RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Büyük Türk Milleti, Aziz Türk Ocaklılar,
Bu yıl da, insanlığa hidayet rehberi olarak gönderilen Kur’an-ı Kerim’in indirildiği kutsal Ramazan ayını idrak edip Bayram’a ulaşmış bulunmaktayız. İnancımızın, kültürümüzün ve değerlerimizin en önemli unsurlarından olan, birlik ve beraberliğimizin perçinlendiği, dargınların barıştığı bayram günlerini hakkıyla yaşamamızı gölgeleyen iç ve dış sorunlarımız olsa da bizler her şeye rağmen bayram sevincini, bayramlarda olması gereken kaynaşma, dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendirmek için elimizden geleni yapmalıyız.
İslam âlemi olarak sevincin, coşkunun, mutluluğun, birliğin simgesi olan bayram günlerine eriştiğimiz bu günlerde maalesef geçmiş yıllarda olduğu gibi başta Gazze’de sözde ateşkeslere rağmen devam eden insanlık dışı katliam ve zulümler ve yıllardır Doğu Türkistan’daki kardeşlerimizin maruz kaldığı sessizleştirilmiş soykırım devam ediyor. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona ermesi için bir takım girişimler varsa da bunların neticesinde de Kırım Türklerinin acılarını dindirecek bir çözüm çıkma ihtimali maalesef yok.
Aziz Ocaklılar,
Ekonomide özellikle son yıllarda ciddi sıkıntılar yaşadık, yaşamaya da devam ediyoruz. Son aylarda yaşanan ve yargıya taşınan siyasi gerilimler, maalesef bu yönde de olumsuzluklara yol açtı. Bununla birlikte şunu ifade etmeliyim: Gerek bunları gerekse diğer sorunlarımızı aşabiliriz, yeter ki millî konularda bir ve beraber olalım ve meselelerimizi demokratik hukuk devleti kuralları içinde çözmede ittifak edelim. Ne yazık ki geçen yıl gündeme gelen normalleşme ve yumuşamanın yerini, 2024 sonbaharından beri giderek ivme kazanan ve siyasi rekabetin husumete dönüştüğü bir iklim aldı. Temennimiz, bu mübarek Bayram’ın gerilimli havayı bir nebze olsun yumuşatmasıdır. Bu bağlamda iktidarından muhalefetine, medyasından sivil toplum kuruluşlarına kadar her kesime büyük sorumluluk düşmektedir. Farklı görüş ve yaklaşımların demokratik hukuk devleti kuralları içinde, şiddete başvurulmadan ortaya konulması, rekabetin husumete, öç almaya dönüştürülmemesi elzemdir.
Terör örgütünün tasfiyesi söylemiyle başlayan, Suriye’de rejim değişikliği ile devam eden gelişmelerde bugün gelinen noktada, Teröristbaşı ile görüşmeler sonunda yapılan çağrıya karşın ortada ne PKK’nın silah bırakıp kendini feshettiği var ne de Türkiye için stratejik tehdit olması sebebiyle 2016’dan beri birtakım harekâtlarla önü kesilen Suriye’nin kuzeyindeki ABD-İsrail destekli Teröristan projesinin sona erdirileceğine dair bir gelişme söz konusu. Anlaşılan o ki, Suriye PKK’sı sözde SDG adıyla yeni Suriye rejimi ile uyumlu bir şekilde çalışacak ve bu yapının silahlı güçleri de sözde Suriye ordusu içinde yer alacak ama gerçekte kendi varlıklarını sürdürecek. Önümüzdeki süreçte, bu konuda kararlı bir siyaset izlenmesi şart, aksi takdirde bölücülerin sürekli telaffuz ettikleri “Dört parça Kürdistan” söyleminin varacağı yer bellidir ve bunun, Kürtler dâhil bu coğrafyada yaşayan farklı etnik ve mezhebî toplulukların değil, İsrail’in çıkarına olduğu izahtan varestedir.
“Terörsüz Türkiye” sloganıyla başlatılan ve Terör örgütü ile pazarlığı söz konusu olmadığı belirtilen süreçte, DEM Parti yetkililerinin ve PKK’nın uzantılarına mensup kişilerin yaptıkları açıklamalarda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden bir takım beklentilerin olduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede Anayasa değişikliğinden de bahsedilmektedir. Bu vesileyle defalarca belirttiğimiz bazı görüşlerimizi tekrar etmekte yarar var. Esasen bu konuda sadece Türk Ocaklarının değil bütün Türk milliyetçilerinin, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e sadık herkesin ittifak ettiği ve kırmızı çizgi olarak ilan ettiği şu hususlar açık ve kesindir: Anayasa’nın değişmez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilk dört maddesi ile Türk vatandaşlığını düzenleyen 66. maddesi. Ana çerçevemiz, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi, üniter millî devlet yapısı ve kurucu fikri olan Türk milliyetçiliğidir. Bugün de her alandaki Türk milliyetçilerine düşen en önemli görev, Cumhuriyet’in kuruluşunda “Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibarıyla (Türk) ıtlak olunur.”, Anayasa’mızda “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.” şeklinde vazolunan, Türk Ocakları olarak bizim de “Biz, Hep Birlikte Türk Milletiyiz” diyerek ifade ettiğimiz anlayışla Türkiye Cumhuriyeti’ne, üniter millî devlete, vatanın bölünmezliğine ve milletin birliğine sahip çıkmaktır.
Aziz Ocaklılar,
Türk Ocakları olarak bu bayramda da Türk dünyasının bazı bölgelerindeki kardeşlerimize yardım eli uzatmak için kampanya düzenledik. Cenab-ı Allah, bağış yapanlardan ve kampanyamıza katkıda bulunanlardan razı olsun. Bayramların bayram olması dileğiyle bütün Türk-İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı kutluyorum.
Prof. Dr. Mehmet ÖZ
Türk Ocakları Genel Başkanı