Türk Dünyası Yardım Kampanyası

ANAYASA MAHKEMESİ’NİN KARARI

31 Temmuz 2008
Mehmet Macit
Ancak iktidar partisi iddianamenin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olma konusundaki suçlamalarından tümüyle aklanmadı; kapatmaya nazaran daha hafif bir ceza olan hazine yardımının bir kısmının kesilmesine karar verildi.

Mahkeme Başkanı Haşim Kılıç kararı açıklarken önemli bir noktayı vurguladı: “Bu kararın sonucunda bu partiye bir ihtar kararı çıkmıştır; ciddi bir ihtar kararı çıkmıştır. Sonucun değerlendirileceğini ve gereğinin yapılacağını umut ediyorum.”

Kararda tek ret oyunun sahibi Sayın Kılıç’ın bu uyarısı kuşkusuz büyük önem taşıyor. Açıklamasında kararın AKP’yi ibra etme anlamına gelmediğini, bir bakıma “sarı kart” gösterildiğini belirtiyor.

Bu kritik davanın kapatmayla sonuçlanacağına ilişkin beklentiler ve tahminler aslında son bir aydan beri önemli ölçüde değişmişti. Özellikle davanın görüşülmesine başlanmasıyla birlikte İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda meydana gelen hızlı yükseliş  ve dış kaynaklı paraların tahvil ve bonolara yönelmesi bu değişimin somut göstergesiydi.

Deniz Baykal’ın birkaç hafta önce “AKP kapatılmadığı takdirde ülkede yaşanan gerginlik düşer” şeklindeki sözleri ana muhalefetin olduğu kadar ona yakın çevrelerin eğilimlerini göstermesi açısından ilginç bir değerlendirmeydi.

Üç gün süren müzakereler sonunda yapılan tartışmaların içeriği bilinmiyor. Kararın gerekçesi de henüz açıklanmadı. Büyük çoğunluğu Sezer döneminde atanmış olan ve benzer davalarda blok halinde bir duruş sergileyen üyelerin, bu defa ikiye bölünmeleri sonucu karar yeter sayısı oluşamadı. Kapatılmama yönünde oy kullanan üyelerden birinin asker kökenli olması dikkat çekiyor. Davanın açıldığı günlerden başlayarak, uzun süre devam eden havanın son dönemde değişmiş olmasında kuşkusuz bir çok faktörün rolü oldu. Kapatma ve ekindeki siyasî yasak kararıyla ortaya çıkacak politik karmaşa düşünüldüğünde bunun doğuracağı ekonomik ve  sosyal sıkıntılar hemen herkesi kaygılandırıyordu. Dış çevrelerden de kararın kapatılma yönünde olması halinde bunun demokratik ilkelerle bağdaşmayacağına ilişkin yoğun telkinler geliyordu. Uluslararası alanda yapılan temas ve görüşmelerde sık sık bu konuya değiniliyordu. Hepsi bir yana davanın görüşülmesi sırasında toplanacak askerî şuranın durumunun ayrı bir sıkıntı kaynağı  olmasından endişe ediliyordu. Ancak bütün bu faktörlerin yanı sıra, kararın bu şekilde çıkmasında başka etkenlerin varlığından da söz ediliyor. Son zamanlarda iktidar ile etkili bazı kurumlar ve çevreler arasında önemli görüşmeler yapıldığı, konunun bütün boyutlarıyla ele alındığı, rahatsızlık yaratan belli noktalarda uzlaşma sağlandığı öne sürülüyor. Bu tarz görüşmelerin kamuoyunun bilgisine yansıyanlarının dışında, pek çoğunun dar bir çerçeve ile sınırlı kalmış olması doğaldır. Sonuçta hangi etkilerle olursa olsun, çıkan bu karar herkese, her kesime bir tarafı dolu bir bardağın sunulması anlamına geliyor. Sayın Haşim Kılıç’ın vurguladığı hususlar son derece doğrudur, bu karardan herkesin gerekli dersleri çıkarması, yaşanan bunalımın tekrarlanmaması için objektif değerlendirmeler yapması gerekiyor.

Türkiye her bakımdan çok değerli zamanları bonkörce tüketiyor. 22 Temmuz 2007 den bu yana kamuoyunu meşgul eden konulara bakıldığında, bunların aslında gündemin yanlış belirlenmesinden kaynaklandığı çok net görülüyor. Bölücü terör ve ekonomiyi ilk sıraya alarak, siyasî ve toplumsal dikkatleri bunlara yönlendirmek, geniş kesimlerle uzlaşma sağlamak, etkili çözüm yolları aramak varken, münazara yapar gibi sürdürülen tartışmalar zaman israfına yol açmıştır. Böylelikle toplumun enerjisi, potansiyeli, imkânları boş yere tüketilmiş oluyor;  sonuçta lüzumsuz gerginliklere,  tehlikeli kutuplaşmalara, toplumsal ayrışmalara zemin hazırlanıyor.

Tüketilen zamanı yeniden yaşamak mümkün olmadığına göre, en azından bundan sonrasına bakılmalıdır. Artık Türkiye’nin mevcut sıkıntılarını daha da ağırlaştıracak tavırlar yerine, rasyonel tercihler yapılmalıdır. İktidara ve Başbakana doğal olarak bu hususta büyük sorumluluklar düşüyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç birkaç cümle içerisinde bunu işaret ederken, ileriye dönük tarihî bir mesaj veriyor, herkese görevlerini hatırlatıyor.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü