Türk Dünyası Yardım Kampanyası

PKK Köşeye Sıkışmış Görünüyor

14 Kasım 2011

10.11.2011 tarihli Hürriyet gazetesinde “ Hedefimiz Şırnak ve Cizre’ye Bayrak dikmekti” başlığıyla bir PKK’lının son derece önemli itirafı yayınlandı. 19 Ekim de Çukurca’da gerçekleştirilen ve 24 askerimizin şehit düştüğü saldırının ardından yapılan operasyonlarda yakalanan PKK’lı terörist Mehmet B. nin itirafı ile ilgili gazete haberi şöyle: Mehmet B. “3’üncü Eylem Planı” adı verilen saldırının, Şırnak’ta KCK’ya yönelik operasyonun ardından ertelendiğini anlattı. Üst düzey yöneticiler planladı - Mehmet B. 19 Ekim’de Çukurca’da gerçekleştirilen saldırıdan sonra, özel harekât polislerinin Şırnak kırsalında düzenlediği operasyonla yakalandı.

Mehmet B., PKK’nın üst düzey yöneticilerinin Şırnak ve Cizre’de bazı kamu binalarını ele geçirilerek PKK bayrağı dikilmesi ve polis noktalarına saldırı düzenlenmesi amacıyla 3 ay süren eylem planı hazırladığını anlattı. 

Saldırıda, kırsaldaki teröristlerin etkili kullanılması amacıyla sık sık eğitime çağrıldığını belirten Mehmet B. şu ifadeyi verdi:

Eylül ayında yapacaktık

Şırnak ve Cizre eylemleri için, bölgede yaşayan milislerden yardım istendi. Eylemin eylül ayının sonunda yapılması hedeflenmişti. Hatta saldırıyla ilgili Şırnak’taki örgütlenme ismini bilmediğim İskan kod adlı kişi tarafından yapılmıştı. Bazı belediye araçları ele geçirildikten sonra belirlenen noktalara bu araçlar üzerinden saldırı gerçekleştirilecekti. 3’üncü Eylem Planı adı verilen saldırıya birkaç gün kala polis, KCK’ya yönelik seri operasyonlar düzenledi. Bu operasyonlarda, örgüte destek veren ve eylem sırasında kullanılacak birçok milis gözaltına alındı. Ertesi gün saldırı planının askıya alındığı bildirildi. Kırsaldakilere ise eylemlere birkaç gün ara verilmesi konusunda mesaj gönderildi.

İlçedeki milisler  keşif yaptı

Örgütün yönetici kadrosu, KCK operasyonlarının devam etmesi üzerine misilleme amaçlı eylem yapılması talimatını verdi. Ancak etkili bir saldırıda kullanılmak için yaklaşık 150 kişi Çukurca sınırına yakın bir bölgeye çağırıldı. 19 Ekim saldırısından önce Çukurca’da bulunan ve aralarında belediye çalışanlarının da olduğu bazı milisler, ilçeyle iletişimin kesilmesi amacıyla hem elektrik, hem telefon kablolarını kesmek için görevlendirildi. Bu saldırıda amaç Çukurca’nın ele geçirilerek kısa süreli de olsa ilçede PKK’nın hâkimiyetini sağlamaktı. Eylem hazırlığı 10 günde tamamlandı. Saldırı yapılacak polis noktalarının belirlenmesi için ilçedeki milisler keşif yaptı. Önce askeri hedefler geçilecek, ardından polis noktaları etkisiz hale getirilerek ilçede infial yaratılacaktı. Saldırı planı, eyleme katılan kişilere dahi son dakikaya kadar söylenmedi. Sadece büyük bir saldırı düzenleneceği belirtiliyordu.

KCK operasyonları bağlamında bir öğretim üyesiyle yayımcının da tutuklanmış olması, kendilerini “Aydın” olarak nitelendiren çevrelerde  geniş tepki topladı. Çoğu Marksist- Leninist gelenekten gelen bu insanların tepkileri ile ilgili olarak, kendisi de eski Maocu olan, zamanla bu çizgiden uzaklaşıp kozmopolitan bir liberalliği benimseyen, ancak Türk milliyetçiliği karşıtlığını aynı şiddetle sürdüren Prof.Dr.Halil  Berktay’ın  konuya ilişkin çok dikkat çekici  tespitleri var: “onun için, böyle “ideolojik çatı” veya “kulübe”leri baştan ve çok dikkatli düşünmek lazım. Kürt sorununa bakışta, nedir, birçok aydının, içinden bir türlü çıkamadığı “ideolojik kulübe” güya mutlak surette anti-devlet (ama her nedense Ergenekon konusunda  pek çalışmadı bu devlet karşıtlığı); birde üstelik komünizmin tarihî yenilgisinden ötürü mutsuz ve müntekim ; dolayısıyla hırsını radikal Kürt hareketinin sırtından geçinerek çıkarmaya çalışan bir tür “devrimcilik: biz yapamadık ama bak, onlar yapıyorlar; birileri şu devletin haddini bildirsin de oh diyelim ayrıca,  “bir ezilen halk” ve “ne yaparsa doğrudur” takıntısı .

 Şu sıralarda BDP’lilerin Kuzey Irak’a giderek Barzani Talabani’yle görüşmeleri ayrılıkçı-ırkçı PKK örgütü içerisinde ciddi bir telaşın yaşandığını gösteriyor. Yaz başlarında “Devrimci Halk Savaşı” yapacağını ilan ederek Türkiye Devleti’ni teslim alacağını tahayyül eden örgüt,  çok yönlü kanlı eylem planları hazırlayarak, güvenlik güçleri mensuplarını enselerinden vurup öldürerek, polis ve askerlere  her fırsatta saldırarak, Silvan ve Çukurca’da saldırılarının şiddetini  daha da artırarak ülkemizde yoğun bir terör ortamı oluşturmaya çalıştı. Diğer taraftan aynı dönemde başlattığı  sivil itaatsizlik eylemleriyle, molotoflu sokak gösterileriyle,“Devlet’in  imamlarının  arkasında namaz kılınmayacak” talimatıyla özellikle Cuma namazlarını cami dışına kaydırmaya çalışarak kitlesel bir zemin  oluşturmak, Arap ülkelerindeki halk ayaklanmalarının benzerini Türkiye’de tekrarlamak üzere düğmeye bastı.

Ancak Devlet bu defa  gafil avlanmadı. Alınan istihbarat bilgilerinin ışığı altında PKK sempatizanı ve yandaşı sol ve liberal çevrelerin  yoğun tepkilerine rağmen KCK operasyonları sürdürüldü. Teröristlerin barınak hâline getirdiği Hakkâri şehir merkezine yakın yuvaları başta olmak üzere,  yerleştikleri yerlere girilip dağıtıldı. Çukurca’nın Kazan Vadisi olarak bilinen ve coğrafi şartları nedeniyle PKK’lılara sığınak işlevi gören  yerlere kara ve Hava Kuvvetlerimizin koordineli şekilde yürüttüğü kapsamlı harekât sonucunda, örgüt militanları ağır kayıplar verdiler. Bu arada Kandil ve Hakurk gibi PKK kamplarına  da başarılı hava operasyonları yapıldı.

Hürriyet Gazetesinin yukarıdaki haberinden de anlaşıldığı gibi, PKK köşeye sıkışmış durumda. Eylül ve Ekim aylarında genel bir saldırı hazırlığı yaparak militan kadrolarının önemli bölümünü Hakkâri-Şırnak çevresine yığan örgüt, planı uygulama fırsatı bulamadı. Üstelik sayıları üçbin  civarında olduğu tahmin edilen bu teröristleri, her yıl kış başlamadan yaptığı gibi Kandil’deki barınaklarına çekememiş oldu. Terör baronları şimdi tam bir açmazla karşı karşıya görünüyor. Bu kadar kalabalık terörist grupların ağır kış şartlarını  karşılayabilecek barınma ve iaşe imkânları olmadığından, şiddetli soğukların başlamasıyla birlikte hayatta kalma ihtimalleri oldukça az görünüyor. Güvenlik güçleri bölgede her an teyakkuz hâlinde olduğundan heronlar vb.  teknik takip izleme araçları kullanıldığından, çeşitli  istihbarat kanallarından yararlanıldığından şehirlere  ve köylere sokulma  şanlarının olmadığı görülüyor. Kaldı ki KCK  operasyonlarıyla örgütün şehir kadroları, belediyelerdeki ayakları büyük  ölçüde budandı.

Bu durumda ırkçı-ayrılıkçı Kürt  hareketini , PKK terör örgütünü  yönetenler bir tercih yapmakla karşı karşıyalar. Ya önümüzdeki ağır kış şartları altında büyük kayıplar vermeyi, kitlesel ölümleri göze alarak tutumlarını sürdürecekler; yahut Türkiye Devleti’yle bir şekilde anlaşma zemini bulmaya çalışacaklar.

Meclis’ten çekilme, Anayasa Komisyonu’nu terk etme  gibi  siyasî ağırlıklı tartışmalar gündemde tutularak psikolojik bir ortam hazırlanmak istiyorlar.   Geri adım atıyor görünümü vermeden, sanki devletle eşit düzeyde bir  anlaşma yapılıyor havasıyla bir çıkış yolu bulmak için girişimler yapıyorlar. BDP’lilerin Barzani ve Talabani’yle görüşerek  onları  ara bulucu işleviyle devreye sokmaya çalışmaları  bu arayışlar cümlesinden sayılabilir.

Irkçı-ayrılıkçı Kürtçülük hareketini yürütenlerin ve bu hareketi fikri ve   ideolojik nedenlerle destekleyenlerin bir gerçeği artık kabullenmeleri gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni terör eylemleriyle, dezenformasyon çabalarıyla, “ortak cephe” politikalarıyla teslim alamazlar. Bugüne kadar hakkettikleri akıbete   maruz kalmadılarsa da, bölge halkını korkutup  sindirerek saltanat sürdürebiliyorlarsa bu kendi güçlerinin, üstün kabiliyetlerinin eseri değil,  30 yıldan beri bu konuda doğru ve etkili bir devlet politikasının uygulanmamış olmamasının yani Türkiye’nin kendi hatalarının sonucudur. Biraz kıpırdanıp anladıkları dilden karşılık verilmeye,  Devlet’in gücü ortaya konulmaya başladığında ne hâle geldikleri ortadadır. Herkes bu gerçekleri görüp aklını başına toplamalıdır. İnatlaşmak sadece bu örgütü taşeron olarak kullanıp Türkiye üzerindeki  çeşitli emellerine PKK  vasıtasıyla ulaşmaya bilinen dış  merkezlerin, Batı’lı ülkelerin  ve bazı komşularımızın işine yarar.

 

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü