Türk Dünyası Yardım Kampanyası

KARA KUVVETLERİ KOMUTANI ORGENERAL KOŞANER’İN KONUŞMASINDAN RAHATSIZ OLANLAR

28 Ağustos 2008
Mehmet Macit

Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na getirilen Org.Işık Koşaner, devir teslim töreninde yaptığı konuşmada, ülkemizin temel meselelerine ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Üslubu çok açık ve netti. Lafı evirip çevirmeden, diplomatik bir makyaja ihtiyaç göstermeden düşündüklerini açıkça ortaya koydu. Aslında bu sözler, bir gün önce Jandarma Genel Komutanlığı’na Org.Atilla Işık’a devrederken yaptığı konuşmanın devamı ve açılımıydı. O konuşmasında, son aylarda Ergenekon soruşturması bağlamındı Jandarma Teşkilatı’na ilişkin haberlerin genel bir suçlama şeklinde ve tüm teşkilatı töhmet altında bırakacak tarzda verilmesinden duyulan rahatsızlığı belirtmişti: “Münferit olayların bazı çevrelerce Teşkilatın tümüne teşmil edilerek, suçlu gibi gösterilmesi ve hayali senaryolar üretilerek kurumun bütünüyle hedef alınması Teşkilatımız mensuplarını derinden yaralamaktadır.” Bu bağlamda suçun şahsiliği ilkesini hatırlatmış, yürütülen soruşturmanın yansıtılmasından kurum mensuplarının incitildiğini, üzüldüğünü açıklamıştı. Gerek Org.Koşaner’in, gerekse görevi devrettiği Atila Işık’ın verdiği mesajın önemli bir başka tarafı da, soruşturma kapsamındaki emekli subaylara sahip çıkmadıklarını, çıkmalarının mümkün olmadığını, suç işlemişlerse ceza almalarının doğal olduğunu, ancak bu olaylar kullanılarak Jandarmanın yıpratılmaya çalışılmasından rahatsız olduklarını açıkça belirtmiş olmalarıdır.

Yeni Kara Kuvvetleri Komutanı’nın ikinci konuşmasındaki tespitler kuşkusuz sadece şahsî düşüncelerini değil, Türk Silahlı Kuvvetlerinin görüşlerini yansıtmaktadır. Bu konuşmada çeyrek yüzyıldan beri Türkiye’nin en büyük problemini oluşturan ve PKK terör örgütü bünyesinde sahneye konulan “etno-milliyetçi Kürtçülük Hareketi” nin yapısı, amacı ve yöntemleri derin bir vukufiyetle ortaya konulmuştur:

  1. “Etnik kimliklik, cemaatçilik, kültürel farklılık gibi alt kimlikleri ön plâna çıkaran girişimlerle ulus devlet yapısı dağıtılmaya çalışılmaktadır.”
  2. “ Türk Silahlı Kuvvetleri Ulus Devlet, Üniter Devlet ve Laik Devlet’in korunmasında her zaman taraf olmuş ve olmaya devam edecektir.”
  3. “Ulus Devletler adeta demokrasi adına dağılmaya, insan hakları adına da bölünmeye mahkum edilmektedir.

Yeni Kara Kuvvetleri Komutanımız, Türkiye’nin küreselleştirilecek model ülke olarak uluslararası alanda rol üstlenmeye zorlandığını vurgulamıştır: “…Küresel güçler tarafından kurgulanan ve ülke için medya, bazı akademik ve sermaye çevreleriyle, sivil toplum örgütleri içine yuvalanan post-modern bir tabakanın oluşturduğu propoganda ve etki ağının, ulusal birlik, ulusal değerler ve güvenlik parametrelerinin zayıflatılması ve çözülmesi yönündeki gayretlerini sürdürmektedirler. Ülkemiz, hayatî önemdeki sorunlarının çözümü ve hayatî çıkarlarının korunmasında dış kaynaklı siyasî ve ekonomik yaptırımlara bağımlı hale getirilmeye çalışılmakta, dayatılan yapısal reformlar yoluyla sürekli baskı ve tehdit altında yıpratılan ve sıkıştırılan bir ülke konumuna düşürülmek istenmektedir. Ülkemizin yumuşak gücünü oluşturacak siyasî kabiliyetler geliştirilemediği gibi, aksine dış fonlarla yönlendirilen sivil toplum örgütü ve kuruluşu görünümlü unsurlar bozucu ve yıkıcı özellikleri ile kendileri güvenlik sorunu olmaktadırlar.

…Teröristler kadar legal alanda ortaya çıkan silahsız teröristlere ve ayrılıkçı destekçilerine karşı da tedbirler getirilmelidir.”

Sayın Org. Koşaner’in işaret ettiği, “küresel güçler tarafından uygulanan ve ülke içi medya, bazı akademik ve sermaye çevreleriyle sivil toplum örgütleri” bu tarihî mesajın anlamından rahatsız oldular. Nitekim tepkilerini, duygularını bu çok önemli konuşmaya gazetelerinde tek satır bile yer vermemek suretiyle açıkça ortaya koydular.

28 Ağustos tarihli gazetelere bakıldığında, Türkiye’nin bazı basın organları ve sermaye çevreleri üzerinde nasıl bir kamplaşma içinde olduğunu somut şekilde görülebiliyor. Org.Koşaner’in konuşmasında haber değeri bulmamış görünen malum çevreler, merkezî şekilde nasıl organize olduklarını, karar alıp uyguladıklarını ibret verici şekilde bir kere daha sergilediler.

Kara Kuvvetleri Komutanı Org.Koşaner, iç ve dış kaynaklı bütün bu tertip ve girişimlere rağmen, Türkiye’nin sahipsiz olmadığını, durumu gören, yakından izleyen, düşünen ve duyarlı olan millî bilinç sahibi geniş kesimlerin sesi olmuştur. Onun bu sözlerinden, duruşundan rahatsız olan bilinen çevrelerin tepki göstermeleri doğaldır. Çünkü onlar her zaman yaptıkları gibi, zihniyetlerinin, meşreplerinin gereğini yerine getirmeye çalışıyorlar; oyunlarını, tertiplerini, tuzaklarını sinsice sergiliyorlar.

Ülkenin geleceğine, milletimizin kaderine duyarlı olan, bu anlamlı tabloları gören, üzerinde düşünen herkesin özellikle son günlerde yaşananlardan anlam çıkarması, doğru hükümlere ulaşması gerekir.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü