Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Başbağlar Katliamının 16.Yıldönümüydü

06 Temmuz 2009
Mehmet MACİT

05 Temmuz Başbağlar katliamının 16.yıldönümüydü. Her yıl olduğu gibi basın ve TV’ler 02 Temmuz 1993’de Madımak Oteli’nde 33 vatandaşımızın hayatını kaybettiği feci olaylara odaklandığından Başbağlar’da yaşananlar sükûtla geçiştirildi.

Başbağlar Erzincan’ın Kemaliye ilçesinin küçük bir köyüdür. Bu köy yöredeki pek çok benzeri gibi gurbetçidir. Kış boyunca çoğu kapalı olan evler yazın başlamasıyla beraber çoğu İstanbul’dan sılaya gelenler tarafından açılır. Bağlar ve tarlalarla birlikte köy canlanır; sokaklardan çocuk sesleri duyulmaya başlar.

1993 yılının 05 Temmuz’unda her zamanki gibi güneş karşı tepelerin arkasında kaybolmuş, akşamın serinliğiyle birlikte köy yeni bir yaz gecesinin hazırlıklarına başlamıştı. Yatsı ezanı okunmak üzereydi. Köyün ufak camisine yönelenlerin ayak seslerini bastıran vahşi bir gürültüyle birlikte etraf karışıverdi. Kimsenin ne olup bittiğini anlamasına zaman kalmadan Başbağlar’ın daracık sokakları silahlı adamlar tarafından tutuldu. Kapıları tekme ve dipçiklerle kırıp evlerden çıkardıkları köy halkını kadın ve çocuk ayrımı yapmaksızın köyün ufak meydanında topladılar ve evleri, araçları ateşe verdiler. Topladıkları insanlardan rastgele 33 köylüyü ayırdılar. Sivas olaylarının intikamını aldıklarını, misilleme yaptıklarını söyleyerek bunların üzerine acımasızca kurşun yağdırdılar. Böylece işlerini bitirdikten sonra geride harabe haline getirdikleri Başbağlar’ı, yıkıntılar arasında yakınlarının cesedini arayan kadın ve çocukları, çaresizlik içerisinde el açıp yakaran ihtiyarları bırakarak çekip gittiler.

Evler daha sonra onarıldı, katliamın maddî izleri silinmeye çalışıldı. Ancak yakınları kurşuna dizilen ve bu dehşeti bilfiil yaşayanların acıları yüreklerinde çakılı kaldı.

Başbağlar her yıl olduğu gibi acı hatıralarını kendi aralarında paylaştılar. Köylerine duygularını soran TV kameraları, röportaja gelen İstanbul basınının muhabirleri uğramadı. Başbağlar’lılar bir Türk ve Müslüman köyü olarak bu yalnızlığa istemeseler alışmaya çalışıyorlar. Basının, televizyonların daha öncelikli tercihleri olduğundan bu mütevazi köye yapılanlara, 33 masum vatandaşın hunharca katledilmesine ayıracakları zaman kalmıyor. Yıllarca önce katliamın sanığı olarak yakalananlar olmuştu. Ancak davaya bakan mahkeme bunların tutuksuz yargılanmalarına karar verip salıverdi. İtiraz üzerine yeniden yakalanmak istendilerse de doğal olarak bulunamadılar. Aslında gidecekleri yerleri, saklandıkları inleri tahmin etmek zor değil. O tarihten sonra Tunceli kırsalında güvenlik güçleriyle çatışıp duran PKK militanları arasında muhtemelen onlar da vardır. Başbağlar’ın mustarip ve mağdur insanları bu çatışmalarda öldürülen her PKK’lının köyde yapılan katliamın faili olduğunu düşünüp teselli arıyor.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü