katkı sağlamak, suçluları işaret etmek herkesin görevidir.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü