Kerkük’ün Temel Taşı Ata Terzibaşı'nın Ardından

  • 04.05.2026

“Vatanın bütünlüğünü, milletin varlığını, temiz ve içten gelen duygularla,
bilgi ve yüksek karakterinizle korumasını bilin…”

Irak Türlüğünün büyük düşünürü, araştırmacı, yazar ve avukatAta Terzibaşı, 14 Kasım 1924 tarihinde Kerkük‘te  doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Kerkük’te tamamladıktan sonra 1950’de Bağdat Hukuk Fakültesinden mezun oldu. O tarihten itibaren doğup büyüdüğü Kerkük’te avukatlık yapmıştır. Ortaokul öğrencisiyken bazı gazete ve dergilerde yazı denemeleri çıkanTerzibaşı, Hukuk Fakültesi öğrenciliği sırasında, Türkçe gazetelere gönderdiği edebî konulardaki yazılarını, değişik Arap dergilerinde de Arapça olarak yayımladı. Gazeteciliğe, kültür konularındaki yazılarıyla başlayanTerzibaşı;Kerkük,Afakgazetesinde ve Kerkük’te kendisinin öncülüğünde yayımlanan diğer gazetelerde yazılarını yayımladı.

Kerkük’te çıkanBeşir(1958) gazetesi ve bazı Arap dergilerinde çeşitli yazıları yayımlandı. Bunların başında, Mısır’daEl-Risale, Lübnan’daEl-Edipve Suriye’deEl-Hadisdergileri gelir. Ayrıca Irak’taEl-Aklam,El-Mektebe,El-Tazamun,El-Sakafa El-Hadise,El-Ahaa,El-Ehbar,El-Mese,El-Şaab,El-Emel,Kerkük,El-Siyase,El-Eyyam,El-Bele, Türkiye’deTürk Dili,Türk Sanatı,Türk Yurdu,Türk Kültürüdergilerinde; edebiyat, hukuk, tarih, folklor ve dil alanlarında birçok yazısı yayımlandı.

Terzibaşı, çeşitli konularda yazdığı yazılarıyla birlikte Irak Türklerinin edebiyatı, dili ve folkloru alanında da değerli eserler bırakmıştır. Onun bu alandaki çalışmaları, birçok genç araştırmacıya ışık tutmaktadır. Terzibaşı, Irak Türk edebiyatına yaptığı hizmetle ün salmıştır. Onun bu alandaki çalışmaları, edebiyatımızın bütün yönleri için kaynak sayılır. Ağırlıklı olarak hoyratları ilmî bir metotla incelemiş, düzenlemiştir. Üç cilt hâlinde 1955, 1956, 1957 yıllarında yayımladığıKerkük Hoyratları ve Manileri,bir ata-ana mirası olarak ölümsüzleşmiş; şair ve bestekârlara ilham kaynağı olmuştur.

Bilimsel bir dikkatle yazıp yayımladığı ansiklopedik üç ciltlikKerkük Şairleriadlı araştırması, Irak Türklüğü ve Türk dünyasında geniş ilgi görmüştür. Bu biyografik araştırmada, Kerkük şairlerinin sanat hayatını anlatmış, şiirlerinden örnekler vermiştir. Klasiklerimiz arasındaRuhi,Nesimi,Fuzuli,Garibihakkında birçok araştırma yazmıştır. Fuzuli’ye ilişkin yazıları, onun çok yönlü bir yazar olduğuna ışık tutmaktadır. Edebiyat tarihi içerisindeTerzibaşı’nın yadsınamaz bir yeri vardır. Yer yer ince göndermeler yaptığı yazıları, bir başka yönünü ortaya koymaktadır.

Ata Terzibaşı, başlangıçta serbest şiire şiddetle karşıdır. Zaman içerisinde bu anlayıştan ayrılmış, duygu ve düşüncelerin serbest tarzda da dile getirilebileceğini benimsemiştir.

Terzibaşı, dil konusunda çok hassastı ve bilinen kelimelerin kullanılmasını, konuşma dili ile yazı dilinin birbirine karıştırılmaması gerektiğini söylemiştir. İlerlemiş yaşlarında ve sağlık sorunlarına rağmen siyaset, kültür, sanat ve Azerbaycan ile ilgili sohbet etmeyi; Azerbaycanlı bilim adamıProf. Dr. Gazanfer Paşayevile yüz yüze veya telefonla konuşup Azerbaycan ve Türklüğün dertlerini konuşmayı severdi.

Terzibaşı'nın 90. yaş günündeIrak Türkmen Basın Konseyince düzenlenen "Onur Günü" programında, "Benim için düzenlenen bu toplantı, gerçekten de onur vericidir. Ancak bu gibi toplantıları gençler için yaparsanız daha da teşvik edici olur. Yine de Irak'ın her yerinden ve Türkiye'den, Azerbaycan'da bana ödül, onur ve plaket gönderenlere ve sizlere teşekkür ederim." demişti.

Terzibaşı, 2015 yılının son günlerine kadar bilgisayarın başında son eserlerini yazmıştır. Üç ciltlik "Türkman Keşkülü" adlı kitabı, kendi hazırladığı son eseri olmuştur. Bu eserden önce yine üç ciltlikTürkmen Sözlüğüadlı kitabı çıkardı. Ancak, 3. cildin son sayfasında şu ibareye yer verdi:

“Sonuç Çıkıntısı

Bu kitabı bilhassa şu üçüncü cildi, sağlık durumumun kötüleşmesi sebebiyle ikmal edemediğim için üzgünüm. İlmin ne kadar geniş ve engin, ömrün de kısa ve insan gücünün yetersiz olduğunu bilmekle, aziz milletime küçük bir hizmette bulunmak amacıyla bu işe atılmıştım. Ama başaramadım. Dolayısıyla sayın okurlarımdan özür dilerim. Kusurumun affını isterim. Ne yapalım kader böyleymiş! Acı bir çaresizlik içerisinde şu eski ve asil hoyratı tekrarlayarak okurlarıma "veda" ediyorum:

Derd meni aldı neynim
Yatağa saldı neynim
Çox niyetler tutmuştum
Gevlimde qaldı neynim
18 Haziran 2015 (Ramazan 1336), Kerkük

18 Mart 2016 tarihinde,Azerbaycan Yazarlar Birliğinde düzenlenen “Azerbaycan-Irak Türkmenleri Kültür ve Edebiyat İlişkileri Toplantısı”ndaProf. Dr. Gazanfer Paşayev,Dr. Mustafa ZiyaveDr. Şemsettin Küzeci;Terzibaşı'nın İstanbul'da çıkanFuzuli Hakkında Yazılaradlı kitabını tanıtmıştır. AyrıcaProf. Dr. Gazanfer Paşayev’in Azerbaycan'da basılanAta Terzibaşı'nın Folklorşinaslık Faaliyetiadlı kitabı, Azerbaycan Millî Kütüphane salonunda tanıtıldı. Orada Azerbaycan'ın önde gelen ilim adamı, şair, yazar, gazeteci ve sanatçıları,Terzibaşıhakkında görüş bildirdiler.

Ocak 2016’dan itibaren odasına kapanan ve kimseyle görüşmeyenTerzibaşı, 31 Mart 2016 tarihinde, saat 21.00 sularında, doğup büyüdüğü mukaddes Kerkük toprağında gözlerini hayata yumdu. 92 yaşında aramızdan ayrılanTerzibaşı, Türk dünyası için büyük bir kayıptır. 1 Nisan 2016 tarihinde binlerce seveni ve Kerkük halkı tarafından Kerkük'te toprağa verildi.

Terzibaşı'nın vefatı, içimizde derin üzüntülere yol açmıştır.Terzibaşı,geride bıraktığı yaklaşık 50 kitap ve 1000'e yakın makaleyle kıyamete kadar içimizde yaşayacak; düşünceleriyle millî davamıza ışık tutacaktır.

Hiç evlenmeyenTerzibaşı, soranlara “Ben kitaplarımla evliyim.” demiştir.

Mezarı nurla dolsun.